Finlandiya

 

Finlandiya Finlandiya büyük bölümü alçak bir ülkedir. Yüzölçümünün üçte birinin yükseltisi 100 m’nin, üçte ikisi 200 m’nin, yaklaşık onda dokuzuysa 300 m’nin altındadır. En yüksek noktası olan kuzeybatı ucundaki Haltia (Laponca: Haldetsokka) doruğunun yükseltisi 1 328 m’yi bulur.

Bütünüyle İskandinavya kalkanının billurlu kayaçlarıdan oluşan ülkede, bu tabakanın pek çok kırık çizgisiyle yanlmasıyla boğazlar, ince uzun göller, kıyılarda da uzunlamasına körfezler oluşmuştur.

Yüzevşekilleri. Finlandiya yüzeyşekilleri bakımından başlıca üç bölgeye ayrılır: Kıyı ovaları, göller bölgesi, kuzeydeki yüksek topraklar.

Yaklaşık 65-130 km genişlikteki kıyı ovaları girintili çıkıntılı kıyılar boyunca, güneyde Finlandiya körfezinden batıda Botten körfezine kadar uzanır; kıyıların açığında binlerce küçük kayalık ada (başlıcaları Aland ya da Ahvenanmaa adaları topluluğu) yeralır. Göller bölgesi, orta-güney Finlandiya’daki iç yaylada yayılır.

Göller serpiştirilmiş bu bölge, geniş ormanlarla, pek çok bataklık ve su birikintisiyle kaplıdır. Göllerin çoğu, kısa akarsularla birbirine bağlıdır.

Büyük bölümü Kuzey Kutup çemberinin ötesinde yeralan kuzeydeki yüksek topraklar bölgesi verimsizdir ve Finlandiya’nın nüfus yoğunluğu en düşük bölgesidir. Ülkenin en kuzey ucunda, kutup ormanlarının ve bataklıkların yerini, toprağı sürekli buz tutmuş ağaçsız tundra alır.

Toprak. Finlandiya’nın büyük bölümü kil, kum ve çakıl karışımından oluşan, “till” adı verilen topraklarla kaplıdır. Güney ve güneybatı kesimlerde, geniş alanlar killi topraklarla örtülüdür.

Toplam yüzölçümün % 30’dan çoğu da, bir turba tabakasıyla kaplıdır. Toprak tabakasının kalınlığı genellikle 3-4 m arasında değişirse de, yer yer 100 m’yi bulabilir.

Tarıma en elverişli topraklar, killi topraklar, orman yetişmesine en elverişli topraklarsa till adı verilen topraklardır.

Finlandiya

İklim

Finlandiya’da hem deniz, hem de kara iklimleri nin etkileri gözlenir. Çevre denizler, kıyılarda ilkbaharların serin, sonbaharın ılık geçmesini sağlar. Doğu ve kuzeye doğru ilerlendikçe, sert kara ikliminin etkisi artmaya başlar.

Bununla birlikte ülkenin en kuzey ucunda, bu kez Kuzey Buz denizinin etkisiyle, yeniden deniz iklimi ağır basar. Yağışlar, Güney Finlandiya’da 700 mm’den, Kuzey Finlandiya’da 400 mm’ye kadar azalır.

En çok yağış ağustos ve eylül, en az yağış da şubat ve nisan ayları arasında düşer. Yaz mevsimi 2 – 4 ay, tarım mevsimi 4 – 6 ay sürer.

Finlandiya Irmakları ve gölleri

Finlandiya bir göller ve adalar ülkesi olarak tanınır. 60 000 kadar gölün ortalama derinliği 7 m’dir. Kıyıları girintili çıkıntılı olan, ortalarında adalar bulunan göller, akarsular ve kanallarla birbirlerine bağlanarak, geniş bir göller sistemi oluşturulmuştur: Finlandiya’nın en büyük gölü Saimaa, birbirleriyle bağlantılı 100 gölden oluşan bir sistemdir. Irmaklar kısa ve sığdır; en uzunları ülkenin kuzey cesiminde yeralır.

Finlandiya kıyı şeridi kabaca 1 100 km kadar olmakla birlikte, son derece girintili çıkıntılı olmasından ötürü toplam uzunluk, yaklaşık 5 000 km’yi bulur.

Yaklaşık 30 000 kıyı adacığından özellikle güneybatı kıyıları açığındaki adalar, doğal güzellikleriyle ün salmışlardır. Bitki örtüsü ve hayvan topluluğu. Finlandiya bütünüyle kozalaklı ormanlarının kuzey bölümünde yeralır: Ülkenin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 65’ini ormanlar kaplar.

Ormanların % 45’i çam, % 37’si ladin, % 15’i kayın ağaçlarından oluşur. Güneybatı kesiminde Akdeniz’e özgü meşe, ıhlamur, karaağaç ve dişbudak gibi yapraklarını döken ağaçlara da rastlanır. Bitki örtüsü, 1 227 tür otsu ve ağaçsı bitki, 800 yosun türü, 1 000’den çok da liken türü içerir.

Hayvan topluluğu, ayılar, “wapiti” denen iri rengeyikleri, kurt gibi memeliler, 370 kuş türü, 33’ü ekonomikyönden değerli 77 balıktürü içerir.

Doğal kaynaklar

Finlandiya’nın en önemli doğal kaynağı ormanlar, en büyük ulusal gelir kaynağı da ormancılık ürünleridir. Ülke tabanındaki kayaç tabakası, bakır, nikel, demir, çinko, krom, kurşun, demir piritleri gibi pek zengin olmayan maden yatakları içerir. Ayrıca, yapı gereci olarak kullanılan kalker ve granit çıkarılır.

Sözü geçen maden yataklarının, ekonomik yönden pek önemli olmamalarına karşılık, doğu kesimdeki geniş ve verimli yataklardan bakır ve çinko çıkarılır. Ülkede su kaynakları boldur; ama genellikle, büyük yerleşme merkezlerine su, büyük uzaklıklardan taşınır.

Toplum Yapısı

Finlandiya nüfusu, etnik bakımdan karma yapıdadır. Ülke halkının çoğunluğu ya Doğu Baltık kökenli (bunlar çoğunlukla doğu Finlandiya’da yaşar) ya da Kuzey ırkı (özellikle batı ve güneyde, Ahvenanmaa kıyılarında) kökenlidir. Kuzey Finlandiya’da  az sayıda Lapon yaşar.

Öbür etnik gruplar arasında, Rusça Konuşan yaklaşık 2 800, İngilizce konuşan yaklaşık 2 500, Almanca konuşan yaklaşık 2 200 nüfuslu azınlık toplulukları ile yaklaşık 5 500 Çingene ve 1 000 kadar Yahudi sayılabilir.

Fince, Ural-Altay dillerinin Fin-Ugur dil ailesinden, Estonca ve Macarca’ya yakın bir dildir. En az yedi büyük lehçe, her lehçe de çok sayıda yerel ağız içerir.

Nüfusun % 93,6’sı Fince, % 6’sı İsveççe konuşur. İsveççe konuşan nüfusun çoğunluğu, güneydeki kıyı bölgesindeki Ahvenanmaa ile Ostrobothnia kıyısında yaşar. Laponca konuşanların sayısı yaklaşık 1 725’tir. Laponca da Fin-Ugur dil ailesi kökenlidir. Fince’nin yanı sıra İsveç’çe de ülkenin resmî dilidir.

Finlandiya Anayasası inanç özgürlüğünü güvenceye almıştır. Halkın % 88,4’ü lutherci protestan, % 1,1 ‘i ortodoks, % 0,1’i katolik, % 0,8 kadarıysa öbür dinlerdendir. Protestanlık ve ortodoksluk, resmi dev!et dinleridir.

Nüfus

Finlandiya’nın yüzölçümünün Hollanda’nınkinden yaklaşık on kat büyük olmasına karşılık, nüfusu Hollanda’nınkinin yaklaşık üçte biri kadardır.

Ülkenin üçte birini oluşturan sanayileşmiş güney bölgesi, nüfus yoğunluğunun da en yüksek olduğu bölgedir: Km2’ye nüfus yoğunluğu 46,8 kişiyi bulur. Ülke topraklarının üçte ikisini oluşturan kuzey kesimindeyse, km2’ye nüfus voğunluğu 9,1 kişidir.

Kırsal kesimde yerleşme oldukça dağınıktır. İkinci Dünva Savaşı’ndan sonra, Sovyet işgal bölgesinden kaçan 425 000 sığınmacının özellikle kentlere yerleştirilmesi kentleşmeyi hızlandırmıştır.

Ülkenin en büyük kentleri, güney kesimdeki Helsinki, Tampere, Turku ve Lahti ile kuzey kesimdeki Oulu’dur.

Eğitim ve sağlık

Eğitimde ilk aşama, dokuz yıllık zorunlu ilk veortaöğretimdir.Ortaöğretimin üç yıllık ikinci aşamasını “lise”ler ya da meslek okulları oluşturur. Ortaöğretimin ikinci aşamasından sonra öğrenimlerini üniversitede sürdürmek isteyen öğrencilerin, bir tür “bakalorya” sınavını vermeleri gerekir.

Finlandiya’da ulusal sağlık hizmetleri düzeyi çok yüksektir. 1972 Sağlık Yasası’yla sağlık hizmetleri parasızlaştınlmış ve ülkenin her yanında yerel sağlık merkezleri açılması öngörülmüştür. Ayrıca, özel çalışan hekimlerde vardır. Hastanelerdeki yatak sayısı, ülke nüfusuna oranla, dünyadaki en yüksek sayılardandır. Kültür.

En eski Finlandiya edebiyatı türleri epik şiirler, efsaneler, masallar ve atasözleridir. Şair, folklorcu ve dilbilimci Elias Lönnrot (1802-84) halk edebiyatından derlemeler yapmış ve ulusal Fin destanı Kalavela’yı yayınlamıştır.

Önemli yazarlar arasında Aleksis Kivi (1834-72), Minna Canth, Frans Emil Sillanpââ, Mika Waltarı, Vâinö Linna, vb. sayılabilir.

En ünlü Finli şair Eiono Leino’dur (1879-1926); Edith Södergran (1892-1923) İskandinavya şiirinde modenizm akımının öncülüğünü yapmıştır. Günümüzün şairleri arasında Paavo Haavikko, Eeva-Liisa Manner ve Pentti Saarikoski sayılabilir.

Ünü ülke dışına taşmış en büyük besteci, Jean Sibelius’tur. Öbür önemli besteciler arasında Fredrik Pacius (1809-91), Oskar Merikanto (1868-1924), Aare Meri-kanto (1893-1958), Leevi Madetoja (1887-1947) ve Uuno Klami (1900-61), günümüz bestecileri arasında da Aulis Sallinen veJoonas Kokkonen sayılabilir. Kaustinien Folklor Şenliği her yaz büyük sanatsever kitleleri çekmektedir.

Finlandiya mimarlığının yüksek yaratıcılık düzeyi, eski kiliselerde iyice belirgindir. Eero Saarinen, Eliel Saarinen, Wivi Lonn (1872-1966) ve Lars Sonck (1870-1956) ulusal romantizm üslubunun öncülüğünü, J. S. Siren (1889-1961) yeni klasisizmin öncülüğünü, Alvar Aalto da işlevselciliğin öncülüğünü yapmışlardır.

Tyko Sollingen (1879-1955) dışavurumculuğun, Vilbo Lampi’yse 1898-1936i Finlandiya’da primitif sanatın temsilcisi olmuştur.

Ekonomi

Finlandiya’da en gelişmiş sanayi kolu, geleneksel ormancılık sanayisidir: Kereste, kâğıt hamuru ve kâğıt üretimi. Metalürji ve makine yapımı da önemli ölçüde gelişmiştir.

Öbür sanayi kolları arasında, kimya, basımcılık, besin ve dokuma sanayileri ile elektrikli ve elektronik gereçler yapımı sayılabilir.

Madenciliğin önemi azalmış olmakla birlikte, Finlandiya iç pazar gereksinmesinin yarısını karşılayacak kadar bakır ve nikel üretilmektedir.

Enerji

Geniş anlamda bütün Finlandiya sanayisinin, dar anlamda da ormancılık sanayisinin gerektirdiği yoğun enerji kullanımı nedeniyle, Finlandiya kişi başına ortalama enerji tüketimi bakımından, dünya sıralamasında başta gelen ülkelerden biridir.

Enerji tüketiminin % 44’ü dışalımla sağlanan petrol ve kömürden, % 11 ‘iyse gene dışardan alınan doğalgaz ve elektrikten sağlanır.

Toplam enerjinin % 16’sıysa, dört nükleer enerji santralından elde edilir: Hidroelektrik enerjinin oranı % 11, bataklık kömüründen (turba) elde edilen enerjinin oranı % 3, öbür yerli yakıtlardan sağlanan enerjinin oranı da % 15’tir.

Tarım

1960’ta, Finlandiya’daki etkin nüfusun % 30’u tarımda çalışırken, 1990’da bu sayı % 10’un altına düşmüştür ve günümüzde tarıma ayrılmış olanların yüzölçümü, toplam yüzölçümün % 7’si kadardır.

Bununla birlikte hayvancılıkta süt ürünleri, et ve yumurta üretimi, ülke gereksinmesini aşmaktadır: Finlandiya’nın iklimi ve toprağın küçük çiftliklere bölünmüş olması, küçük çaplı hayvancılığı desteklemektedir.

Hayvancılık ürünleri dışında, tarım kesiminde yetiştirilen başlıca ürünler buğday, çavdar, yulaf, arpa, vb. tahıllar ile patatestir.

Tarımda makineleşme ve toprağın verimini artırıcı yöntemler üretimde büyük bir artış sağlamış, ancak üretim fazlasının pazarlanmasındaki bazı güçlükler, tarım alanlarını bir süre boş bırakma ya da ormanlaştırma gibi siyasetler uygulanmasına yol açmıştır.

Ormancılık

Finlandiya’nın toplam yüzölçümünün yaklaşık % 65’i, yani 26,4 milyar hektarlık bir alan ormanlarla kaplıdır ve bunun 20 milyar hektarı üretkendir.

1950’den bu yana, ülke çapında bataklıkları akaçlama yoluyla kurutma, toprağı verimlileştirme ve ağaçlandırma çalışmaları, üretimi büyük ölçüde artırmıştır. Ormanların % 20’si devletin, kalanı özel kesimindir. Küçük çiftçiler de, kış mevsiminde ormancılıkla uğraşırlar.

Ulaşım

Finlandiya’da karayolları, ulaşımda başlıca yeri tutar. 1 000 kişiye düşen otomobil sayısı 360’tır. Ayrıca ülke, demiryollarıyla, İsveç ve Rusya’ya bağlanmıştır. Geçmişte, kış döneminde buzlanma deniz taşımacılığını engellerken, günümüzde buzkıranlarla sorun çözümlenmiştir.

Ticaret

Finlandiya ticarette dışa bağımlıdır.Orman, metalürji ve makine sanayisi ürünleri, dışsatım maddeler -nin toplam değerinin dörtte üçünü oluşturur. Toplam dışalımın yaklaşık yarısı, hammaddelerden oluşur: onları tüketim maddeleri ve yatırım maddeleri izler; çeşitli yakıt türleri ve ham petrolda, ürün fazlası vardır. DEVLET YAPISI VE KURUMLAR Finlandiya, 1919’da kabul edilen Anayasa gereği bir cumhuriyettir.

Cumhurbaşkanı 6 yıl için genel seçim sistemiyle (18 yaşını doldurmuş yurttaşlar oy kullanabilir),  hiçbir adayın gerekli oy çoğunluğunu elde edememesi durumundaysa, 301 kişilik bir seçmenler kurulu tarafından seçilir.

Devlet başkanlığının yanı sıra, yürütme gücünün başkanı da olan cumhurbaşkanı ülkenin dış ilişkilerinden de sorumludur ve yürütme gücünü 200 üyeli Millet Meclisi’yle paylaşır.

Hükümetin başı olan başbakan, ülkenin genel yönetiminden sorumludur. Ülke 12 ile bölünmüş, illerde yerel yönetim birimlerine (“komün”Ier) ayrılmıştır.

Finlandiya Tarihi

Finlandiya’ya ilk olarak, İ.Ö. yaklaşık 7000’de Buzul çağından sonra doğuya doğru yönelen halklar yerleştiler. XII. yy’da İsveç’in istila ederek hıristiyanlığı yaydıkları ülkede, 1323’de Pâhkinansâari Antlaşması’yla İsveç ile doğudaki güçlü Rus kenti Novgorod arasında sınır belirlendi.

XV. yy’da İsveç’in, Finlandiya üstündeki egemenliği sağlamlaşınca, lutherci protestanlık resmi din ilan edildi.

Stolbovo Antlaşması’yla (1617), günümüz deki Finlandiya’nın doğu bölgesi ile İnkerinmaa (Ingria) Ruslar tarafından İsveç’e verildiyse de, sözkonusu topraklar, 1721’deki Uudenkaupunki Antlaşması’yla (Nystad Antlaşması) yeniden Rusya’ya bırakıldı. XVIII. yy’da Finlandiya’da, bağımsızlık isteyen bir ayrılıkçı hareket yayılmaya başladı.

1808-09 savaşı sonunda, İsveç, Finlandiya’yı Rusya’ya bırakmak zorunda kaldı ve Finlandiya, çarın, Finlandiya büyükdükü unvanını üstlendiği, özerk bir büyükdüklük oldu. Rusları temsil eden genel vali yürütme gücünü elinde tutmakla birlikte, Finlandiya Anayasası’nı, parlamentosunu, hükümetini, yönetim kadrolarını, yasalarını, mahkemelerini, posta hizmetlerini, ordusunu 1904’e kadar) ve para birimini korudu.

1906’da Finlandiya “Diyet” meclisi, tek meclisli bir parlamentoya dönüştürüldü ve genel seçim sistemi kabul edildi.

Bununla birlikte, Rusya’nın bir yandan da ülke halkına yoğun bir ruslaştırma siyaseti uygulamaya çalışması, tam bağımsızlık isteyen hareketin gün geçtikçe gelişmesine yol açtı. Rusya’daki 1917 Ekim Devrimi’nin ardından. Finlandiya 6 Aralık 1917’de bağımsızlığını ilan etti.

1918’de ülkede Sovyetlerin desteğindeki komünistler ile Almanların destekledikleri, Cari Gustaf Emil Mannerheim komutasındaki komünizm karşıtları arasıda iç savaş başladı. 1920’de, Karelya (Karjala) savaşının ardından, SSCB’yle barış imzalandıysa da, iki ülke arasındaki gerginlik sürdü.

İkinci Dünya Savaşı patlak verince vansız kalmak isteyen Finlandiya, SSCB’nin, Almanya’ya karşı savunma amacıyla toprak ve askerî üs iteklerini geri çevirdi.

Bunun üstüne, 30 Kasım 1939’da Sovyet ordusu Finlandiya’ya girdi ve Rusya-Finlandiya Savaşı başladı. Mart 1940’ta Moskova Antlaşması’yla Finlandiya, Karelya bölgesini SSCB’ye bırakmak zorunda kaldı.

1941’de Alman birliklerinin SSCB’nin büyük bölümünü işgali üstüne, Finlandiya eski topraklarına kavuştuysa da, 1944’te, Sovyet kuvvetleri bir karşı saldırıya geçtiler ve Eylül 1944’te imzalanan bir ateşkes antlaşmasıyla Finlandiya, Karelya kıstağı ile doğudaki öbür topraklarını, ülkenin kuzeydeki en uç noktası olan Barents denizi koridorunu SSCB’ye bırakmaya ve Porkkala askerî üssünü 50 yıl süreyle SSCB kullanımına vermeye zorlandı. (SSCB 1948’de imzalanan bir dostluk antlaşmasının yenilenmesi koşuluyla, askerî üssü 1955’te Finlandiya’ya geri verdi).

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Finlandiya, özellikle doğudaki güçlü komşusu SSCB açısından tam bir yansızlık Siyaseti izledi ve bu tutum ülkenin 1956 – 1982 arasındaki cumhurbaşkanı Urho Kaleva Kekkonen tarafından sık sık vurgulandı. 1982’de cumhurbaşkanlığına seçilen Mauno Koivisto da aynı politikayı sürdürdü.

1989-90’da Doğu ve Batı blokları arasında soğuk savaşın sona ermesi ve SSCB’de komünist yönetimin çökmesi üstüne, Finlandiya’nın dış ilişkilerinde de yeni bir dönem başladı ve Finlandiya, Avrupa Birliği’ne katıldı.

Şubat 1994’te yapılan seçimlerde, cumhurbaşkanlığına Sosyal Demokrat Parti’nin adayı Harti Ahtisaari seçildi.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir