Franklar

Franklar Kimdir,Germen asıllı halk.Roma kaynaklarında Franklardan, ilk kez geleceğin imparatoru Aurelianus tarafından Mainz yakınlarında yenilmeleri nedeniyle söz edilir (241).

Frankların Kökeni

Daha sonra 257 ve 276’da Frankların yıkıcı akınlarla Galya’da yeniden kendilerini gösterdikleri anlaşılır. Ancak bu tarihlerden önce, Franklar konusunda kesin bir bilgi yoktur. Gerçek olduğu sanılan bir varsayıma göre, “gözüpek, cesaretli” anlamına Gelen “frank” sözcüğü önce Roma İmparatorluğu yakınlarında Aşağı Ren’in sağ kıyısına (Köln’den ırmağın ağzına kadar olan bölge) yerleşen halkları belirtmek için kullanılmıştır. Bu halklar arasında Chamavilerden, Brukterelerden, Amsivarilerden, Chattlardan, Hattuarilerden, Sicambruslardan söz edilebilir.

Frankların Tarihi

Bu halklar III. yy’ın ilk yarısında Roma İmparatorluğuna yağma akınları düzenlemek amacıyla kendi aralarında birleştiler ama gerçek anlamda bir kaynaşma yoluna gitmediler.

Romalı yazarların Frank adını bu halkların Roma İmparatorluğuna akınlar düzenledikleri sırada kullandıklarına bakılırsa, frank sözcüğünün söz konusu halkların ortak eylemleri için kullandıkları savaş anlamına gelen bir sözcük olduğu da ileri sürülebilir.

Bu halklardan bazıları ya da bazı halk kesimleri, daha sıkı bir biçimde yeniden bir araya gelmişler, böylece IV. yy. başlarında ortaya çıkan ve bundan böyle Franklar arasında en önemli rolü üstlenecek olan Sal Frankları ortaya çıkmıştır.

Franklar ve Roma İmparatorluğu arasındaki ilk çarpışmalar III. yy’a dek uzanır; bu dönemden sonra Franklarla Roma İmparatorluğu’nun Ren boyunca değişik aralıklarla çatıştıkları bilinir. 276 akınından sonra Romalılar, Aşağı Ren’in kıyı sınırını Franklara bırakarak, savunmalarını güneye doğru Köln-Tongres-Bavay-Boulogne yolu boyunca geri çektiler.

Sonradan Sal Frankları diye adlandırılacak olan Frank toplulukları bu durumdan yararlanarak, günümüzde Belçika’nın bulunduğu bölgeye yerleştiler. Franklar Roma İmparatorluğu’nun sınırları içine de ilk kez Ren’in sol kıyısına yerleşerek girdiler.

Bu göç, IV. yy’ın ilk yarısında gerçekleşti, çünkü geleceğin imparatoru olan julianus, 358 yılında Toxandria’ya, yani Anvers bölgesine yerleşmiş olan Sal Franklarını bozguna uğratarak yenmişti. Ancak julianus onları bu bölgeden sürmemiş, kendilerine federe bir statü vermekle yetinmişti.

Frank halklarının önemli bir bölümü de Aşağı Ren’in sağ kıyısında oturuyordu. Julianus Sal Franklarına saldırmadan önce Köln’ü ele geçirmiş olan Frankların önemli bir bölümünü püskürtmek zorunda kalmıştı. 388’de yeni savaşlarla karşı karşıya kalan bu Ren Frankları, Romalılar tarafından Irmakboyu Frankları olarak adlandırılmaya başlandılar.

IV. yy. boyunca Franklar ile Romalılar arasında birçok açıdan bağlantı kuruldu. Bazı Frank toplulukları kimi zaman bir anlaşma imzalanması sonucu Roma ordusuna asker olarak girdiler, kimi zaman da yenik düşüp tutuklandıkları için, yakılıp yıkılmış bölgelere çiftçi asker olarak yerleştirildiler.

Romalılarla kaynaşan bu Franklar, daha sonra yeterince bağlı duruma gelince, Romalılar arasında eritilemeyen Franklara karşı kullanıldılar ya da bunlara önemli komutanlık görevleri verildi.

324’te, Bonitus Roma generali oldu, daha sonra oğlu Silvanus,Galya ordusundaki yüksek görevinden yararlanarak zorla imparator unvanını aldı.

370-390 yılları arasında Roma Galyası siyasal ve askeri açıdan Arbogastes gibi Franklar tarafından yönetildi; bunlar aynı zamanda Ren sınırını Irmakboyu Franklarına karşı korumak için çaba gösterdiler.

Frankların katılmadığı 406 yılındaki büyük akından sonra Galya’daki Roma varlığı yalnızca Paris havzası içinde geçerli olmaya başladı. Aetius ve Aegidius gibi önderler buraya yerleşen barbar halklara karşı savaşarak Roma egemenliğinin sürekliliğini sağlamaya çalıştılar.

Bu arada Ren’rn sol kıyısına sokulmak isteyen Frankların girişimleri püskürtüldü ama 450’ye doğru Mainz, Köln, Treves gibi kentler yakılıp yıkıldı

Hun akınlarından sonra, Romalılar Ren sınırından kesin olarak ayrıldılar; buna karşılık Aetius ve Aegidius, Galya’nın kuzeyindeki Sal Frankları arasından kendilerine müttefik bularak Loire’ın güneyindeki Vizigotlara karşı koydular.

Böylece Romalı önderlerle iyi ilişkiler içine giren Franklar, güneye doğru ilerlemiş Ve V. yy’ın ikinci yarısında Somme’a kadar bütün bölgelere yerleşmiş oldular. Somme ve Loire arasına da Roma denetiminde küçük Frank toplulukları geldiler.

450-480 yılları arasında Frankların siyasal örgütlenmesi de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Gerçek olan bir şey varsa, o da V. yy’da Frankların bir siyasal birliğinin olmayışı ve birçok kralın buyruğu altında bölünmüş olmalarıydı.

Bilinen krallıklardan biri, Köln kentinin 462’de kesin olarak alınmasından sonra ortaya çıkan Köln krallığıydı; öte yandan, gene V. yy’ın ortalarında Clovis’in atalarından biri olduğu sanılan ve Cambrai’de egemen olan Clodion’dan söz edilebilir. Küçük Frank krallıklarından en iyi bilinenlerinden biri de Tournai’yi ele geçiren Clovis’in babası Childerich’in krallığıdır. Bu kralları birleştiren çeşitli aile bağları vardı. Sözgelimi, Cambrai’de

Clodion’dan sonra gelen kral Ragnacaire, hiç kuşkusuz Clovis’in bir akrabasıydı. Clovis, 481-482 yıllarında kral olduğunda Galya’nın kuzeyine yerleşmiş olan Frankların yalnızca bir bölümü üstünde hüküm sürdü.

Aegidius’un yerine geçen Syagrius’u yenerek Sal Franklarının birliğini sağlayan ve bütün Galya’nın fethini başlatan da Clovis oldu. Sonuç olarak öbür barbar halklara göre. Franklar daha yavaş ama daha köklü bir biçimde yayıldılar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir