Friedrich Schelling Kimdir? Hayatı,Felsefesi,Eserleri

Friedrich Schelling Kimdir,Friedrich Wilhelm Joseph Schelling alman filozofu (Leonberg 1775 – Bad Ragaz 1854). Tübingen’de ve Leipzig’de felsefe ve ilahiyat okudu.

1790’da Tübingen’de Hegel ile aynı sınıfa düştü ve 1796’da tanıştığı Goethe, kendisine Jena üniversitesinde bir kürsü sağladı.

1803-1806 Arasında, Würzburg üniversitesinde ders verdi. 1806’da Münih Güzel Sanatlar akademisi genel sekreterliğine getirildi.

Erlangen üniversitesine geçti (1820-1826), fakat Bavyera’lı Ludwig tarafından yeni kurulan üniversiteye profesör olarak Münih’e döndü.

Münih Kraliyet Bilim akademisinin başkanı ve bilimsel koleksiyonlar yönetmeni oldu. 1841’de, kral Friedrich-Wilhelm IV tarafından Berlin’e çağrıldı.

Bu şehirde, ünlü Philosophie der Mythologie und der Offenbarung (Mitoloji ve Vahiy Felsefesi) üstüne dersler verdi.Paulus bu dersleri Schelling’den izin almaksızın yayımladı, bu da yazarın, mahkemeye düşmesine yol açtı. O zaman Schelling, öğretim üyeliğinden kesinlikle ayrıldı ve kâh Berlin’de, kâh Münih’te yaşadı.

Başlıca Eserleri

Über die Möglichkeit und Form der Philosophie Überhaupt (Genel Felsefenin Biçim ve İmkânları Üstüne) [1795]

Philosophische Briefe über Dogmatismus und Kritizismııs (Dogmatizm ve Kritisizm üstüne Mektuplar) [1796]

System der Transcendentalen İdealismus (Transsandantal İdealizm Sistemi) [1800]

Bruno öder über das Natür-liche und Göttlicho Prînzip der Dinge (Bruno veya Eşyanın Kutsal ve Tabiî İlkesi üstüne) [1802]

Philosophie und Religion (Felsefe ve Din) [1804]

Philosophie Untersuchungen über das Wesen der Mensch-llichen Freiheit (İnsan Hürriyetinin Özü Konusunda Felsefî Araştırmalar) [1809]

Philosophie der Mythologie (Mitoloji Felsefesi) [1842]

Philosophie der Offenbarung (Vahiy Felsefesi) [1954]

Schelling’in felsefesi, kaynaşmış bir sistem değil, dâhice buluşlar ve yeni sevgiler dizisidir. Düşüncesinin gelişiminde üç dönem ayırt edilebilir. Birincisi İdentitiitsphilosophie (özdeşlik Felsefesi), 1792’den 1799’a kadar sürer.

Görünürde Fichte’nin basit bir yorumcusu ve «ben’in tellâlı» olan Schelling, 1797’den itibaren ben’in özdeşliğini, öznel bir özdeşlik olarak değil, zihnin ve dünyanın mutlak bir özdeşliği olarak yorumlar.

Sonsuzluğun gerçek anlamı, ahlâkî özlemlerle değil, mutlağın ilk belirişi olan tabiata katılışla kavranabilir. Panteist bir filozof olan Schelling, özne felsefelerinin (Kant ve Fichte) biçimciliğine karşı, mutlak felsefesinin çağını açmıştır.

Bu ilk dönemin belirgin özelliği, insan ile tanrı arasında yer alan tabiat duygusunu felsefeye katmak için gösterilen çabadır ve bu duygu, alman romantik şiirinin de temelidir. Ahlâk duygusundan da derin olan bu duygu, sanat sezgisidir.

Tabiat felsefesi, kişiyi sanat felsefesine yöneltir. İkinci dönem (zihin felsefesi) 1800’den 1809’a kadar sürer. Sanat, «tabiatı aşmış» ve nesnel tabiatı aşan bir zihni dile getirdiği oranda, mutlağın yaratıcı ve «tabiatlaştırıcı» gücünü ortaya koyar.

Zihnin yaratışlarını, hukuku, ahlâkı, sanatı ve akim kendisini incelemek de mutlağa ulaşmanın başka bir yoludur. Sanat, eşyada ve zihinde tanrısal olan ne varsa, onun ortaya konması demektir.

Zihin felsefesi, kişiyi ilâhiyata yöneltir, üçüncü dönem (din felsefesi ve mitoloji felsefesi) 1809’dan sonuna kadar sürer; Schelling, mitlerin ve âyinlerin anlamını, her türlü masal uydurmanın genel ilkelerini kavramaya, kısacası, hayal gücünün anlamını açıklamaya çalışır.

Schelling’in değeri, transandantal idealizmi genişletmiş olmasındadır. Bunu da Kant’ın mekanikte yaptığı gibi, kimyanın ve biyolojinin temellerini araştırmakla gerçekleştirmiştir.

Transandantal idealizm sistemi eleştirici felsefe üslûbunda, sağlam ve yapıcı bir eser örneğidir. Schelling, mitoloji, bilinçaltı ve beden konusunda yaptığı açıklamalar bakımından moderndir.

İlâhiyatı, aslında Fichte’nin varoluş olgusu ve bilgi olgusuna ilişkin sorusunun ve çözüm yollarının yeniden ele alınmasından başka bir şey değildir: nasıl oluyor da varoluyoruz ve bizim için anlam söz konusu olabiliyor? Bilimsel olmaktan çok, içgüdüsel nitelik taşıyan ve mistisizm ile ilahiyat görünüşüne bürünen Schelling felsefesi, varoluşun bütün verilerini inceleyen ve doğrulayan bir rasyonalizmdir.

İlk karısı Karoline Michaelis’ten (Göttingen 1763 – Maulbronn 1809), tercümeler ve ilgi çekici mektuplar günümüze kalmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir