Hac Nedir? ve Ne Zaman Yapılır?

 Hac Nedir ve Ne Zaman Yapılır,Hac, Zilhicce ayının 9. günü öğle vaktinden 10. günü tanyeri ağarmadan az önce Mekke kentinin Arafat adı verilen yerinde bulunarak Kabe’nin çevresini yedi kez dolaşarak gerçekleştirilir. Niyet edip ihram’a girmek de şarttır. Hac müslümanlığın beş şartından biridir ve varlıklı müslümanlar için zorunludur.

Tanrı’nın evi sayılan Kabe müslümanlar için kutsaldır. Hac farzının kural ve kaideleri vardır. Hacca doğru yolda kazanılmış helal parayla gitmek ilk şarttır.

Hacdan dönünceye kadar ailesinin geçimini borçsuz harçsız sağlanması gereklidir. Yola çıkmazdan önce gidecek kişinin bir tek kuruş borcu kalmaması, hak sahibi herkesle helallaşması gerekmektedir. Dargınlarıyla barışması gerekmektedir.

İşlediği tüm günahlar için tövbe etmek, affı için Tanrı’ya duâ etmek… Yüreğin tüm kötülük, haset ve çirkinliklerden arınması. Hac yolculuğu boyunca kimsenin kalbini kırmamak. Kaza edilmiş tüm namaz ve oruçları tamamlamak, dönüşte iki rekat namaz kılmak. Hac’cın gereklerindendir. Haccın koşulları da şunlardır.

Çocuklara, delilere, kölelere hac farz değildir. Vücud sakatlığı bulunmamak, körlere, iki ayağı kesik topallara, felçlilere, iki eli kesik olanlara, yaşlı güçsüz kimselere, hac farz değildir. Hac vakti dışında yapılırsa, geçerli olmaz. Vakit dışı yapılan hac ziyaretlerine umre denir.

Tanrı, Bakara sûresinin 158. âyetinde bu konuda şöyle demektedir: “Safâ’yla Merve benim belliklerimdir (nişanlarımdır), her kim Allah’ın evine yüz sürmek ya da onu görmek için gidecek olursa bu ikisini de dolanmasında günah yoktur”, aynı sûrenin 196-200. âyetleri de şöyle der: “Kabe’ye yüz sürmeyi de, Umre’yi de yalnız Allah için eksiksiz olarak yerine getirin. Ancak bundan alıkonulacak olursanız kolayınıza gelen kurbânı gönderin.

Kurbân yerine varıncaya kadar da saçınızı kestirmeyin. Bir de içinizden her kim hastalanırsa onun için kurtulmalık olarak oruç tutmak ya da sadaka vermek ya da kurban kesmek gerekir. Güvenlik içinde olunca da her kim yüz sürme gününe kadar Umre’den yararlanmak isterse onun kolayına gelen kurbanı kesmesi gerektir.

Mâide sûresinin 97. âyeti de şöyle der: “Allah, Kabe’yi kutlu ev kıldı, hac ayını da, boynu bağlı bağsız kurbanları da insanları kalkındırmak için varetti” Deyim, İslamlık dışında da kullanılır.

Örneğin, hıristiyan hacıları kutsal yerleri olan Kudüs’e giderler. Eski Mısır’da Amon tapınağı, antikçağ Yunanlılarında Delphoi tapınağı.

Hint Budacılarının Benares kenti vb. da bir çeşit hac yeriydi. Ama hac sadece müslümanlıkta dinsel bir zorunluk olmuştur. Belli nitelikte (bulûğa ermiş, sağlıklı ve varlıklı) olan her müslümanın yaşamı süresinde en az bir kez hacca gitmesi zorunludur.

Farz olan haccın koşullan da şunlardır: Müslüman olmak, buluğa ermiş olmak, akıllı olmak, özgür olmak (Çocuklara, delilere, kölelere hac farz değildir), haccı vaktinde yapmak (Vakit dışı yapılan hacca umre denir.vücut sakatlığı bulunmamak (Körlere, iki ayağı kesik topallara, felçlilere, kötürümlere, iki eli kesik olanlara, ağır hastalara, yaşlılıktan ötürü güçsüzlere hac farz değildir), kadınsa yanında mutlaka nikâhı kendisine haram olan bir erkek yakını bulunmak, kocası ölmüş ya da kocasından ayrılmış kadınsa iddet süresini geçirmiş olmak, haccetmeyi yasaklanmış olmamak (Örneğin, bir mahbusun hapishaneden kaçarak hacca gitmesiyle hac yapılmış olmaz), hac etmek niyetiyle mAıkatta ihrama girmek, dunna (vakfe) ve dolanma, duruma ve dolanmayı saptanmış olan tam vakitlerinde yapmak (Bu vakitlerin dışında yapılan vakfe ve tavafla hac sahih olmaz), haccı bizzat yapmak (Hacca vekâlet edilemez).

Arafat’ta duruş (vakfe) arefe günü zeval vaktinden Kurban bayramının fecrine kadar yapılır, dolanma (tavaf) da Kurban bayramının ilk üç günü içinde yapılır (Bu ikinci kural farz değil, vâcibdir.

Bayramın ilk üç gününden sonra yapılırsa ceza olarak bir kurban daha kesmek gerekir. İlk kuralsa farzdır, o süre içinde bir an dahi olsa Arafat’ta bulunmak gerekir, aksi halde hac yapılmış olmaz).

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir