Hanefilik Mezhebi

 

Hanefilik Mezhebi Nedir ve Özellikleri,Diğerleri gibi Tanrı ve Peygamber önsözlerine sıkıca bağlı bir fıkıh ve kelam mezhebidir. Ebû Hanife’nin akaid ve kelam üstündeki görüşlerinin tümü akla dayanmaktadır. Bu bilgin akla uygun olmayan hiçbir şeyi benimsememiştir.

Müslüman Türkler de bu mezhebe bağlıdır. Ebû Hanife, hadis konusunda çok titiz davranmış, doğruluğu kesin olmayan ve müslümanlığın ana kurallarıyla çelişen hadisleri kanıt saymamıştır. Onun bu titizliği kimi yorumcuları kıyaslamayı Peygamber sözlerine üstün gördüğü sanısına götürmüştür.

Bu konunun bilginleri, Ebû Hanife’nin değil hadisleri, Peygamberi görmüş olanları (Ashab) fetvalarını bile kıyaslamaya üstün tuttuğunu, sadece bütün bunların sahih olup olmadıklarını titizlikle incelediğini ileri sürmektedirler. Bu üç dayanakta da sorunu çözümleyecek yargı bulunmazsa dördüncü olarak icma (müslü-man bilginlerinin oybirliği) yöntemine başvurulacaktır.

Ebû Hanife bu düşüncesinde de gene Peygamberin, “benim ümmetim sapıklıkta oybirliği etmez” hadisine dayanmaktadır. Bunun gibi, Peygamberin, “müslümanların iyi ve hoş bulduğu şey, Tanrı katında da iyidir” hadisi de onun, icma’a önem vermesinin dayanağıdır. Ebû Hanife’nin akaid ve kelam üstündeki görüşlerinin özelliği de tümüyle akla dayanmalarıdır. Denilebilir ki bu bilgin akla uygun olmayan hiçbir şeyi benimsememiştir. Kendisini büyük ve güvenilir kılan da budur. Müslüman Türkler de bu mezhebe bağlıdırlar.

Hanefi mezhebinde bir konuda hüküm çıkarmak için önce “kitaba” (yani İslam’ın kutsal kitabı Kur’an’a) başvurulur. Kitapta bir delil bulunamazsa Hadis’lere bakılır. Hadisler’de yoksa sahabenin birinin görüşü temel alınır. Sahabi sözünde de bir yanıt bulunamazsa en son kıyas’a başvurulur. Bazen maslahat icabı kıyas tercih edilir.

Günümüzde Türkiye, Balkanlar, Bosna-Hersek, Ukrayna, Kırım, Azerbaycan, Kafkasya, Kazan, Ofa, Ural, Sibirya ve Türkistan Türkleri, Çin, Mançurya ve Japonya Müslümanları, Afganistan, Horasan, Belucistan, Siyam (Tayland), Hint, Keşmir, Pakistan ekseriyetle Hanefî’dir. Yemen, Hicaz, Mısır. Filistin, Cezayir ve Tunus’ta Hanefi’lerin sayısı oldukça az, Etiyopya, Suriye ve Irak’ta ise nispeten daha fazladır.

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir