Herbert Marcuse Kimdir,Hayatı,Eserleri

Herbert Marcuse Kimdir,(1898-1979) Alman asıllı ABD’li felsefeci.Öğrenimini 1921’de bitirdi. Daha önce Heidegger ile birlikte okuduğu Freiburg’da 1927’de Husserl felsefesi üstüne ders vermeğe başladı.

Herbert Marcuse Hayatı

Hegel, Marx ve Freud’un etkisinde kaldı. Frankfurt Sosyal Araştırmalar enstitüsünde birlikte çalıştığı Horkheimer Herbert Marcuseve Adorno ile ilişki kurdu.

Yahudi asıllı Marcuse, nazilerin iktidara gelmesinden sonra Cenevre’ye (1933), bir yıl sonra da A.B.D.ye giderek Amerika’nın çeşitli üniversitelerinde (Columbia, Harvard, Brandeis) dersler verdi.

1954’ten beri San Diego (Kaliforniya) üniversitesinde profesör olarak görev yaptı.

Marcuse, ileri sanayi toplumunun temel karakterlerinin belirmesinden hareket ederek marksizmi yeniden ele aldı.

Devrim imkânının zayıflaması ve işçi sınıfının gitgide sisteme tamamıyla katılması, kaçınılmaz bir toplumsal süreç gereğidir.

Hayat seviyesinin yükselişi ve sisteme bağlanma, Marcuse için, siyasetle içli dışlı olan sanayi toplumunun, kaçınılmaz sonuçlarıdır; bu toplumda reklamcılık, doktrin aşılama ve gittikçe zayıflayan iktisadi planlama, üretim temelleri üstünde etkili olmaktadır.

Refah toplumu, siyaset, kültür, içgüdü ve «tekboyutluluk» bakımlarından karşı görüşleri etkisiz kılar ve böylece mutlu bir bilinçlenmeye yolaçar.

Marcuse’ye göre diyalektik metot, sovyet marksizminin resmi dilinde olduğu gibi, hâkim bir durura elde eder; öte yandan yeni pozitivizmin başka yorumlarını kabul etmek ve elinde tutmak zorunda olan düzmece bir bilinç belirtisidir.

Düşüncenin establishment («yürürlükteki kurulu düzeni koruyan yapı») tutsaklığına karşı Marcuse, bir yandan felsefenin kuruluş bakımından ideolojik karakterini savunmak isterken (felsefe gerçek olanı gösterme yükümlülüğünden uzaklaşırsa yalnız akademik bir oyun haline gelir).

Öte yandan yeni bir toplumun kuruluş imkânlarını araştırır; bu toplumda teknik, kurtarıcı bir güç ve «yaşama sanat»ının organı olacaktır.

Böyle bir dönüşümü başlatabilecek devrim unsuru, amerikan toplumunda vardır.

Marcuse’ün düşünceleri inandırıcı bir ideolojik ufuk açar gibi görünerek bir ölçüde gençliği etkilemiştir.

Baskıcı otoriterliği reddeden bu yeni anlayış, çağdaş toplumun temelinde çeşitli biçimlerde zaten vardı.

Ortodoks marksist tersine, Marcuse’yi işçi sınıfında güvensizlik yaratmakla ve refah toplumunda aydınların devrim yeteneğine aşırı önem vermekle suçlamaktadır.

Tartışmalar bir yana, Marcuse’ün tahlilleri, toplum eleştirisine önemli katkılarda bulunmuştur.

Herbert Marcuse Eserleri

Frankfurt Sosyal Araştırmalar enstitüsü tarafından yayımlanan Studien Ümer Autoritat und Familie (Otorite ve Aile Üstüne İncelemeler) [1936]; Reason and Revolution (Akıl ve Devrim) [1941]; Eros and Civilization (Eros ve Medeniyet) [1953]; Sovyet Marksizm’i (Soviet Marxisme) [1958]; Tekboyutlu İnsan (One Dimensional Man) [1964]; «Baskıcı Hoşgörü» (1965), «Ütopyanın Sonu» (1967).

Bir cevap yazın