Himyeriler Devleti

Himyeriler Devleti  Himyeriler Kimdir Güney Arabistan’da eski bir kavim. Arap tarihçilerine göre çeşitli kabileler halinde Zafâr ve Rida dolaylarında, Sarv, Himyer ve Necd Himyer’de yaşarlardı.

Himyeri Devletinin Özellikleri

M.S. 70’te Güney Arabistan’ın büyük bir bölümüne hâkim durumdaydılar.

Ayrıca Kızıldeniz ve Hazramavt sınırlarına kadar, Hint okyanusu kıyılarını ellerine geçirmişler, Doğu Afrika kıyılarının bir kısmı üzerinde de hâkimiyet kurmuşlardı.

Himyeriler Devleti 

Himyerî krallarından Haribael, Zafâr’da otururdu. Bu şehir İran istilâsına kadar Yemen’in başkenti olarak kaldı. Raydan’da basılmış paraları olan himyerî kralı Haribael, Romalılarla dostluk kurdu.

Ülkeyi Saba ve Himyerîler adına bir kral yönetiyordu. M.ö. II. yy.ın sonlarına doğru Ptelomaios’lar devleti denizcileri Hindistan deniz ticaret yolunu buldular; bu durumda Saba, kara ticaret merkezi olarak önemini kaybetti; hâkimiyet de Himyerîlere geçti.

IV. Yüzyıla kadar latin ve yurçan kaynakları Himyerîler hakkında, kral adları dışında kesin bir bilgi vermiyor. Hıristiyanlık, Roma imparatoru Costantinus II devrinde (337-361). Zafâr ve Aden’de kiliseler yaptırılarak bu bölgelere sokuldu.

Roma imparatorları, ülkelerinin ticarî çıkarlarını gözeterek Himyerîlerle iyi geçindiler. Himyerî reisleri, 521’de Zu Nuvas’ın kumandası altında Habeşlilere karşı ayaklandılar.

Yahudi dininden olan Zu Nuvas, hıristiyanlara zulmedince, Aksum kralı Kaleb ela-Asbaha harekete geçerek Zu Nuvas’ı yakaladı ve öldürdü. Bu olaydan sonra himyerî ülkesi Habeşliler tarafından işgal edildi (526).

Birkaç yıl sonra Adulis’li Ebrehe, Aksum kralına karşı bağımsızlığını kazandı ve İran istilâsına kadar ülkeyi yöneten sülâleyi kurdu, lustinos II çağında (570) himyerî reisleri iranlıları ülkeye çağırınca Ebrehe sülâlesinin son hükümdarı Masruk, İranlılarla yaptığı savaşta öldü.

İranlılar himyerî ülkesini askerî işgal altına alarak yönetimi himyerî meliklerine bıraktılar, iran valileri başkent olarak Sana’yı seçtiler.

Hz. Muhammed İslâmlığı yaymak için ilk sahabelerini Yemen’e gönderdiği zaman Himyerî krallığı yıkılmıştı; himyerî melikleri, direnç göstermeksizin Müslümanlığı kabul ettiler.

Güney Arabistan’da bulunan ve genellikle Himyerî denilen kitabelerdeki yazıda, Klasik Arapçanın bütün seslileri vardır.

Bu kitabelerin bulunmasına kadar islâmiyetten önceki Yemen tarihi üzerine arap yazarlarının verdikleri bilgilerin rolü oldu. Bu kitabelerde, saba ve himyerî kralları için, arap kaynaklarındaki tubba deyimi yerine melik adının kullanıldığı görülmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir