Hitit Devletinin Kuruluşu

Hitit Devletinin Kuruluşu

Bu krallardan önemlileri şunlardır:I.Hattuşili: Hitit İmparatorluğu’nun kurucusu dirayetli kral I.Hattuşili, ilgi çekici vasiyetnamesi ile Hitit anlatı sanatının güzel bir örneğini vermiştir.

Boğazköy’de 1957 yılında Büyükkale K Yapısı’nda ele geçen iki dilli bir metinden, Hattuşa’da kurulan Eski Krallık hanedanının ilk hükümdarının I.Hattuşili olduğu anlaşılmaktadır.

Hattuşili’nin vasiyetnamesinden ilgi çekici bir bölüm:

“İşte ben hastalandım. Size halefim olarak genç Labarna’yı söyledim: “O tahta otursun!” Ben, kral, onu oğlum diye çağırdım. Onu kucakladım ve onu yücelttim.

Daima onun arkasından koştum. O, bir oğul gibi davranmadı. O, gözyaşı dökmedi, acımadı. O buz gibi soğuk ve acımasızdır.

Ben kral onu tuttum ve onu yatağına getirdim: “Bu ne? Hiç kimse kız kardeşinin oğlunu büyütmesin! O, kralın sözüne aldırmadı. Bir yılan olan anasının sözünü dinledi.

Ona erkek kardeşleri ve kız kardeşleri her zaman soğuk sözler götürdüler. O, onların sözlerini dinledi. Ben kral bunları işittim. Şimdi savaşa karşı savaş açıyorum…”

I.Murşili: Babil’i yıkarak Hammurabi sülalesine son verdi. İmparatorluğun Mezopotamya’ya ve deniz kıyısına ulaşma politikasını saptadı. Hattuşili’nin torunu ve adoptis oğlu olduğunu Hattuşili’nin vasiyetnamesinden anlıyoruz.

Murşili, büyükbabası Hattuşili’nin Suriye’yi ele geçirme politikasını bilinçli olarak sürdürmüş, Bunun dışında Babil’e kadar uzanıp bu şehri yakıp yıkmış ve böylece M.Ö. 1550 sıralarında Hammurabi sülalesinin son bulmasına sebep olmuştur. Bundan sonra Halep artık Hitit Devleti’nin ayrılmaz bir parçası olacaktır.

Murşili’nin güçlü iradesi ne yazık ki saray entrikasına kurban gitti. Bu dirayetli hükümdar, başarılı Babil seferinden dönüşünde, eniştesi Hantili ve onun kayınbiraderi Zidanta tarafından öldürüldü.

I.Hantili: Elini kana bulayarak tahta geçen Hantili’nin adı Luvice’dir. Kendisi belki de güneyden gelmiş bir Luvili idi. I.Hantili dönemi üzerindeki bilgimizi de Telipunu’nun “Hitit Tarihi Özeti”ne borçluyuz. Bu metne göre Hantili de Suriye’yi elde tutma politikasını sürdürmüştür.

Ancak Hurrilerin saldırıları sonucu Kraliçe Harapşili ile prenslerin öldürülmesi, sarayda ve ülkede taht kavgasının ve kargaşalarının süregeldiğini açığa vurmaktadır.

Telipinu: Tahta çıkış yasasını çıkardı. Böylece ülkeyi zayıflatan iç kavgaları önledi. Arzava ile anlaşma yaparak Hitit Devleti’nin bir yabancı krallıkla gerçekleştirdiği ilk antlaşmayı imzaladı.

Telipinu, Hititlerin Hattilerden aldıkları bir tanrının adıdır. Tanrı Telipinu darılıp gittiğinde bütün doğa ölür, o gelince de yeniden canlanır.

Asıl adı başka olan Telipinu’nun kral olunca bu adı alışı, bilinçli bir davranışa işaret eder. Her ne kadar Telipinu’nun kendisi de tahta bir önceki kralı sürgüne göndermekle geçmişse de, kurduğu yasa ile Eski Hitit Krallığı Dönemi’nde adet haline giren cinayetlere ve taht kavgalarına bir son vermesini bilmiştir.

I.Hattuşili ve I.Murşili kendilerinden önceki kralın tayini ile tahta geçtiler. Hantili, Zidanta ve Ammuna ellerini kana bulayarak kral oldular.

Böylece Telipinu çok yararlı bir iş yapmış oldu. Telipinu’nun şüphesiz pankuşun, yani soylular topluluğunun da onayı ile kurduğu yasa büyük iş yapmış oldu. Kurduğu yasa Büyük Krallık Dönemi’nde olduğu gibi uygulanacaktır.

II.Tuthaliya: Hitit İmparatorluğu’nun Yakındoğu’daki çıkarlarını güvence altına aldı. Yazılı kaynaklarda I.Hattuşili, I.Murşili ve I.Şuppliluliuma gibi en önemli dört Hitit kralından biri olarak yer alır. Büyük Hitit Krallığı’nın kurucusu II.Tuthaliya’dır. Tuthaliya Hattice bir sözcük olup bir kutsal dağın adıdır.

Kendisi ile başlayan sülale M.Ö.1190 yılına, yani çöküş gününe değin 250 yıla yakın bir süre boyunca Hitit Ülkesi’ni büyük başarı ile yönetti. Tuthaliya adına Eski Krallık’ın başında da rastlanmaktadır.

Bir aralık onun da kral olduğu sanıldığı için tarihçiler Büyük Hitit Krallığı’nın kurucusuna II.Tuthaliya demişlerdir. Ancak daha önce bir Tuthaliya’nın krallık yapmış olduğunu gösteren bir yazılı kaynak yoktur.

I.Şuppiluliuma: Hitit İmparatorluğu’nun en güçlü ordu komutanı, en başarılı devlet adamı. Kargamış ve Halpa’yı ele geçirerek oğullarının yönetimine verdi. Akılcı bir siyaset uygulayarak Hurri Bölgesi’nde Mitanni ve Güney Suriye’deki Amurru krallıklarını Hattuşaş’a dostlukla bağladı.

Onun döneminde Hitit İmparatorluğu, Yakındoğu’nun egemenliğini Mısır ve Babil ile paylaşıyordu.

Şuppiluliuma yasaları çiğneyerek iş başına gelmiş olmakla birlikte Hitit tarihinin en güçlü komutanı ve en başarılı devlet adamı olmuştur. Otuz yıllık idaresi altında Hitit Ülkesi en parlak dönemini yaşamıştır.

Hitit tarihinin en önemli komutanı ve en başarılı devlet adamı olan Şuppiluliuma I’in uzun süren idaresi boyunca oluşturduğu Büyük Krallık, Babil ve Mısır’la eş güçte idi ve o çağdaki uygarlık dünyasını bu üç devlet paylaşıyordu.

II.Murşili: İmparatorluğun en başarılı krallarından biriydi. Kargamış’a kardeşini, o ölünce yerine onun oğlunu; Halpa’ya yeğenini kral yaparak Yakındoğu’daki Hitit egemenliğinin gücünü sürdürdü.

Bunun dışında Mitanni ve Amurru gibi tampon devletlerle yapılan antlaşmalarla Hititlerin Mısır’a karşı güçlü durumunu pekiştirdi. Veba duasında dile getirdiği anlatısı Hititçenin en güzel yazın örneklerinden biridir.

Muvatalli: Hitit İmparatorluğu’nun en büyük ve en başarılı krallarından biriydi. İnsanlık tarihinin iki büyük devlet arasındaki en eski savaşı olan Kadeş Meydan Muharebesi, onun örnek çalışmaları sayesinde Hititler için olumlu sonuç verdi.

Gök tanrısının yan adlarından biri ile adlandırılan Muvatalli, babası Murşili’nin ikinci karısından ikinci oğludur.

Muvatalli’nin M.Ö. 1300 yıllarında tahta çıktığı sıralarda, Anadolu’nun batısında karışıklıkların başgösterdiği, ancak genç kralın duruma kısa bir süre içinde egemen olduğu anlaşılmaktadır.

Vilusa Prensi Alaksandu ile yapılan antlaşmada hem batıda durumun düzeldiği, hem de güneydoğuda çıkması beklenen olaylara yardımcı sağlandığı görülmektedir; çünkü antlaşmada Alaksandu’nun bölgelerinde olduğu gibi, Hititlerin bir büyük devletle yapacağı savaşlara da ordusu ve arabaları ile yardıma koşacağı kaydedilmektedir.

Söz konusu büyük devletler adları ile belirtilmektedirler: Mısır, Babil, Hurri, Assur, Vilusa büyük olasılıkla Troia Ülkesi olmak gerektir.

III.Hattuşili: Ağabeyi Muvatalli döneminde Meşedi, yani ordunun beyi olarak Kaşgaları imparatorluğa bağlı kılma başarısını gösteren Hattuşili, II.Ramses ile geciken Kadeş Barış Muahedesi’ni yaparak insanlık tarihinin iki süper devleti arasındaki ilk barış antlaşmasını gerçekleştirdi.

Ancak rahip olarak yetişen III.Hattuşili, bir Hurrili rahibin kızı olan eşi Puduhepa ile birlikte dini siyasete alet ederek Hurri inancını Hattuşa’ya soktular ve böylece Hitit kimliğini yaraladılar.

Onlardan önceki krallar ve kraliçeler, idarelerindeki Anadolu’da yaşayan dinleri saygı ve hoşgörü ile karşıladıkları gibi, kendi öz inançlarına, Hatti kökenli Hitit dinine de sımsıkı bağlı idiler.

Ülkelerine yeni bir din akımının girmesi ve onun siyasete alet edilmesi, imparatorluğun çözülme nedenlerinden biri oldu.

IV.Tuthaliya: III.Hattuşili’nin oğlu IV.Tuthaliya’nın krallık süresi de Hitit Çağı’nın parlak bir dönemi idi. Hititler eskiden beri ellerinde bulundurdukları toprakları, Suriye de dahil, olduğu gibi koruyorlardı.

Amurru Devleti yine eskisi gibi Hattuşa’ya bağlı bir krallık ve Mısır’la Hitit Büyük Krallığı’nın egemenlik bölgelerinin sınırında bir tampon devletçikti.

Her ne denli Tikulti-Ninurta’nın buyruğundaki Assur Devleti, Hattuşa için kaygı yaratacak bir düzeyde bulunuyor idiyse de, Tuthaliya duruma egemendi ve Mısır’ın komşusu Amurru Kralı Şavga Muvaya ile yaptığı antlaşmada ona, Assur Ülkesi ile alışveriş yapmayı yasak edebilecek güçte idi. Tuthaliya:

“Senin bir işadamın Assur Ülkesi’ne gitmeyecek, onun bir işadamını kendi ülkene sokmayacaksın, o senin ülkenden de geçmeyecek”

gibi kesin buyruklar verebiliyordu. Kesin olarak belirdiğine göre Tuthaliya döneminde Mısır, Hitit, Babil ve Assur o onyılların dünyadaki büyük devletleri idi. Ancak Mısır ve Hitit krallıkları bugünkü güncel deyimle o dönemlerin süper devletleri idiler.

Hititlerin Mısır’a Karşı Savaş Hazırlığı

Muvatalli, Mısır problemi ile güvenlik içinde uğraşabilmek için, başkenti Hattuşa’dan alıp Adana bölgesindeki Dattaşşa kentine aktardı.

Hattuşa artık başkent olmaktan çıkmıştı; çünkü Muvatalli tanrı heykellerini de Dattaşa’ya götürmüştü.

Zaten Hattuşili, kesin olarak Muvatalli’nin Dattaşa’yı başkent yaptığını söylemektedir.

Öyle anlaşılıyor ki Muvatalli, kardeşi Hattuşili’ye rağmen Kaşgaların, kendisi Mısır savaşı ile uğraşırken Hattuşa’yı ele geçirebileceklerinden korkuyordu.

Bu nedenle Hattuşa Kaşgaların eline geçerse, tanrı heykellerinin götürülmemeleri için onları da beraberinde Dattaşşa’ya götürdü.

Muvatalli’nin başkenti güneye aktarmış olması çok yerinde bir tutumdu besbelli. Böylece Luvi Bölgesi de güven altına alınmış, Bunun dışında büyük çaba için güçlü bir ortak kazanılmış bulunuyordu.

Mısır’la savaş II.Ramses’in beşinci krallık yılında, yani M.Ö. 1286 tarihinde yapıldı. Hitit kaynakları savaş hakkında hiçbir bilgi vermemektedir.

Buna karşılık çok iyi korunmuş olan Ramasseum, Karnak, Luxor ve Abydos gibi Mısır tapınaklarının duvarlarında bu savaş, yazı ve resimlerle ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır. Bu karşılaşma, tarihin o güne değin en büyük silahlı çatışması, bir bakıma döneminin dünya savaşı idi.

Federatif bir devlet biçiminde örgütlenmiş olan Hitit Büyük Krallığı kendisine antlaşmalarla bağlı bütün krallıkların ve beyliklerin bu savaşa katılmalarını sağlayabilmişti.

Kadeş Meydan Savaşı

M.Ö. 1285 yılında yapıldığını düşündüğümüz Kadeş Savaşı’nın öyküsü kısaca şöyledir: Mısırlılar Amun, Reh, Ptah ve Seth adlarını taşıyan ve bu sırayla arka arkaya giden dört tümenle Nil Ülkesi’nden yola çıktı ve kuzeye doğru yöneldi.

Mısır ordusu 20000 kişi olarak tahmin edilmektedir. II.Ramses özel koruyucu birlikleri ile birlikte Amun tümeninin başında gidiyordu.

Bugünkü Riblah mevkiinde Orontes Irmağı’nı geçmeden Hitit ordusundan kaçtıkları söylenen fakat casus olan iki bedevi geldi ve Mısırlılara katıldı. Bunlar Hitit ordusunun Halep’te, yani çok uzakta olduğunu söylediler.

Ancak gerçekte, Muvatalli ise 35000 asker ve 3500 savaş arabası ile Kadeş’in yakınında Homs’un güneybatısında pusuda bekliyordu. Bu sırada Mısırlılar iki Hitit casusu yakaladılar. Casuslar, Mısırlılar’a Hititler’in pusuda beklediklerini söyleyince Mısır ordusu güneye yöneldi.

Ancak bu sırada Hititler büyük bir baskın yaptılar ve iki Mısır tümenini bozguna uğrattılar. Hititlerin vurucu gücü büyüktü; çünkü arabalarının sayısı çoktu ve Mısır tapınaklarındaki tasvirlerde görüldüğü gibi her atlı arabada üç kişi yer alıyordu. Mısırlılarda ise bir arabada ancak iki kişi bulunuyordu. Ancak Muvatalli’nin isabetli planı ve maharetli operasyonu gerekli sonucu vermedi.

Çünkü iki Mısır tümenini bozguna uğratan Hitit askerleri savaşın bittiğini sandıkları sırada güneyden hızla yetişen çok iyi yetiştirilmiş bir Mısır birliğinin ansızın saldırısına uğradılar ve savaş berabere bitti. Savaş her iki taraf için bir felaket oldu ancak bu durumdan Muvatalli kazançlı çıkmıştı.

Hititlerin Mısır ile Barış Antlaşması

Büyük kral olarak Hattuşili akıllı bir dış politika uyguladı. En büyük başarısı 10-15 yıllık bir yanılma ile, yaklaşık M.Ö.1270 sıralarında Mısır ile imzaladığını düşündüğümüz barış antlaşmasıdır.

Bu antlaşma bir bakıma, Muvatalli’nin Kadeş’te elde ettiği zaferin Mısırlılarca kabul edilmesi demekti. Söz konusu antlaşmanın günümüze değin iki metni gelmiştir.

Bunlardan biri Mısırlıların hazırladığı metnin Akkadca çevirisi olup Boğazköy’de, yani Hattuşa’da bulunmuştur; ötekisi ise bir gümüş tablet üzerine çivi yazısı ile ve o dönemlerin diplomatik dili olan Akkadça yazılan metnin Mısırcaya çevirisi olup, Ramasseum ve Karnak tapınaklarının duvarlarına kazılmıştır.

Antlaşma bir saldırmazlık sözleşmesidir, Bunun dışında karşılıklı askeri yardım ve kaçak iadesi maddelerini içermektedir. Bu antlaşma iki büyük devlet arasında yapılan muahedelerin ilk örneğidir. Bu antlaşmanın adı: “Kadeş Antlaşması” idi.

Hitit Kralları Listesi

I.Hattuşili    M.Ö.1660-1630    II.Tuthaliya       M.Ö.1460-1440

I.Murşili      M.Ö.1630-1600    I.Arnuvanda       M.Ö.1440-1420

I.Hantili      M.Ö.1600-1570    II.Hattuşili         M.Ö.1420-1400

I.Zidanta    M.Ö.1570-1560    III.Tuthaliya       M.Ö.1400-1380

Ammuna     M.Ö.1560-1540   Şuppiluliuma       M.Ö.1380-1346

I.Huzziya    M.Ö.1540-1535    II.Arnuvanda      M.Ö.1346-1345

Telipinu      M.Ö.1535-1510    II.Murşili            M.Ö.1345-1315

Alluvamna   M.Ö.1510-1500   Muvatalli            M.Ö.1315-1282

II.Hantili     M.Ö.1500-1490   III.Murşili           M.Ö.1282-1275

II.Zidanta   M.Ö.1490-1480   (Urhi-Teşup)

II.Huzziya   M.Ö.1480-1460   III.Hattuşili        M.Ö.1275-1250

IV.Tuthaliya       M.Ö.1250-1220

III.Arnuvanda     M.Ö.1220-1200

II.Şuppiluliuma   M.Ö.1200-1190

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir