Hitit Sanatı

 

 

Hitit Sanatı,Anadolu’da alt bölümleri kyklop biçimi iri taşlardan oluşan anıtsal mimarlık eserleri, Hititlerle birlikte daha Eski Krallık Dönemi’nde başlamıştır.

Hitirlerde Mimarlık Sanatı ve Özellikleri

Sur duvarlarının baskın, saldırı merdivenleri ve yeraltı tünelleri ile donatılmış olması ilginçtir. Böylece bir savunma yapısı olan surlar aynı zamanda hücum ve baskın tuzağı niteliğini kazanmıştır. Hattuşa kent duvarı bu olanakları ve sağlam kyklop biçimi örgüsü ile eski dünyada eşsizdir.

Boğazköy’de Büyükkale, Hitit devlet yapılarının, devlet arşivinin, kabul salonlarının bulunduğu çok iyi korunmuş bir tepe idi. Boğazköy kentine bütün ovaya egemen olan bu kalenin, bütün çağdaş Şark Dünyası’nda bir benzeri yoktu.

Hitit mimarlığının en belirgin özelliği karşıtsız yani asimetrik oluşudur; dinsel ve sivil binalar da olduğu gibi kent plancılığında da bu davranış egemendir. Hellen yapı sanatı ile İngiliz ve Türk bahçelerinde gördüğümüz türde, doğal bir oluşum içindedir.

Örneğin tapınaklarda ve başka türlü yapılarda hiçbir yarı cephe başka yarı cephenin tıpkısı olmazdı. Hitit yapılarının konturları, binaya biçim veren dış çizgileri bile bizim bugün yanlış bir yargı ile “biçimsiz” diyebileceğimiz bir görünüş sergilerler.

Hititlerde Heykel Sanatı

Hitit sanatında heykelin çok büyük anlamı ve önemi vardı; çünkü tanrı heykelleri yurtlarının kutsal simgeleri olarak görülüyordu. Tanrı heykellerinin önemini de Muvatalli’nin, heykelleri, savaşta zarar görmesinler diye Dattaşşa’ya nakletmesinden anlıyoruz. Çünkü kendisi Mısır savaşıyla uğraşırken Kaşgaların Hattuşa’yı zaptetmelerinden ve tanrı heykellerini ellerine geçirmelerinden korkuyordu.

Hititler kral ve büyük kral sözcüklerini Sümer dilinden almışlardır. Lu=Adam, Gal=Büyük, Lugal=Büyük Adam=Büyük Kral anlamına geliyor. Lugal Gal heykellerinden de birçok örnek mevcut olduğu süphesizdir. Ancak bunlardan hiçbiri günümüze gelmemiştir. Yalnız Yazılıkaya’da Kral Tuthaliya’ya ait olduğunu sandığımız heykelin altlığı korunmuştur.

Hititlerde Kabartma Sanatı

Hititlerde heykelle birlikte kabartmalar da önemli bir yer tutuyordu. Özellikle kayalara işlenmiş Yazılıkaya, Eflatunpınar, Fraktin gibi düzinelerce anıtsal kabartma Anadolu tarihinin en önemli tasvirlerini oluştururlar. Daha M.Ö.1600’lerde vazoların çok güzel kabartma figürlerle bezendiği görülmektedir. Bunlardan Bitik ve İnandık vazoları görkemli örneklerdir.

Hititlerde Anıtsal Kabartmalar

Alacahöyük Kabarmaları: Hitit yontu sanatının en eski anıtsal kabartmaları Alacahöyük’te bulunmaktadır. Bunlar M.Ö. 14. yüzyılda işlenmiş olup kendilerine özgü bir biçim sergilerler.

Boğazköy Kral Kapısını Koruyan Tanrı Kabartması: Boğazköy Kral Kapısı’nın iç yüzdeki koruyucu tanrı kabartması en özgün Hitit anıtsal kabartmalarından biridir. M.Ö. 14. yüzyıla ait çok başarılı bir yaratıdır.

Kral Muvatalli’nin Kabartması: Adana civarındaki Sirkeli mev-kiinde kayalara oyulmuş olan kabartma şimdiye kadar kesinlikle bilinen ilk kral kaya tasviridir.

Yazılıkaya Anıtsal Kabartmaları: Boğazköy yakınındaki Yazılıkaya adıyla anılan açık tapınaktaki tasvirler, Hitit yontu sanatının değişik bir biçiminde işlenmişlerdir. Bunlar Kral III.Hattuşili ve IV.Tuthaliya zamanında yapılmışlardır.

Fraktin Kabartması: III.Hattuşili sürecine ait olan bu eser, Yazılıkaya ile çağdaş olmakla birlikte stil bakımından değişiklik sergiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir