Hititlerde İnsan Hakları

Hititlerde İnsan Hakları,Assurluların uyguladığı düşman vücutlarının parçalanması, ateşle yakılması, esirlerin kazıklara oturtulması ya da derilerinin yüzülmesi, kesilmiş insan kafalarından piramitlerin oluşturulması çeşidinden davranışlar Hitit Ülkesi’nde söz konusu olamazdı.

İşkencelerin yapılmış olduğunu gösteren tasvirlere Hitit sanatında rastlanmamaktadır.

Kölelerin bile hakları güvence altında idi.

Köleler özgür kadınlarla evlenebiliyorlar ve bu yüzden kadınlar özgürlük haklarını kaybetmiyorlardı.

Ancak kölenin başlık parası ödemesi zorunlu bir koşuldu.

Böyle bir evlilik bozulduğunda varlıklar ve çocuklar özgür vatandaşlar için öngörülen ilkelere göre paylaşılıyordu.

Böylece varlık, kölelerin özgürlüğüne yol açıyordu.

Hititlerde Kadın

Hitit Uygarlığı’nın en ilginç özelliklerinden biri de Mezopotamya’da erkeklerin baskısı altında yaşayan kadının Hitit Ülkesi’nde sahip olduğu saygınlıkta görülmektedir.

Kraliçelerin nerede ise krallar kadar haklara sahip olmalarından  anlıyoruz ki Hititlerde erkek ve kadın eşdeğerde idi.

Harem yalnız kral sarayında vardı; halk arasında ise çok kadınla evlilik (poligami) geleneği yoktu.

Hitit Kralları ve İnsan Hakları

Hititlerin en çarpıcı özelliklerinden biri, insan haklarına saygılı bir devlet kurmuş olmalarıdır.

Hitit kralı devletin ve ordunun olduğu gibi din ve yargı işlerinin de başı idi.

Yabancı devletlerle olan ilişkiler de onun buyruğu altında bulunuyordu.

Federal bir devlet olan memleketin en önemli bölgelerinin idaresini yürütmek işini çocuklara yaptırırdı.

Pankus (Soylular Kurulu)

Hitit kralları devletin başına, Kral Telipinu’nun sağladığı tahta çıkma yasasına uygun olarak kalıtım (veraset) yolu ile çıkıyorlardı.

Ancak her Hitit kralı, Yakındoğu’nun acımasız hükümdarlarının tersine, bir “primus inter pares”, yani “eşitler arasında birinci” idi.

I.Hattuşili’nin  (İ.Ö. 1660-1630) politik vasiyetnamesinde gördüğümüz gibi, soylular kralın yargısına bağlı değillerdi; tersine tartışmalı konular Pankus’ta  (soylular kurulunda) ele alınır ve karara bağlanırdı.

Telipinu (İ.Ö. 1535-1510) döneminde sağlanan ”tahta çıkma yasası”nda soylulardan hiçbirini öldüremeyeceği belirtilerek taht tartışmalarında kararın Pankus tarafından alınacağı, kötü işlere kalkışan kralın bunu başı ile ödeyeceği bildirilmektedir.

Hitit Sarayındaki Yaşam Hakkında Bildiklerimiz Meşruti bir krallık hüviyeti taşımasına ve kralların tanrılarına bağlı, insan haklarına saygın olmalarına rağmen Hattuşaş sarayının zengin bir haremi ve heralde güzel cariyeleri vardı.

Sedat Alp’in sosyal sınıf  NAM.RA’lar araştırmasından, Hitit sarayındaki çeşitli yetkilere sahip protokol büyüklerinin Osmanlı sarayındaki yüksek rütbeli memurlar gibi yer aldığını görmekteyiz.

Büyük Tapınak’ta sadece yarısı gün ışığına çıkan bir tabletten 208 kişiden 18’inin rahip, 29’unun tahta tabletlere yazı yazan katip, 35’inin kahin rahip, 10’unun Hurrili şarkıcı olduğunu öğreniyoruz.

Bir cevap yazın