Horatius Kimdir?

Horatius Kimdir Latin şairi (Venosa, Venusia, Apulia M.ö. 65 – öl. M.ö. 8).

Horatius un Hayatı

Babası, azatlı bir köleydi. Oğlunun eğitimi için her türlü fedakârlığı yaptı. Horatius, Roma’da öğrenim gördükten sonra 20 yaşında Atina’ya felsefe okumaya gitti.

Orada, Sezar’ın katili Bratus ile dostluk kurdu. Brutus, kendi ordusunda ona «tribunus militaris» rütbesi verdi. Horatius, Philippoi’de savaşa katıldı (42 sonbaharında). Roma’ya dönüşünde varını yoğunu kaybetti ve zan altında kaldı. Vergiliüs ile tanıştı, Vergilius oiıu 38 yılında Maecenas’a tanıştırdı.

Horatius, Maecenas’ın dostluğunu kazandı ve onun sayesinde, Augustus’un da dostu oldu, fakat imparatorun kendisine teklif ettiği özel sekreterliği kabul etmedi. Vergilius’un ölümü Horatius için hayatının en büyük acılarından biri oldu; kendisi de dostu Maecenas ile aynı yılda öldü.

Augustus, Horatius’a koruyucusu Maecenas’ın mezarı yanında bir mezar yaptırttı. Kısa boylu ve şişman olan Horatius zayıf bünyeliydi. Sanatçı yaratılışlı, ince ruhlu ve dengeli bir insandı. Kültürü, zekâsı, inceliği Roma’nın seçkin çevrelerinde başarı kazanmasını sağlıyordu.

Bununla beraber, bir çevreye bağlanmağa ve serbestliğini korumaya çalıştı. Zarif epikurosçuluğu ile eğlenceden, kır hayatından ve yalnızlıktan hoşlanırdı. Ahlâk anlayışı, aşırılıklardan kaçan, kültürlü bir insanın ahlâkıydı.

Horatius’un eserleri, rahatça incelenebilmeleri bakımından Satires’ler (yergiler), Carmina’lâr. Epodon’ar ve Epistola’ler (Mektuplar ve Sohbetler) olmak üzere dört grupta toplanmıştır.

Bu sıralama eserlerin aşağı yukarı yazılış tarihlerine de uymaktadır, lambos ve Carmina olarak adlandırdığı Epodon’ların dışında kalan ve altılık mısralarla yazdığı ve taşlamalar, fıkralar, diyaloglar ve düşünceleriyle süslediği Sermones (Sohbetler), hür yaratılışına ve şen mizacına daha uygun düşüyordu.

Hayatının sonuna doğru bu Sermone’ler) gitgide mektup şeklini aldı (Epistolae’ler) başlangıçta iğneleyici olan, Lucilius örneğince kişilerin özel hayatını hedef alan Horatius, yaşlandıkça yumuşayarak ahlâkî düşüncelere yöneldi.

Genel olarak Ars Poetica (Şiir Sanatı) diye anılan Pisorilara Mektup adlı eserinde olduğu gibi, edebî tenkide gittikçe daha büyük bir yer verdi. Lirik şiir türünde oynadığı rol daha da önemlidir. Latin edebiyatına od’ları ve epodon’lan ile samimî millî ve dinî nitelikte eserler kazandırdı.

Bunlara, Joci soeculare (yüzyıl başlarında kutlanan halk şenlikleri) münasebetiyle (M.ö. 17) Augustus’un isteği üzerine yazdığı Carmen Saeculora’yı da (Yüzyılın Şarkısı) eklemek gerekir.

Horatius, edebî alandaki sadeliği, ciddîliği ve mükemmellik kaygısı ile rönesans hümanistlerine klasik bir denge ve ölçü ustası olarak görünmüştür. Carpe diem, carpe horam (Gününü gün et, vaktinin tadını çıkar) mısraı ile biraz basit bir şekilde özetlenen felsefesi, Horatius’u bir hazcılık taraflısı gibi gösterirse de, hayatın tadını çıkarmaya dayanan bu ahlâkî görüş onda her zaman aklın kontrolü altındadır.

Horatius’un eserlerinin eski baskısının resimleri, 1956’da Anvers’deki Plantin baskısının kapak süsü, 1608’de yine Plantin baskısındaki Horatius portresi anılmaya değer. Paris krallık matbaası, 1642’de Poussin’in kapak süsünü ve Mellan’ın gravürleri ile güzel bir Horatius baskısı yayınladı.

Gravelot ve Burney’in (Londra 1794) estamplarıyla Paris’te Didot tarafından hazırlanan sade ve klasik baskı da önemlidir (1799). Ayrıca, sairin hayalî portresi, Signorelli’nin Orvieto kubbesini süsleyen resimleri ile Rafaello’nun Vatikan’daki eserlerinde de (Parnasse) yer almıştır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir