Hukukta Sözleşme

Hukukta Sözleşme,Mesela, bir satım sözleşmesinde, satıcının iradesi alıcıya, alıcının iradesi de satıcıya yönelmiştir. Bu irade beyanları aynı zamanda, satmaya öteki de almaya ilişkin olduğu için birbirine uygundur. Bu iki irade beyanından, önce yapılana icap, sonra yapılana ise kabul denir.

Sözleşmelere medenî hukukun her alanında rastlanır. Bunlardan bir borç ilişkisi kurmak amacıyla yapılana borç sözleşmesi denir. Aile hukukunda da sözleşmelere rastlanır.

Ayni Sözleşme Nedir

Nişanlanma ve mal rejimlerine ilişkin sözleşmeler aile hukuku sözleşmelerine örnek olarak gösterilebilir. Miras sözleşmesi de miras hukukuna has bir sözleşme türüdür.

Bir ayni hak kurmaya ilişkin sözleşmelere de ayni sözleşme denir.

Ancak ayni sözleşmenin iki anlamı vardır:

1. bir ayni hak kuran, değiştiren ve özellikle ayni hakkı devreden bir sözleşmedir. Mesela, mülkiyetin nakline, bir irtifak hakkının kurulmasına yönelmiş bir sözleşme bu anlamda bir ayni sözleşmedir. Bu anlamıyla ayni sözleşme, yerine göre zilyetliğin nakli veya tapuya tescille tamamlanan bir tasarruf işlemidir.

2. genellikle real sözleşme denilen ayni sözleşmedir. Bu sözleşmenin tamamlanması için sadece tarafların iradelerini açıklamış olmaları yeterli değildir. Buna maddi bir olayın eklenmesi gerekir

. Bu maddi olay genellikle bir şeyin teslimidir. Bu sözleşmeler roma hukukunda çok önemli bir yer tutardı. Bugünkü hukukta genellikle bir uygulama alanları kalmamıştır.

Bir tarafa borç yükleyen sözleşme’lere ivazsız sözleşme veya bir taraflı sözleşme de denir. Taraflardan biri sadece alacaklı, öteki de sadece borçlu olmaktadır. Bu tip sözleşmelere örnek olarak, bağışlama vaadi, kefalet veya mücerret borç ikrarı sayılabilir.

İki tarafa borç yükleyen sözleşme’lere iki taraflı sözleşme veya ivazlı sözleşme de denir. Bu sözleşmelerde iki taraf, hem borçlu hem de alacaklı olur.

Satım Sözleşmesi Türleri

Mesela, bir satım sözleşmesi böyledir. Satıcı mülkiyeti nakil borcu altına girdiği için borçlu; alıcıdan semeni talep hakkı olduğu için de alacaklıdır. Aynı şekilde alacaklı da, mülkiyetin kendisine geçirilmesine ilişkin bir hak elde ettiği için alacaklı; semeni ödeme borcu altına girdiği için borçlu olur.

Bu sözleşmeler ikiye ayrılır:

1. tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler: bunlarda amaç, karşılıklı edim mübadelesidir. Taraflardan her biri, karşı tarafı borç altına sokmak için, borç altma girmiştir.Edimler birbirine bağlıdır. Bu tip sözleşmelere sinallagmatik sözleşme de denir (satım, trampa, hizmet, kira ve istisna sözleşmeleri gibi).

2. eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler:

burada iki ihtimal olabilir:

a) taraflardan biri, önce borç altına girer ve kendi borcunu yerine getirir. öteki tarafın borcu daha sonra (birinci borçlunun borcunu ifa etmesinden sonra) doğar.

Karz Sözleşmesi Nedir

Mesela bir karz sözleşmesinde, ilk önce borç altına giren, karz verecek kimsedir. Karz alan kimsenin geri verme borcu, ancak karz veren kendi borcunu yerine getirdikten sonra doğar; yoksa, karz verenin borç altına girmesiyle ‘birlikte karşı tarafın da geri verme borcu doğmaz.

Bu gruba başka bir örnek olarak vedia sözleşmesi gösterilebilir.

b) taraflardan biri kesin olarak borç altına girerken, öteki tarafın borç altına girmesi, belirli olayların gerçekleşmesi ihtimaline dayanır.

Bu durumda taraflardan biri kesin olarak borç altına girer, öteki tarafın borç altına girip girmemesi olayların gelişmesine bağlıdır veya mesela ücretsiz vekâlet sözleşmesinde vekil, sözleşmenin yapılmasıyle birlikte, belirli bir işi yapma borcu altına girer.

Vekalet veren kimse borç altında değildir. Ancak vekil, sözleşmeyi yerine getirmek için belirli masraflar yaparsa, vekalet veren de borç altına girer.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir