Hukukta Vasiyet,Çeşit Vasiyeti,İntifa Vasiyeti

Vasiyet hakkında kısa bilgi,hüküm ve etkisi ölüme bağlı tek taraflı hukuki işlem.

Miras bırakanın terekesinden belirli bir malı bir kimseye bırakması maddi anlamda, ölüme bağlı tasarruf türlerinden biri olan vasiyet’i meydana getirir.

Medeni Hukukta Vasiyet

Lehine vasiyet yapılan kimse, yani vasiyet alacaklısı, miras bırakanın külli halefi olmadığı için tereke borçlarından sorumlu olmaz.

Bunun gibi, vasiyet alacaklısının tereke malları üstünde bir aynî hakkı da yoktur.

Onun sadece, vasiyet borçlusuna yönelen, vasiyet borcunu yerine getirmesine ilişkin bir şahsî hakkı vardır.

Bunun tek istisnası, vasiyet edilen şeyin hayat sigortası bedeli olmasıdır.

Bu halde, vasiyet alacaklısı, bu bedelin kendisine ödenmesini doğrudan doğruya sigortacıdan isteyebilir.

Vasiyeti yerine getirecek olan kimse, yani vasiyet borçlusu, kural olarak kanunî mirasçı veya mansup mirasçılardır. Ancak miras bırakan yapmış olduğu ölüme bağlı tasarrufla, vasiyeti yerine getirme borcunu, mirasçılardan biri veya birkaçına yükleyebilir.

Birden fazla vasiyet borçlusunun bulunduğu hallerde, bunlar arasında teselsül vardır.

Alt vasiyetin söz konusu olduğu durumlarda vasiyet borçlusu, lehine vasiyet yapılan kimsedir.

Vasiyet borçlusu olan kimse, herhangi bir sebeple mirasçı niteliğini kazanamazsa, onun yerine olan kimseler borcu yerine getirmek yükümü altına girerler.

Vasiyet borcu, miras bırakanın ölümüyle birlikte kendiliğinden doğar.

Borcun muaccel olması için vasiyet borçlusunun miras kabul etmesi veya ret imkânının sona ermesi gerekir.

Vasiyet alacağı on yıllık bir zamanaşımına bağlıdır.

Bu sürenin başlangıcı, vasiyet alacaklısının vasiyeti öğrendiği zamandır.

Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi imkânı vardır. Bu halde ret geçmişe etkili olur ve miras açıldığı günden itibaren hüküm doğurur.

Vasiyet edilen şey, mirasın açıldığı andaki durumuna göre vasiyet alacaklısına verilir.

Mirasın açılmasıyla ölüme bağlı tasarrufun yapıldığı süre arasında vasiyet edilen şeye gelen zarar ve yararlar, vasiyet alacaklısına aittir.

Buna karşılık, mirasın açılmasıyla vasiyet edilen şeyin vasiyet alacaklısına teslim edildiği süre içinde meydana gelen zararlarda durum farklıdır.

Bu halde vasiyet borçlusu vekâletsiz iş görme esaslarına göre verdiği zarardan sorumlu olur.

Vasiyet üç halde tenkis edilir

1. mahfuz hisseli mirasçıların mahfuz hisselerine tecavüz edilerek yapılan vasiyetler.

2. tereke mevcudunu aşan vasiyet.

3. vasiyeti ifa etmek zorunda olan kimseye yapılan teberru miktarını aşan vasiyetler.

Birinci durumda mahfuz hisseli mirasçılar genel hükümlere göre tenkis davası açarlar.

Diğer iki halle belirtilmek istenen şey, vasiyet borçlularının, vasiyeti sadece terekeden ellerine geçen şeyle yerine getirmek zorunda oldukları; bunu aşan bir vasiyeti yerine getirmek borcu altında olmadıklarıdır.

Bu suretle, mahfuz hisseli olmayan mirasçılar alt vasiyet halinde, vasiyet borçlusu olan kimse, tenkis hükümlerinden yararlanarak, fazla ifadan kaçınabilecektir.

Bütün bu hallerde tenkis, kendiliğinden işlemez.

Bunun için bir tenkis davasının açılması veya tenkis definin ileri sürülmesi gerekir.

Birden fazla vasiyet söz konusuysa, tenkis orantılı olarak yapılır.

Çeşit Vasiyeti

Çeşit vasiyetinde, miras bırakan nitelik ve miktar itibarıyla belirtilmiş bir çeşit malı vasiyet etmektedir.

Bu halde, vasiyet edilen şeyin terekede bulunup bulunmadığına bakılmaz.

Çeşit vasiyetinin başında, bir miktar paranın vasiyet edilmesi gelir.

Ancak bunun yanında başka şeylerin de çeşit vasiyeti olarak vasiyet edilmesine bir engel yoktur (msl. üç at. Bu halde, atlar terekede bulunsun bulunmasın mirasçılar bu borcu yerine getirmek zorundadır).

Çeşit vasiyetlerine, çeşit borçlarına ilişkin hükümler uygulanır.

Yani, vasiyet borçlusu olan mirasçı veya mirasçılar orta nitelikte olandan daha aşağı bir şeyi veremezler.

İntifa Vasiyeti

İntifa hakkının kurulabilmesi için, borçlunun bu hakkı kurmak için gerekli olan işlemleri yapması gerekir.

Yani mirasçının, intifa menkul bir mal üstündeyse, bunların zilyetliğini devretmesi; intifa bir gayrımenkulse, intifa hakkının tapu siciline tescil edilmesi gerekir.

Bu durum Medeni kanunda özel olarak düzenlenmiş bulunan kanuni intifa hakkından farklıdır.

Kanuni intifa hakkında, yani sağ kalan eşin ve büyükanne ve babaların ana ve babalarının tereke üstündeki haklarında, hak kendiliğinden doğar, miras bırakanın yapmış olduğu intifa hakkında, hakkın doğması için gerekli olan işlemlerin mirasçılar tarafından yapılması gerekir.

Bu işlemler yapılmadan önce, lehine vasiyet yapılan kimsenin sadece bir talep hakkı söz konusu olmaktadır.

Kanuni Vasiyet

Kanunun, belirli hallerde, belirli kişilere terekeye karşı ileri sürebilecek şekilde tanıdığı haklar için «kanuni intifa hakkı» terimi kullanılır.

Buna göre, miras bırakanın ölümü anında kendisiyle birlikte yaşayan kimselerin bir ay süreyle onların iaşe ve ibatası, terekeden temin edilir.

Ön Vasiyet

ön vasiyet’te bir kimse hem mirasçı, hem de vasiyet alacaklısı sıfatını kazanmaktadır.

Miras bırakan oğluna, evinde bulunan kütüphanesini vasiyet edecek olursa bu bir ön vasiyet sayılır.

Zira, bir kimsenin oğlu onun mirasçısıdır ve bu mirasçı lehine ayrıca bir de vasiyette bulunulmaktadır.

Miras bırakanın bir ön vasiyet mi yaptığı, yoksa bir paylaşma kuralı mı koyduğu kesin olarak anlaşılamazsa, onun paylaştırma kuralı koyduğuna ilişkin bir karine vardır, ön vasiyet halinde bir kimse, hem mirasçı hem de vasiyet alacaklısı sıfatını kazanır ama, bu iki sıfat birbirinden tamamen bağımsızdır.

Bu sebeple, mirası reddeden mirasçının vasiyet alacaklısı sıfatı devam eder.

Bunun gibi, kendisine mal vasiyet edilen kimse, vasiyeti reddederek, sadece miras payıyla yetinebilir.

Seçimlik Vasiyet

Bu halde vasiyet konusu birden fazla şey bulunmaktadır ve içlerinden birinin seçilmesiyle vasiyet borcu yerine getirilecektir.

Biras bırakan bu seçimi vasiyet alacaklısı veya vasiyet borçlusuna yükleyebilir.

Bu halde bunlardan birinin seçeceği şeyler borcu yerine getirir.

Seçim hakkının kimde olduğuna ilişkin bir hükmün vasiyetnamede bulunmaması halinde, bu hak vasiyet borçlusuna ait olur.

Tedarik Vasiyeti

Terekede bulunmayan bir malın vasiyet edilmesi iki halden doğabilir.

Birinci halde, söz konusu mal, miras bırakan ölüme bağlı tasarrufu düzenlerken, malvarlığında bulunmaktaydı; fakat, miras bırakanın rızasıyla veya rızası dışı olarak sonradan malvarlığmdan çıktığı için terekede bulunamamaktadır.

İkinci halde ise, vasiyet edilen mal, miras bırakan ölüme bağlı tasarrufu yaparken dahi malvarlığında bulunmadığı için, terekede çıkmamaktadır

Her iki halde de, vasiyet edilen şey terekede bulunmayınca, karine olarak mal vasiyeti düşer.

Ancak miras bırakan bunun aksini istemiş ve ölüme bağlı tasarrufunda belirtmiş olabilir.

Buna göre, miras bırakanın mal terekede bulunmamasına rağmen, vasiyetin yerine getirilmesini istediği ispat edilecek olursa, mirasçı bu malı tedarik edip lehine vasiyet yapılan kimseye vermek zorundadır.

Miras bırakanın iradesinin bu yolda olduğunu ispat, lehine vasiyet yapılan kimseye aittir.

Bir cevap yazın