Hülle Nedir? Kuranda Hülle

Hülle Nedir Kuranda Hülle Ayeti Kur’an’da, bir erkek karısını üç defa boşadıktan sonra, artık tekrar eski karısına dönemeyeceği belirtilmiştir (Bakara suresi, 229 ve 230).

Kuranda Hülle Ayeti

Ancak, o kadın başka bir erkekle evlendikten sonra, o erkek kadını boşarsa, kadın ve eski kocası isterlerse tekrar evlenebilirler.

Ayeti kerime metninde, üç defa ayrı ayrı yapılan ve ciddî boşama kastedilmiştir. Ayrıca, bu ikinci evliliğin de ciddî olması, kadını eski kocasına helâl etmek ve sonra da boşamak için yapılmamış olması gerekir. Nitekim bir hadisi şerifte, hülle yapana da, yaptırana da lanet edilmektedir.

Hüllenin Şartları

Ancak uygulama Kur’an’ın ve hadislerin ruhuna ve lâfzına uygun olmamıştır. Sünnî mezheplerde, belki de boşanmayı zorlaştırmak amacını güden halife Ömer’in içtihadına uyularak, bir defada (aynı irade beyanı ile) üç talâk (talâkı selâse) verebileceği kabul edilmiştir ve ayrı ayrı üç defada boşanmanın gerçekleşmesi aranmamıştır.

Ayrıca, haram yoldan (sarhoş olarak veya tehdit ile) karısını boşamak zorunda kalan kimsenin bile talâk beyanının sonuç doğuracağı kabul edilmiştir.

Bu sebeplerle, bir hiddet anında veya gerçekten istemeksizin, bir defada aynı irade beyanı ile karısını Uç defa boşamış kişilere çok rastlanmaktaydı.

Karı ve koca aslında ayrılmak istemediklerinden, yeniden bunların birleşmesinin helâl olabilmesi için, bir çeşit hile şer’iyeye başvuruluyor ve güvenilen bir üçüncü kişi ile anlaşılarak, kadın ile kısa bir sure için evlendiriliyor ve bu kişi, evlendiği kadını sonradan boşuyordu.

Hüllenin Dinimizdeki Yeri

Böylece kadın, eski kocasına tekrar helâl oluyordu. Bu yola başvuranlar «hadis» gereğince «melun» olmalarına rağmen, hiddet anında ağızdan çıkan üç talâk ile boşama beyanından sonra gelen pişmanlık sonucunda, çoğunlukla ister istemez bu yola başvuruluyordu.

Oysa ki, ehlibeyt imamlarının kabul ettiği ve lmamiye mezhebinde benimsenen fikre göre, bir defada verilen Uç talâk, sadece bir talâk sayılır. «Talâkı selâse»nin sonucunun doğabilmesi için, birbirinden ayrı Uç ciddî boşamanın olması lâzımdır.

Ayrıca, iki âdil şahit huzurunda ve mutlaka arapça bir formül kullanılarak ve serbest irade ile yapılmış olmasının, kadının da hayız halinden temizlenmiş ve bu halden sonra da kocanın kadına yaklaşmamış olmasının aranması, hiddet halinde yapılan anî ve feyrî boşamaları imkânsız hale getirmiştir. Ehlibeyt imamlarının bu içtihadının üstünlüğü açıkça belli olduğundan, son zamanlarda bazı sünnî bilginler tarafından da benimsendiği görülmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir