Hümayun Nasreddin Muhammed Kimdir,Hayatı

Hümayun Nasreddin Muhammed Hint – Türk imparatoru (Kabul 1508 – Delhi 1556). Babur’un büyük oğlu. Ana tarafından Hüseyin Baykara ailesine mensuptur. İyi bir eğitim gördü.

Hümayun Nasreddin Muhammed Hayatı

Çok küçük yaşlarından beri askerî hareketlere katılarak Babur’un takdirini kazandı. Hindistan seferi sırasında Hümayun, Firuze kalesi üzerine başarılı bir sefer yaptı (26 şubat 1526). Savaş sonunda Babur, bu kaleyi Hümayun’a verdi.

Panipat büyük meydan savaşında ön safta döğüştü (21 mayıs 1526). Lodi’lerden Sultan İbrahim Lodi yenilince Agra üzerine yürüyerek zaptetti ve hâzinelerini ele geçirdi. Babur. oğluna başarılarından dolayı, Senbel vilâyetini verdi. Panipat seferinden sonra başkaldıran yerli beyleri yenerek Cavmavu. Gazipur, Kalpi şehirlerini ele geçirdi. Türkistan’a birçok sefer yapan Hümayun, Babur’un ölümü üzerine Hindistan imparatoru olarak tahta çıktı (1530).

Bengale’ye sığınan Mahmud Lodi, Babur’un ölümü haberi üzerine birtakım afgan beyleri ile birleşerek Cavnpur’u ele geçirdi. Hümayun harekete geçerek Devre bölgesinde âsileri bozguna uğrattı ve Cavnpur’u ele geçirdi.

Bundan sonra Lodi taraftarı olan Şir Hanın üzerine yürüdü ve Şır Hanın sığındığı Çunar (Çunda) kalesini kuşattı; dört aylık bir kuşatma sonunda bu bölgede hâkimiyetini temin eden bir anlaşma imzaladı. Gucerat hükümdarı Sultan Bahadur’u Mandasor Meydan savaşında yenerek Gucerat’ı aldı (1535).

Burasının yönetimini kardeşi Askerî’ye vererek, Malva ve Handeş ülkelerini ele geçirdi. Fakat 1535 yılından sonra Hümayun ile kardeşleri arasında anlaşmazlıklar çıktı, önce Askerî harekete geçerek Gucerat’a hâkim oldu.

Hümayun’un küçük kardeşi Hind el-Mirza da merkezde hükümdarlığını itan etti. Bu olaylar sırasında Şir Han ile savaşan Hümayun, Şir Hanın kuvvetli ordusu karşısında diğer kardeşleriyle birleşmek istedi (1540). Fakat kardeşlerinden Kamran’ın birleşmeye yanaşmaması üzerine Lahur’u bırakarak Bedahşan’a çekildi.

Buradan Hacca gitmek için İran’a sığındı. İran’da Şah Tahmasb I tarafından saygı ile kabul edildi. Tahmasb’ın verdiği yardımcı kuvvetler ile Kandehar, Kabil ve Bedahşan şehirlerini aldı. Kardeşlerini de ortadan kaldıran Hümayun, yeniden hükümdarlığını ele geçirdi (1554).

Afgan ordusunu da yenerek Delhi’ye girdi ve Hint-Türk imparatorluğunu yeniden kurdu (1555). 1556 Yılında kütüphanesinin merdiveninden düşerek ağır surette yaralanan Hümayun, bir süre sonra öldü. Oğlu Ekber, padişah ilân edildi.

Hümayun, özellikle Babur sülâlesine düşman olan yazarlar tarafından, gevşek, tembel, eğlence düşkünü, devlet işlerini ihmal eden ve afyon kullanan bir hükümdar olarak anlatılmaktadır. Halbuki. Babur’un bildirdiğine göre Hümayun, çalışkan ve iyi vasıflara sahip bir kumandan idi. Şiirle de uğraşan Hümayun’un bir Divan’ı vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir