Humeyni Kimdir,Hayatı | Biyografi |

Humeyni Kimdir İslam dininin ilkelerini ağabeyinden öğrendi.

Daha sonra Arak ve Kum’a giderek şeyh Abdülkerim Yezdi’nin öğrencisi oldu.

Humeyni’nin Hayatı

27 yaşında din bilgisi dersleri vermeye başladı.

Hocası 1937’de öldüğünde Humeyni, Kum’daki sayılı Humeyniulemadan (din bilgini) biri olmuştu.

Humeyni daha o yıllarda islamın ahlak kurallarını katı biçimde uygulamasıyla tanındı.

Çeşitli konularda 30 dolayında kitap yazdı.

Keşf-ül Esrar’ da (Bilinmeyenlerin Açıklanması) şah Rıza Pehlevî rejiminin emperyalizme bağımlılığını ve islamı yok etmeye yönelik girişimlerini anlattı.

İran halkının siyasal lideri olarak ortaya çıkışı, petrolü millileştiren Musaddık’ın bir CIA darbesi sonucu devrilmesi (1953) sonrasına rastladı.

Humeyni dinsel ve siyasal reformlarına monarşik yönetim altında yapılamayacağına inanıyordu; bu nedenle şah rejimine muhalefetini sürdürdü.

1962’de ayetullah Kuşanî’nin ölümü üzerine İran şii topluluğunun lideri oldu. 1963’te şaha yönelttiği sert eleştiriler sonucu tutuklandı.

Halkın tepkisi karşısında birkaç ay sonra serbest bırakıldı.

1963 haziranında İran’ın, büyük kentlerinde şaha karşı büyük gösteriler düzenletti.

Kanlı olaylar, 15 000 müslümanın öldürülmesiyle sonuçlandı.

İmam Humeyni, yeniden tutuklanıp Türkiye’ye sürgüne gönderildi.

Bir yıl Bursa’da, Iran polisinin gözetiminde yaşadı.

1965’de Irak’ın Necef kentine geçmesine izin verildi.

Burada şah rejimi aleyhine bildiriler yayınlamaya, kitap ve risaleler (irade ve Karar Üzerine Deneme; Haksız Devlet; İslam Hükümeti) yazmaya, İranlı muhalif göçmenlere dersler vermeye devam etti.

1967’de iran başbakanı Huveyda’ya bir mektup yazarak eleştirilerde bulundu.

1975 sonrasında benimsenen açık tek parti sistemine karşı çıktı.

1978 ocağında, resmî İran basını Humeyni’ye hakaret edince, Kum’da büyük bir ayaklanma başgösterdi; bunu başka kentlerdeki olaylar izledi.

Tümü de kanlı biçimde bastırıldı.

Humeyni ve İran Devrimi

İmam, halkı şaha karşı eyleme çağırmayı sürdürdü.

Aynı yıl şahın baskısıyla Irak hükümeti Humeyni’yi sınır dışı edince, imam Fransa’ya (Paris yakınında Neauphle-le-Château) yerleşti.

İran’daki ayaklanmaları buradan yönetti.

Müslüman halkın direnişi doruk noktaya çıkıp, şah İran’ı terkedince Humeyni ülkesine geri döndü (1 şubat 1979) ve halkın büyük coşkusuyla karşılandı.

Yeni kurulan Bazergan hükümetiyle mollaların yönetimindeki halk komitelerinin ittifakını sağlamaya çalışan Humeyni, 1 nisan 1979’da ilan edilen tran İslam Cumhuriyetinin en büyük dini lideri olarak yeni rejime yol göstericilik yapmaya başladı.

Hükümetin üstünde bir Devrim Konseyi kurdu. «Yüzde yüz İslamcı bir anayasa» hazırlanmasını istedi.

Kürtlerin ayrılıkçı eylemlerine karşı durdu.

İslamcı öğrencilerin amerikalı diplomatları rehin alma eylemini destekledi.

Cumhuriyetçi İslam Partisinin aşırı dinci çizgisiyle cumhurbaşkanı Beni Sadr’ın ılımlı çizgisi arasında uzlaştırıcı bir rol oynamaya çaba harcadı.

1980 sonbaharında Irak’la başlayan savaştan ulusal birliği güçlendirmek için yararlanmaya çalıştı.

Beheşti – Beni Sadr uzlaşmazlığında sonuç olarak Beheşti’yi destekledi ve Sadr’ın görevden alınmasını onayladı.

Yöneticilere suikastlerin artması üzerine muhalefet üzerindeki baskının ağırlaşmasına ses çıkarmadı.

Toplumsal yaşamda İslam kurallarını ve katı ahlak anlayışlarını egemen kılmayı amaçladı.

İran’da 1979 – 1982 arasında 4 000 kişinin idamı, Humeyni’nin ulusal ve uluslararası saygınlığını oldukça zedeledi.

Bir cevap yazın