İgor Stravinsky Kimdir?

İgor Stravinsky Kimdir,Rus bestecisi, önce fransız, sonra amerikan yurttaşlığına geçti (Oranienbaum [bugün Lomonosov], Petersburg yakınları 1882-New York 1971).

İgor Stravinsky Hayatı ve Eserleri

1924’ten itibaren piyanocu veya orkestra İgor Stravinskiyöneticisi olarak Avrupa’da ve Amerika’da uzun süren turnelere çıktı ve bu turnelerde kendi eserlerini yorumladı.

1921’de yerleştiği Fransa’dan 1939’da kesinlikle ayrıldı. Harvard’da ders verdikten sonra, Hollywood’a yerleşti.

Stravinskiy’in, Rimskiy – Korsakov’dan aldığı çalgılama dersleri sayılmazsa, kendi kendini yetiştirdiği söylenebilir; estetik görüşlerini Chroniques de Ma Vie (Hayatımın Kronikleri) [1935] ve Poetique Musicale’de (Beste Sanatı) [1942] açıkladı.

Diaghilev’in Rus baleleri topluluğunun (besteci bu topluluk için sekiz bale ve üç opera bestelemişti) başarı kazanması dikkati Stravinskiy üstüne çekti.

1913’te Bahar Ayini skandal yarattı; o günden sonra da, art arda tarz değiştiren («rus» dönemi, «yeni klasik» dönem, dodekafonizm’den ılımlı aktarmalar) Stravinskiy müzik dünyasının sürekli olarak ilgisini çekti.

Çağının yazarları (Ramuz), ressamları (Picasso) ve Debussy, Ravel, Satie, Prokofyev gibi bestecileriyle dost olan Stravinskiy, ilk eserlerini rus bestecilerinin (Rimskiy-Korsakov, Skryabin), Paul Dukas’nın, Debussy’nin ve Ravel’in etkisiyle yazdı.

Debussy’nin besteciye rus müzik okulundan kopmasında yardım ettiği, bu arada da Stravinskiy’in armoni alanındaki atılganlıklarının etkisinde kaldığı sanılır.

Debussy ile birlikte hemen hemen bütün modern besteciler, gerek onun yönetimini benimsemek, gerek onun sayesinde milli ve yabancı etkilerden kurtulmak bakımından, Stravinskiy’e çok şey borçludurlar (Ravel, «Altı»lar, Prokofyev, Bartok, Falla, Hindemith v.b.). Stravinskiy, müzik estetiğiyle müzik tekniğine bütün bu bestecilerden daha çok yenilik getirmiştir.

Balelerinden bazıları senfonik şiirle kaynaşmış (Ateş Kuşu, Bahar Ayini), bazıları da, kantat (Tilki, Düğün), çalgı süiti (Pulcinella) biçimine bürünmüş veya çalgı müziği ile koreografik figürleri uzlaştırmıştır (Apollon Musagetes).

Lirik eserleri biçimini, modern müzikli dramdan (Bülbül), italyan-rus tarzı opera-buffa’dan (Mavra), Handel’in anlayışıyla sahneye uygulanan oratoryodan (Oedipus Rex), klavsen recitativo’lu klasik operadan (The Rake’s Progress) veya korolu «melodram»dan (Persephon) almıştır. Stravinskiy çalgı gruplarını çeşitli biçimlerde birbirleriyle bağdaştırarak ses hacminin dengesini durmadan bozar.

Aynı şekilde melodi malzemesinin kapsamı folklordan en alaşılagelen bel canto’ya, ya da kilise müziğine kadar uzanır.

Bütün bunlara ritim anlayışındaki sürekli ve derin yenilenme, çalgılama tekniğindeki yepyeni buluşlar, ses uyuşumlarındaki apayrı çeşni de eklenirse bestecinin gücü ortaya çıkar.

Stravinskiy’in eserleri verimli olduğu kadar çeşitlidir de; piyano için: sonatlar, etüt’ler, bir Piyanola için Etüt, Pianorag-music (1919), Serenat, orkestrasız konçerto v.b.; oda müziği alanında: yaylılar dörtlüsü için bir Konçertino, 11 çalgı için Ragtime, keman ve piyano için bir Duo Concertant, alto solo için bir Eleji v.b.; senfonik müzik alanında: bir mi bemol majör senfoni, bir Scherzo Fantastique, Şenlik Ateşi, Bülbülün Şarkısı, piyano Kapriçyo’su, Dumbarton Oaks (1938), do majör senfoniler, Danses Concertantes, Polka for Circus Elephants, Scherzo a la Russe, caz için Ebony Concerto (1946), yaylılar için re majör konçerto (1947) v.b.

Ses için yazdığı eserler arasında, Pastorale (1908), Trois Petites Chansons, Quatre Chants Russes (1918) [ses ve piyano için]; Trois Poesies de la Lyrique Japonaise (1913), Pribautki (1914), Berceuse du Chat, ses ve çalgı için Kantat, le Faune et la Bergere (1907), Yıldızlar Kralı (1911), Mezmurlar Senfonisi (1930), Missa (1948), Canticum Sacrum (1955) sayılabilir.

Acappella korolar için Unterschale (1917) ve üç dua yazdı. Tiyatro eserleri, baleler (Ateş Kuşu, 1910; Petruşka, 1911; Bahar Ayini, 1913; Tilki, Düğün, 1917; Pulcinella, Apollon Musagetes, Perinin öpücüğü, İskambil Oyunu, Orpheus, 1948; Agon, 1957), sahne müziği (Askerin öyküsü, 1918) ve operalar (Bülbül, 1914; Mavra, 1922; Oedipus Rex, Persephon, The Rake’s Progress veya Başıboş, 1951; [bu sonuncu Bir Başıboş’un Serüvenleri adlı baleye de konu oldu]) olmak üzere üç grupta toplanır.

Stravinskiy’in meslek hayatındaki yeni dönemde hayranlan sürprizlerle karşılaştılar: Webern’in eserlerini keşfettikten sonra, 1953’ten itibaren dizisel tekniğin bazı ilkelerini benimsedi. Daha önce Viyana okulunun buluşlarına karşı hep güvensizlik ve kuşku duymuştu.

Bununla birlikte bu okulun dilini benimsemesine rağmen, Stravinskiy’in bu dile kendi damgasını vurduğu da bir gerçektir.

İgor Stravinsky Bu dönemdeki eserlerinin (bunlarla Webern ilkelerinin bazılarını kişisel ve özel bir şekilde kullanmıştır) çoğunda dinden ilham almıştır.

İgor Stravinsky Yaşlılık devrinin şaheseri Agon’un (1957) yanı sıra, Septuor (1953); Trois Chants de Shakespeare (Shakespeare’den Üç Şarkı) [1953]; Drige Canons in Memoriam Dylan Thomas (1955); Threnl (1958); Tres Sacrae Cantiones de Carla Gesualdo da Venosa (1958); Webern üslubuna en yakın olan Mouvements pour Piano et Orchestre (1959); a Sermon, a Narrative, a Prayer ve Gesualdo Monumentum (1960); The Flood (1962); Abraham et isaac (1963; Variations Pour Orchestre (1965); Requiem Canticles (1966) adlı eserleri de sayılabilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir