İntihar Nedir? İntihar Nedenleri

İntihar Nedir,İntihar Nedenleri, yalnız insanlarda rastlanan bir olaydır. Hiç bir hayvan isteyerek kendini öldürmez, intihar hem tıbbi, hem de toplumsal bir sorundur; intiharın bu iki yönü arasında kuvvetli bir bağlantı vardır. Örneğin, toplumsal anlamda yalnızlık intiharın başlıca nedenlerinden biridir ama, bu yalnızlık kişinin’ ruhsal yapısının bir sonucudur.

Dünyadaki intihar veya intihara teşebbüs olayları göz önüne alınacak olursa, büyük rakamlar ortaya çıkar. Dünyada her gün en az 1 000 kişi intihar etmektedir. A.B.D.’de her yıl, 24 000 kişinin intihar ederek öldüğü bilinmektedir. İngiltere’de ise her yıl 5 000 kişi intihar etmektedir.

Yapılan araştırmalar yaşın bu konuda son derece önemli bir etken olduğunu göstermiştir. Dünyanın en sanayileşmiş sekiz ülkesinde, 15-45 yaşları arasındaki kimselerin başlıca ölüm nedenleri arasında intihar üçüncü sırada gelmektedir.

Daha az sanayileşmiş sekiz ülkede ise, dördüncü sırayı almaktadır. A.B.D. dahil olmak üzere, birçok ülkede üniversite çağındaki kimseler arasında intihar sonucu ölenlerin sayısı, kazalarda ölenlerinkinden sonra ikinci gelmektedir.

A.B.D.’nde intihar oranının en yüksek olduğu şehrin New York, İngiltere’de de Londra olması oldukça ilgi çekicidir; bunun, büyük bir şehir içindeki toplumsal yalnızlıktan mı, yoksa psikolojik bunalımlar içindeki gençlerin büyük şehirlere akın etmelerinden mi ileri geldiği kesinlikle bilinmemektedir.

İntihar konusunda toplumsal etkenler rol oynamakla birlikte çökkünlük denilen zihinsel rahatsızlığın da birçok kimseyi intihara sürüklediği bilinmektedir.

Son yıllarda yapılan incelemeler, sık sık kendilerini öldürmekten söz eden kişilerin aslında intihar etmedikleri konusundaki inancın yanlış olduğunu göstermiştir. Gerçekte, bunun tersi doğrudur.

İntihar olaylarının yarısından fazlasında, intihar edenlerin bu niyetlerini fırsat buldukça üstü kapalı sözlerle belirttikleri ortaya çıkmıştır.

İntiharla ilgili bu gibi sözler, çoğu zaman bilinç altında yatan bir kendi kendini yok etmek arzusunun belirtisi olduğundan, her zaman büyük ciddiyetle ele alınmalıdır.

İntihar edenlerden yüzde 55’inin sevdikleri insanların ve arkadaşlarının desteğine ihtiyaç gösterdikleri, fakat bu desteği elde etmek için çaba harcamadıkları, ya da verilen öğütleri dikkate almadıkları anlaşılmıştır.

Kişisel ve toplumsal yalnızlık, intihar olaylarında büyük bir rol oynar. Gençler arasındaki intiharlar üstüne yapılan bir araştırma, her intihar olayında, intihar eden kimsenin yakın arkadaşları olmadığını meydana çıkarmıştır.

Yaş ve intihar arasındaki bağlantı üstüne yapılan çalışmalar, gençler arasında intihar oranının yüksekliği gibi, yaşlılar arasında da bu oranın yüksek olduğunu göstermiştir.

Kadınlar arasında intihar, erkeklere oranla, yaş ilerledikçe, azalma göstermektedir. Gençler arasında intihar en çok 15-22 yaşlar arasında yaygındır.

Araştırmalar intihar edenlerin büyük bir kısmının anneleriyle babalarının boşanmış olduklarını veya küçük yaşta yetim kaldıklarını ortaya koymuştur.

390 intihar olayı üstüne yapılan bir incelemede, ölümlerin yarısından fazlasında en büyük rolü zihinsel rahatsızlıkların (yüzde 37) ve toplumsal etkenlerin (yüzde 35) oynadığı görülmüştür. Alkolikler arasında intihar oranı çok yüksektir.

Alkolizm üstüne yapılan araştırmalar, içkiye fazla düşkün kimselerden çoğunun ciddi bir bunalım içinde olduklarını ortaya koymuştur.

Çok sık olmamakla birlikte, iki kişinin, birlikte hayatlarına son verdikleri de görülmektedir. Bu duruma, en çok genç aşıklar arasında rastlanır. İntihar yeni bir olay olmamakla birlikte, intihar olayları yirminci yüzyılda büyük bir artış göstermiştir.

Bu artış, belki de bir bakıma kayıtlardaki ölüm nedenlerinin daha iyi belirtilmesine bağlı olabilir; ama çağdaş toplumun getirdiği sorunların ilkel toplumlarca da bilinen bir olayı büyük ölçüde yaygınlaştırdığı da doğrudur.

Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre 1961-1963 yılları arasında en yüksek intihar oranı Macaristan (100 000’de 33,9) da, en düşük oranlar ise İrlanda (2,2), İtalya (2,2) ve İsrail (1,1) de gerçekleşmiştir. Hemen her ülkede intihar eden erkeklerin sayısı kadınların iki katıdır.

Ancak Japonya bu konuda önemli bir ayrıcalık meydana getirir; bu ülkede intihar eden kadınlarla erkeklerin sayısı hemen hemen eşittir. İsveç bir zamanlar en yüksek intihar oranına sahip ülkeydi.

Üç büyük dinin intiharı din dışı bir eylem sayışları gibi Afrika ye Asya’nın bazı bölgelerinde intihar edenlerin şeytana uymuş olduklarına inanılır.

Japonya’da yakın zamanlara kadar çok yaygın olan hara kiri, Hinduların kendilerini aç bırakarak, Budistlerin kendilerini yakarak öldürmeleri, dinsel kökenlere bağlı’ intihar şekilleridir. İntiharlar ilkbahar ve yaz mevsimlerinde çoğalır.

İntihar edenler en çok sabahları ve öğleden sonraları tercih ederler. «İntihar» adlı kitabın yazarı, ünlü Fransız sosyoloji uzmanı Jimile Durkheim’a göreı, intiharların çoğu, insan etkinliğinin arttığı dönemlere rastlar; bu nedenle de, intiharların büyük bir kısmı ilkbahar ile yaz aylarında ve gün ışığının en fazla olduğu saatlerde gerçekleşir.

Tatilde, gezide olan kimseler intihar etmek eğilimi göstermezler. Psikanalizin kurucusu Freud ve Adler intiharı, başkalarına karşı gerçekleştirilmeyen bir saldırıyı sonunda insanın kendisine uygulaması olarak değerlendirirler.

Freud intiharın, sevilen bir kimseye karşı hazırlanan bir saldırıyı, insanın kendisinde gerçekleştirmesi olarak yorumlar. Adler’e göre ise intihar, başkasına acı, üzüntü vermek amacıyla gerçekleştirilir.

İntihar yolları bir ülkeden öbürüne büyük değişiklikler gösterir. Örneğin ABD’de ateşli silâhlarla intihar en yaygın yöntem olduğu halde ateşli silâhların sıkı tir kontrol altında bulundurulduğu İngiltere’de bu yöntem az kullanılır.

Ateşli silâhlardan başka patlayıcı maddeleri kullanma, kendini gazla zehirleme, kendini asma, yüksekten atma, uyuşturucu ilaç alma en yaygın intihar yöntemleridir. Ölümle sonuçlanan intiharlar, intihara teşebbüs olaylarının ancak küçük bir kısmını meydana getirirler.

İntihara teşebbüs aslında, gerçekten yaşamak isteyip istememek konusunda kesin bir karara varamayanların başkalarının ilgisini çekme denemeleridir. İntihara teşebbüsten kurtarılanlar çoğu zaman, başka yollardan kazanamayacakları sevgi ve ilgiye kavuşurlar.

İntihara teşebbüsle kendini öldürmenin birbirlerinden farklı özellikler taşıdıkları olaylarla da ispatlanabilir. Örneğin, kendisini öldüren erkeklerin sayısı kadınlardan fazla olduğu halde, intihara teşebbüs eden kadınların sayısı erkeklerden fazladır.

Ayrıca intihar oranları genellikle hep aynı kalmakla birlikte, intihara teşebbüs sayısı hemen her yerde artış göstermektedir. İntihara teşebbüs edenler genellikle kendilerini ilaçla zehirlemeyi tercih ederler. Sağlam bir toplum düzeninin intihar ve intihara teşebbüs olaylarını büyük oranda azaltacağı bir gerçektir.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir