İskender Lahti

İskender Lahti veya Alexander Lahdi,İÖ IV. yüzyılın son çeyreğinde yapıldığı sanılan, adını üstündeki kabartmalar arasında bulunan Büyük İskender figüründen alan lahit. Osman Hamdi Bey’in 1887’de yaptığı Sayda (bugün Lübnan’da) kazılarında ortaya çıkarıldı.

Mezar soyguncularının tahrip ettiği İskender Lahti, parçalar halinde İstanbul’a getirildi ve birleştirildi. Yunanistan’ın ünlü pentelikon mermerinden yapılmış olan lahitte boya da kullanılmıştır. Bir tekne ve bir kapaktan meydana gelir. Yüksekliği 2,12, uzunluğu 3,18, genişliği 1,67 m’dir.

İskender Lahtinin şekil ve üslûbu tamamıyla bir yunan tapınağına benzer. Uzun taraflarından birinde Persler ile Yunanlılar arasındaki savaş; diğerinde aslan avı sahnesi yer alır. Kısa taraflarıyla bu tarafların alınlığını meydana getiren kısımda da, savaş ve av sahneleri görülür.

İskender Lahti Özellikleri

Uzun taraflarından birinde, başının sol tarafında bir arslan postu bulunan İskender, göğsüne bir ok isabet ettiği için şahlanan bir atın üzerinde, bir pers askerinin cesedinin üstünden atlamakta ve mızrağıyla de pers süvarisini vurmaya hazırlanmaktadır. Sağ köşede, bir makedonyalı süvari, atma bir ok saplanmış olmasına rağmen, pers süvarisini öldürmektedir. Başından yaralanan bu süvari, bir pers askerinin kolları arasında can vermektedir.

Sağ ve sol gruplar arasında iki piyadenin mücadelesi, İskender’e nişan alan pers okçusu, piyadeye kılıç çeken yunanlı süvari, diğer bir pers okçusu vardır, ikinci uzun cephede ortada yaralarından kan akan iri bir arslan, bir pers süvarisinin atına pençesini geçirmekte ve dişleriyle de göğsünü parçalamaktadır. Her iki taraftan süvarinin yardımına gelenler vardır ve arslanın arkasındaki pers askeri, arslana baltasını indirmektedir.

Arslanın solundaki, başı açık, yalnız, krallık alâmeti taşıyan süvari İskender’dir. Sol köşede ok atar durumda gösterilen şahıs bir pers askeridir. Sağ köşede de savaş sahnesiyle ilgili olmayan bir geyik avı görülmektedir.

Birinci kısa tarafta, bir pers süvarisi attan inerek baltasıyla, arkasındaki kalkanlı şahıs da mızrağıyla bir kaplana hücum etmektedir. Bu cephenin üçgen şeklindeki alınlığında bir süvari, diz çökerek kendini savunan bir savaşçıyı öldürmekte ve diğer taraftan bu şahsa yardıma gelenler görülmektedir.

ikinci kısa tarafta, ortada bir süvari, yere düşen çıplak bir şahsa mızrakla hücum etmektedir. Sağ ve sol uçlarda da pers ve yunan savaşçıları arasında çarpışma olmaktadır. Aynı tarafın alınlığında da böyle bir savaş sahnesi yer alır.

Lahtin kapağı, iki satıhtan meydana gelmiştir; üzeri kiremit biçiminde oyulmuştur. Saçağın iki uzun yüzünde oluk yerine on ikişer keçi kafası ve bunların her birinin aralarına rastlamak üzere de dokuz kadın başı vardır. Kapağın dört köşesinde de, ağızlarını açmış durumda yatan dört arslan, damın akroterini meydana getirmektedir. Lahtin, İskender’den sonra yaşamış bir fenike kralına ait olması muhtemeldir.

Arkeologların M. ö. IV. yy.’a ait olduğunu bildirdikleri İskender lahti’nin bulunduğu nekropol nemli olduğu için boyaları kısmen kaybolmuştur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir