İsmail Galip Arcan

İsmail Galip Arcan (1893-1974)-Tiyatro sanatçısı, rejisör, yazar ve şair. İstanbul’da, Üsküdar’da doğdu. Divan-ı Muhasebat mümeyyizi Ahmed İzzet Bey’in oğludur. İlkokulda iken gittiği bir tiyatroda gördüğü aktörlerin taklidini günlerce yapmıştı. Beşiktaş Rüştiyesi’nde, Beşiktaş ve Soğuk çeşme Askeri Rüştiyesi’nde, Kuleli İdadisi’nde okudu.

Kuleli’yi son sınıfta terketti. 1909 yılı Ramazamnda Üsküdar’da, Doğancılar’da temsiller veren Ahmed Fehim Efendi’ye bir tavsiye mektubu ile başvurdu. 16 yaşında iken kabul olunduğu gece Tevfik Fikret’in Hayat adlı şiirini okumuştu.

Dilküşa Tiyatrosu’nda Moliere’in “Tabib-i Aşk” ve Namık Kemal’in ‘ Akif Bey ” adlı temsillerinde aldığı birer küçük rol ile tiyatro hayatı başladı. Burhanedin’ Tepsi’nin tiyatro kumpanyasında çalıştı. Reşad Rıdvan Bey’in rejisörlüğü altında Selanik’te bir turneye katıldı. Burada oynadığı büyük rolleri beğenildi. Ahmed Fehim, kendisinin istikbali müjdelemişti.

1914-1920 yılları arasında Darü’l-Bedayi’de çalıştı. 1921 yılında Darü’l-Bedayi’ye dönmüş ise de, bir ara Paris’e gitti. Paris’te Fransa Maarif Nezareti’nin resmi izni ile devlet ve belediye tiyatrolarında incelemeler yaptı.

1924 yılında İstanbul’a dönünce Muhsin Ertuğrul ve Behzat Butak ile Şehzadebaşı’nda Ferah Tiyatrosu’nda temsiller verdi. 1925 yılında Fikret Şadi’nin Milli Sahne Grubu ile Anadolu’ya, turneye çıktı. 1926 yılında Darü’l-Bedayi’e üçüncü defa döndü. Sinemada da oynamıştı. 1974 yılında İstanbul’da 81 yaşında iken vefat etti. Mezan çok sevdiği Kartal Maltepesi mezarlığındadır.

Galip Arcan’ın, Türk tiyatro tarihinde özel bir yeri vardır. Çünkü, Galip Arcan, Meşrutiyet İnkılabı ile gelişen gerçek Türk tiyatrosunun, Muhsin, Behzad, Raşid Rıza gibi kurucularından biridir.

Tiyatro sanatkarlarının bir kundura boyacısından aşağı sayıldığı, bir “oyuncu parçası” telakki edildiği devirde sahneye adım atan Galip Arcan, bütün o devir sanatkarları gibi, hem ailesi, hem çevresi ile mücadele etmek zorunda idi.

Galip, idealine kavuşmak için baba evinden kovulmayı göze aldı. Adeta boğaz tokluğuna denebilecek şartlarla bir tiyatroya kapılandı… Girdiği tiyatro kumpanyası, bir ucu Yemen’de, öteki ucu Işkodra’da bulunan Osmanlı İmparatorluğu’nun başlıca şehirlerini, yarı aç, yarı tok dolaşırken, sanat aşkı Galip Arcan’ın da, bu turneye iştirak ettiğini görüyoruz.

Bu turnede karşılaştığı zorluklar Galib’i yıldıracak yerde imanını biledi. Ona eksiklerini öğretti. Galip Arcan, bu eksiklerini tamamlamak için, o zamanlar sahne hayatının en ileri sayıldığı Fransa’ya gitmek lüzumuna inandı.
Fakat bunu başarmak kolay bir iş değildi. O zamanki ölçülere göre büyücek bir paraya ihtiyaç vardı. Bu, Galib’e bir baba evine maloldu. Bu sayede Avrupa’ya gitme imkanını temin buldu.

Galib’in Avrupa’daki hayatı da, çetin bir mücadelenin hikayesidir. Galip orada bir yandan Fransız tiyatro sanatını tetkik ederken, öte yandan hayatını kazanmak için binbir zorluğu yenmek mecburiyetinde kalıyordu.
Fakat, bütün bu mücadeleler hiç de boşuna gitmedi. Galip Fransa’dan zengin bir bilgi yüküyle döndü: Fransızca’yı öğrenmiş, Fransız sahne sanatını tanımıştı.

Galip Arcan in telif tercüme ve adabte olmak üzere dilimize kazandırdığı 50’yi aşkın sahne eseri, değerli sana tkarın Fransa’da geçirdiği ıztıraplı hayatın bir mükafatı, bir tesellisidir.

İsmail Galip bütün bu engelleri devirip geçmiş. Türk sahnesinin dört tarafını ceviren hoşlukları birkaç türlü faaliyetin böldüğü hüviyeti ile doldurmuş sayılı iki üç aktörden biridir: Piyes yazmıştır, tiyatro mecmuası çıkarmıştır. rejisörlük yapmıştır, her nevide rol oynamıştır, münekkit ve tiyatro tarihtçisini boşluğunu kapatmak için bu mevzularda da kaleme davrandığı olmuştur ders vermiştir.

Bu cehde rağmen İsmail Galip, bazan bir dilim ekmeğin bile kendisine oyun ederek uzaklaştığı devirler yaşamış, fakat yılmamıştır.

Galip in büyük sahne aşkı, edebi kül türüyle de birleşerek, çatısı iyi kurumadığı için yıkılmak üzere olan Türk tiyatrosunun aradığı temellerden birini elde etmesini sağladı.

İsmail Galip Arcan Eserleri

Shakespeare’nin Hamlet’inde Kral, Moliere’in Cimri ‘sinde Cimri oldu. Sehiller’in Haydutlar’ında, Kafatası, Hulleci, Kör, Tohum adlı telif eserlerdeki rolleri unutulacak gibi değildir. Üstün bir komedyen idi. 52 piyesi adapte ve çeviridir. 4 piyesi telifdir.
a) ’ Tiyatroda Makyaj (1941)

b) Tiyatroda Diksiyon (1947)

c) 70’nci Yaş (Şiirler)

Dilimize kazandırdığı bellibaşlı oyunlar:
“Bedra”, “Bekar Ali Bey”, “Çam Sakızı”, “Şeref Paşa”, “Süt Kardeşler”, “Sırat Köprüsü”, “Babasının Oğlu”, “Geçit Kuşları”, “Atlı Karınca”, “Erkek ve Hayaletleri”, “Topak”, “Şarlatan”, “Yalova Türküsü”, “Mucize”, “Dardanel”, “Çocukluk Arkadaşı”, -“Velinin Çocuğu”, “Jirofla Jirofle”, “Müjde”, “Balayı”, “Leyla ile Mecnun”, Gülünç Kibarlar”, “Meri Dugen Davası”, “Hava Parası”. Oynadığı rollerin sayısı oldukça çoktur.
Tiyatroda (oy): (1917) Uçurum, Kundak Takımları, Kısmet Değilmiş (1919) Kendini Bil, (1920), Diken, (1921) Fürüzan, (1924) Kırkından Sonra, (1927) Haydutlar, (1930), Alev, Ayranoz Kadısı, Venedik Taciri, Kör, Kafes Arkasında, Onlardan Biri, Bir Kitap, Kokotlar Mektebi, Süt Kardeşler, Hızır Aleyhisselam, Fazilet Kuklası, Gölgelerin Yarışı, Evdeki Pazar, Katil, Hamlet, Hayvan Fikri Yedi, Topaz, Mektup, Bir Kavuk Devrildi, Bir Baba, Rüya içinde Rüya, Yaşayan Kadavra (1931) Gölge, Sevda Politikası, Yasin Hoca, Müddeiumumi, Maskaralar, 1-2-3…, Namus, Veli’nin Çocuğu, Kalbin Sesi, Mukaddes Alev, Maya (1932) İş Adamı, Akın, Müşkül İtiraf, Kafatası, Yedi Köyün Zeynebi, Mucize, Bir Ölü Evi, 3 Saat, Kadın Erkekleşince, San Zeybek, (1933) Şaka, Güneş Batarken, Süt Kardeşler, Anna Christie, Volpone, Bir Masal, (1934) Üvey Babam, Kurtlar-Kuzular, Kucak, Cürüm ve Ceza, Madame Şans Gene, Unutulan Adam, Balaban Ağa, Hamlet, (1935) İnsanlık Komedisi, Müfettiş, Yalancılar, Ölçüye Olca. Tohum, Karamazof Kardeşler, Hulleci, Gecike n Ceza, (1936) Ölüm Karşısında, Macbeth, Bir K adının Hayatı, Ayak Takımı Arasında, Baba, (1937) Yaban Ördeği, Kral Lear, Büyük Baba, Mum Söndü, Bekarlar, Turandot, (1938), Milyoner Kadın, Bir Adam Yaratmak, Fidanaki, Sözün Kısası, Size Öyle GeliyorsaÖyledir, Windsor Şen Kadınları, Mektup, Kan Kardeşleri, (1939) oğlumuz, Bir Misafir Geldi, Korkunç Gece,(1941) Kibarlık Budalası, Müthiş Aile, (1942) Para, Kış Masalı, Asrileşen Baba, Nasıl Hoşunuza Giderse, (1943)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir