İstanbul Antikacıları

İstanbul Antikacıları İstanbul’da servet sahipleri altın, gümüş, mücevher, sedef vs. işlemeli bir eşyayı almaya fazla merak ettiklerinden bir çok ailelerde koleksiyonlar toplanmıştı. Zamanında merak için toplanan bu sanat hazineleri gitgide paha biçilmez fiatlarla satıldıkça emek mahsulü olan kıymetli eşyalar antika olmağa başlamıştı.

Toprak altında bulunan arkeolojik eserlerden tutun da, el emeği olan her türlü süs ve ev eşyası, kıymet bilir kimseler tarafından büyük fiatlarla satın alındıkça ve yurt dışında müşteri buldukça İstanbul’da XIX. yüzyıldan itibaren (1855) Kapalıçarşı ve çevresinde, Tepebaşı’nda antikacı adı altında esnaf türedi. Sadece Osmanlı padişahlarının saraydaki eşyaları antikacıların eline geçemedi. Kıymet bilmeyen mirasyedi torunlar yoluyla bu değerli eşyalar antikacıların eline geçti.

Yeni doğan bu ticaret sahası ilk önce Kapalıçarşı’da, İç Bedesten’de toplanmıştı. Hala bu sebeple turistlerin akın ettiği bir yer halindedir. Ayrıca, Zincirli Han’da antika eşya satıcılarının toplandığı yerdir. Oymacılıkta, çakmakçılıkta ve kakmacılıkta hüner sahibi olan Türkler bir çok eser yaratmıştır. Zümrüt ve yeşim gibi en sert taş süsler iptidai aletlerle uygun tarzda işlenmiş olan bu eşyalar bugünün antika eşyası haline gelmiştir. Tunç, bakır, pirinç gibi maddelerden yapılmış eserler, hah ve kilim gibi eşyalar da bu grupta toplanmıştır.

Eski bir antikacı olan Nurettin Rüştü Büngül’ün “Tercüman 1001 Temel Eser” içinde yayınlanan 2 ciltlik “Eski Eserler Ansiklopedisi” adlı eserinde (1976) antikacıların vitrinlerini süsleyen antika eşyaları alfabetik bir sıralama içinde anlatmaktadır.

‘Abani, abanoz, ağırsak, ağızlık, ağızı-açık, ahar, akaju, akarsu, akçe tahtası, akik, ak yakut, alem, altun, ampir, anahtar, anber, araba, arabesk, arma, arusekli, arşun, asa, askı, atlas, avize, ayna, aznavur işi, ayakkabı, bafun-fağfun, bağa, bağlama, başlık, bayrak, bazuben, bedesten, sandal bedesteni, benderyan işi, beşik, Beykoz, bıçak, bilezik, billur (kristal), bohça, boncuk, boya, bozmacı, buhurdan, bronz, boru, Bursa çekmesi, bürümcük, cam, camadan, car, cevher, cenbiye, cıva yıldızı, cilt, cirit, cura, çadır, çakmacılık, çakmak, çakşur, çamçak, çanak, çan, çapula, çarşaf, Kapalı çarşı, çatma, çekmece, çerçeve, çeşmi-i çuha, dama, darbuka, damga, davul, define, değirmen, demir hindi, delail-i hayrat, dipçik, divan, divit, diremlik, dolap, dolak, domino, durak, duvak, dümbelek, ebru, en’am, eldiven, Edirne işi, elmas, elmas traş, engüştene, entari, eser-i İstanbul, fağfur, fahri oyması, falaka, falname, fener, ferman, fes, fıta, fildişi, fincan, gemi, gergef, güğüm, gürz, gümüş, gülabdan, halı, helke, hamail, hare, harita, havan, heybe, Hereke, hırka-i şerif,hokka, iğ, iğne, ilikmend, imame, inci, İngiliz işi, ip, ipek, İtalya işi, işleme, ibrik, ilgidir, jipe, kafes, kağt, kadife, kaftan, kağnı, kalem, kalemdan, kalemkar, kalemtraş, kalıp, kama, kamçı, kalkarı, kandil, kanun, karagöz, karavana, kasnak, kaşağı, kaşık, katıa, kavanoz, kavuk, kavukluk, kazan, kehrüba, kaman, kement, kemer, kırman, keser, keşkül, kıblenüma, klapdan, klarnet, kılıç, kırkbudak, kın, kilim, kilit, kitap, kitaplık, kolçak, kordon, kökçüler, kökler, kölemen sepeti, körük, köstek, kubacı, kumaş, kuka, Kur’an-ı Kerim, kuş, kuşak, kutlu, kutu, küllünk, küp, küpe, kürek, kürk, lal, lamba, lake, lalelik, levha, lüle, makas, macun, madalyon, mangal, makta, yaluka, marpuç, masa, maşa, maşallah, maşlah, memelik, mengüç, mercan.mekik, mertebani, meydanı, mezartaşı, mızrak, micmer, misk, miğfer, minber, minyatür, mumya, muşta, mühre, mühür, mütteka, mürekkep, naka, nahn, narçil, nargile, necef, ney, ocak, ok, oya, oyma, öd ağacı, önlük, örnek, öreke, pala, palan, panzehir, para, paravah, pen-bezar, pençe-i Al-i aba, peşkir, perde pe-ruze, peylek, porselen, rahle, rebab,refle, metalik, resim, reşme, saat, saçak, sadef sandık, saksonya, saksı, salıncak, santur, savat, seccade, Selimiye, semaver, sevr, seraser, Seylan, sikke, silkme, sinekeman, sitil, sofra, soğuk damga, solak, somaki, sorguç, spor aletleri, suzani, Süleymaniye taşı, sürahi, süzek, şal, şalvar, şamdan, şamel, satranç, şemsiye, şavlu, şebçırağı, şekerlik ve şerbetlik, şetari, şişe, tabaka, taban tabak, tabanca, tabut, taht, tahtırevan, taktuka, talik yazı, taklit takvimi daimi, tanbur, tandır, tarak, taş, tavan göbeği, tavla, teber, telvin, tennure, Tepe-başı, tepelik tepsi, tef, tekne, telli, telkari, terazi, terlik, teşbih, teslim taşı, testi, tezhib, tırnak yazısı, Urdan, tir-keş, tom, tombak, top, top-u çevgan, tuğ, tuğra, tulga, tunç, tüfek, uçkur, ud, usturlab, ünnab, üzengi, üzlük, vazo, verd-i Muhammedi, vitrin, Viyana, yağdan, yağlık, yakut, yasemin, yaşmak, yastik, yatak, yazı, yay, yeleklik, yelpaze, yeşim yıldız, yıldız taşı, yüsrü, yüzük, zafir, zarf, zeberced, zemzemlik, zerbeft, zere fşan, zerendüt, zerger, zergendan, sernişan, z ey kir, zırh, zil, zilli maşa, zurna, zülfikar, zümrüt, zürafa. ”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir