İstanbul Arkeoloji Müzesi

İstanbul Arkeoloji Müzesi,Türkiye’de açılan ilk arkeoloji müzeleri olmalarının yanı sıra, bu alanda dünyanın önemli müzelerinden biridir. Maarif nazırı Saffet Paşa’nın emriyle, istanbul’da toplanan tarihsel yapıtlar (1869), Çinili köşk’te yapılan düzenlemelerle (1869-1871), ziyarete açıldı (1875).

Osman Hamdi Bey müzenin müdürlüğüne getirildi (1881). Onun Sidon’daki (Sayda) kral mezarlarında yaptığı kazılarda bulduğu iskender lahdi, Ağlayan* kadınlar lahdi, Lykia ve Satrap lahitlerinin de istanbul’a getirilişiyle müze zenginleşti.

Çinili köşk’ün yanında yapılan yeni müze binası 1891’de açıldı. 1917’de müzenin yakınındaki Sanayii nefise mektebl’nln (Güzel sanatlar okulu) Cağaloğlu’na taşınmasıyla bu yapı da Eski şark eserleri müzesi olarak arkeoloji müzelerine eklendi.

Arkeoloji Müzesi

Gülhane parkı ile Topkapı sarayı arasındadır. Mimar A. Vallaury’nin eseri olan müze yapısı yunan tapınaklarını andırır.

Burada Tarihöncesi’nden başlayarak Anadolu’da kurulmuş uygarlıklara (Lydia, Phrygla, Yunan, Roma, Bizans) ilişkin yapıtların yanı sıra, Yunanistan, Ege adaları, Kıbrıs, Libya, Suriye ve Lübnan’dan gelmiş eserler de bulunmaktadır.

Yunan ve Roma dönemlerinden pek çok heykel ve çeşitli eserin yer aldığı bu bölümün başyapıtları arasında altın, gümüş ve fildişinden (Efes Artemis tapınağından getirilmiş rahibe heykelcikleri) örnekler, Samos’a bağlanan arkaik üsluptaki heykel başı, yunan-pers üslubundaki Daskyleion steli, Sidon (Sayda) kral mezarlarında ortaya çıkarılan ünlü lahitler, iskender heykeli ve Bergama’da bulunmuş iskender başı, Tralles’te ele geçen Ephebos heykeli belirtilebilir.

Ayrıca Hacılar, Tru-va, Yortan, Fiklrtepe, Çandarlı, Afrodlsias, Assos, Magnesia e epi Maiandroi (Menderes Magnesia’sı) kazı buluntuları da önemli yer tutmaktadır Müze islam öncesi ve islam dönemlerini kapsayan çok zengin bir sikke ve madalya koleksiyonuna sahiptir Bunların yanı sıra tarih, arkeoloji, güzel sanatlar ve sikkelere ilişkin çok sayıda yayının bulunduğu bir kitaplık, bakım, onarım ve fotoğraf atölyeleri vardır.

Eski Şark Eserleri Müzesi

Arkeoloji müzesinin yanındadır, 1963-1973 arasında yeniden düzenlenen bu bölümde Mezopotamya (Sümer, Akkad, Asur, Babil) uygarlıklarına ilişkin buluntular; Mısır sanatı örnekleri (bir bölümü 1894’te Hıdiv Abbas Paşa tarafından armağan edildi); Hitit ve Geç Hitit dönemlerinden eserler (heykeller, kabartmalar, seramikler, mühürler); Arabistan’ın islamlık öncesi kültürlerine ilişkin yapıtlar (mezar taşı olarak kullanılmış taştan heykeller) yer alır.

Müzenin on binlerce parçadan oluşan çivi yazılı pişmiş topraktan tabletleri (Sümer, Akkad, Hitit dönemleri) dünyanın en zengin koleksiyonlarındandır. Sümer kralı Gudea’nın, Asur kralı Salmanasar II’nin ve Hitit kralı Tuthalya IV’ün heykelleriyle mızraklı asur askerlerini betimleyen kabartma, müzenin önemli anıtlarıdır.

Türk Çini ve Seramikleri Müzesi

1875’te müzeye dönüştürülen Çinili köşk’te, türk çini ve seramik sanatından çok çeşitli örnekler sergilenmektedir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir