İstiridye Nedir,Özellikleri | Ansiklopedik Bilgi |

İstiridye hakkında bilgi,İstiridye nedir nerede bulunur,İstiridye nedir ne işe yarar,İstiridye hayvanı nedir,İstiridye Nedir,Yumurtayla çoğalan bu türün üyeleri, deniz düzeyinin 1-1,5 m altından başlayarak derinlere doğru yayılır.

Bütün kıyılarımızın kumlu ve çakıllı kesimlerinde dağınık istiridye öbekleri bulunur.

İstiridye Özellikleri

Portekiz istiridyesi (Crassostrea angulata) Batı Avrupa ülkelerinde eskiden yaygın biçimde yetiştiriliyordu.

Ne var ki günümüzde Batı Avrupa ülkeleri artık Crassostrea gigas türünü yetiştirmektedir.

İstiridye yavrusunun, doğduğu sırada eşit büyüklükte iki küçük çeneti vardır; kısa süre sonra çenetlerinden biriyle dibe tutunur ve artık işe yaramayan organları, kirpikleri, ayakları ve bunları denetleyen sinir merkezleri yok olur.

İstiridyelerin düşmanı çoktur: yavru istiridyeleri parçalayıp yutan balıklardan başka birçok denizyıldızı ve yumuşakça, çenetlerini zorlayıp istiridyeleri yemeyi başarır (örneğin amerikalı istiridyecilerin baş belası olan ve istiridye tarlalarını kaplayan Urosalpynx, çenetlerden birini deler; Amonia ephippium ise istiridyenin üzerinde çoğalarak onu boğar).

Besin olarak istiridye en yapıcı ve en hafif besinlerden biridir: 200 g yumuşakça 315 g azotlu besine eşdeğerdir.

istiridye, çiğ (limonla ya da çeşitli soslarla ya da pişmiş (kızartma, haşlama) olarak yenir.

İstiridye zehirlenmeleri genellikle bu hayvanların gemilerin bakır kaplamalarına yapışmasından ileri gelir; bununla birlikte istiridyeler yumurtlama mevsimi olan mayıs-eylül ayları arasında ne olursa olsun zararlı sayılır ve bu aylar arasında hiç olmazsa balık avlama bölgeleri dışında yakalanan istiridyeleri yememekte yarar vardır.

İstiridye yetiştiriciliği, düzenli bakılan ve korunan yataklara bırakılan yumurtalardan çıkan larvaların doğal çevreden toplanmasıyla başlar.

Suda yüzen, ama deniz akıntılarıyla sürüklenen çok sayıdaki mikroskobik larva, yumurtlama zamanında, haziran ve özellikle de temmuzda istiridye yetiştiricilerinin uygun bölgelere bıraktığı kepçe ya da toplayıcılar üzerine gelip yapışırlar.

Uygun koşullarda, özellikle uygun sıcaklık ve ışık koşullarında, kısa zamanda kabuklar gelişir.

Yumurtlama ve yavruları yakalama daha denetimli olarak kuluçkalıklarda yapılan suni tohumlamayla gerçekleştirilebilir

8-9 ay sonra istiridyeler toplayıcılardan ayıklanır, yetiştirme alanına yerleştirilir. İstiridyeler kuluçkalıkta yumurtadan çıkmışsa bu İşlem yapılmaz, çünkü yavrular toplayıcı olmadan tek tek yakalanır.

Bundan sonraki evre 2-3 yıl süren ve çeşitli biçimlerde gerçekleştirilen gerçek yetiştirme evresidir.

Bazı Avrupa ülkelerinde Atlas okyanusu kıyılarında geleneksel olarak istiridye, deniz alçalınca açıkta kalan alana ekilir, sonra düzenli olarak bakılırdı.

Bu alanlarda yakın zamanda başka bir teknik uygulanmaya başlanmıştır: istiridyeleri kepçeler içinde yetiştirme alanına yerleştirilmektedir.

Fransa’da (Bretagne) deniz alçaldığı zaman açıkta kalmayan derin deniz şeridinde bazen derin su yetiştiriciliği de yapılır; bu durumda yumuşakçalar gemiyle ekilir ve ürün dip kepçesiyle toplanır.

Son olarak, Akdeniz’deki deniz kulaklarında, örneğin Thau’da İstiridyeler su içine gerilmiş ipler üzerine yetiştirilir.

Bazı bölgelerde eskiden beri planktonun zengin sular içinde semirtilip arıtılmasına karşılık, bazı bölgelerde istiridyeler özel havuzlarda yetiştirilmektedir.

Satışa sunulmadan önce istiridyeler genellikle yıkanır, ayıklanır, boylarına göre ayrılır ve bazen ambalajlanır.

Bazı yetiştirme bölgeleri ve bazı yetiştiriciler özel bir türün yetiştirilmesinde uzmanlaşmışlardır: sözgelimi Fransa’da Gironde ırmağı ağzında (Marennes-Oteron) Crassostrea gigas Morbihan’da istiridyenin  yakalanması gibi istiridye yetiştiriciliği hem çok, hem sürekli çalışma gerektirir: istiridyeleri yiyen ya da zarar verenlerle (denizyıldızları, delici küçük midyeler, su yosunları) savaşmak, yetiştirme alanının bakımını yapmak, fırtınalara karşı önlemler almak gerekir.

Bu etkinlik, kıyı sularının doğal birincil üretkenliğini ve daha genel olarak da suların fiziksel, kimyasal niteliğini yükseltme çabalarına dayanır.

İstiridye Yetiştiriciliği

Her ne kadar istiridyelerin yetiştirilebileceğl çok eski zamanlarda an-laşıldıysa da, gerçek bir istiridye yetiştiriciliği Avrupa’da ancak XIX, yy. sonlarında yaygın olarak başladı.

Başlangıçta yalnızca İstiridye (Ostrea edulis) yetiştirildiy-se de 1920’lere doğru portekiz istiridyesi (Crassostrea angulata) de yetiştirilmeye başlandı.

Ne var ki 1970’lerde patlak veren bir salgın hastalık portekiz istiridyesini hemen hemen yok edince, onun yerini Büyük Okyanus kökenli Crassostrea gigas aldı.

Bir cevap yazın