IV. Mehmed,Hayatı,Dönemi Siyasi Olayları

IV. Mehmed,Avcı, Türk padişahı (İstanbul 1642 – Edirne 6 ocak 1693).

4. Mehmed Hakkında Ansiklopedik Bilgi

İbrahim I’in Hatice Turhan Sultandan doğan oğlu. Şehzadeliği sırasında Şamî Yusuf ve Şamî Hüseyin Efendilerden ders aldı.

Babasının tahtan indirilmesi üzerine, yedi yaşında tahta geçti (8 ağustos 1648). İlk saltanat yıllarında isyanlar çıktı. Ocak ağaları padişahı etkileyerek istedikleri makamı rüşvet karşılığında değersiz kimselere satıyorlardı. Bu durumdan hoşlanmayan sipahiler, ulufelerinin zamanında ödenmediğini de bahane ederek günlerce süren bir isyanı başlattılar.

4. Mehmed Hayatı

Bu isyan, Yeniçeri ocağının önde gelen ağalarından Koca Muslihiddin Ağanın çabasıyla bastırıldı.

Mehmed IV, küçük bir çocuk olduğu için devlet işleri Büyük valide Kösem Sultan ile Valide Turhan Sultan tarafından yürütülüyordu. Bu yüzden iki nüfuzlu kadın arasında amansız bir rekabet doğdu.

Daha ence başlatılan Girit seferinin gerektirdiği faaliyete hız verdirildi. Kaptanıderya Voynuk Ahmed Paşa kumandasındaki osmanlı donanması Akdeniz’e gönderildi.

Foça’da venedik gemilerinin saldırışına uğrayan donanma düşmana kayıplar verdirdi; fakat yeniçerilerin savaşa katılmaması yüzünden başarı elde edemedi.

Donanma Rodos limanında tunus ve mısır gemileriyle birleşerek Girit’e geldi. Mehmed IV, donanmanın bu başrısızlığından sorumlu tuttuğu sadrazam Sofu Mehmed Paşayı görevinden aldı.

Yerine Yeniçeriağası Kara Murad Ağayı sadrazam tayin etti (21 mayıs 1649).

Sipahi isyanının kanlı bir şekilde bastırılması Anadolu’da büyük bir tepki uyandırmıştı.

Eski bir sipahi olan Gürcü Abdünnebî, Niğde’de çevresine topladığı zorbalarla isyan etti; Konya üzerine yürüdü, Katırcıoğlu Mehmed’in kuvvetleriyle birleşti ve öldürülen sipahilerin kan davasını güderek intikam almak istedi.

Hükümet isyancılara karşı Tavukçu Mehmed Paşayı gönderdi. Ancak Paşa başarı elde edemeden İstanbul’a döndü.

Bunun üzerine Üsküdar’a geçirilen Rumeli askeri, sadrazam Kara Murad Paşanın kumandasında, Abdünnebi’nin üzerine yürüdü.

Üsküdar yakınındaki Bulgurlu’da yapılan savaşı Kara Murad Paşa kazandı (17 temmuz 1649).

Kara Murad Paşa, devleti, içine düştüğü durumdan kurtaracak yetenekte bir vezir olmadığından ülkedeki isyanları bastıramadı; ayrıca, devletin bütün işlerine karışan ağalar, Kara Murad Paşaya söz geçiremıyordu; bu durum, ağalar sayesinde saltanat süren Kesem Sultanın da işini bozuyordu. Böylece padişah, paşa aleyhinde kışkırtıldı. Kara Murad Paşa, sadrazamlıktan çekilmek zorunda kaldı (5 ağustos 1650).

Yerine Melek Ahmed Paşa tayin edildi, onun zamanında Ocak ağalarının baskısı gün geçtikçe arttı. Osmanlı donanması, Venediklilere Paros’da yenildi (10 temmuz 1651). Kadızadeliler ile tarikat mensupları arasında öteden beri süregelen anlaşmazlığın önü alınamadı. Ocak ağalarının parasızlığa çare bulmak için paranın değerini düşürerek piyasaya sürdükleri akçe, İstanbul esnafının ayaklanmasına sebep oldu. Bütün bu olaylar karşısında başarılı olamayan Melek Ahmed Paşa görevinden alınarak yerine Siyavuş Paşa getirildi.

Yeniçerilere dayanarak her istediğini yaptıran Kösem Sultan ile Mehmed IV’ün annesi Valide Turhan Sultanın arası iyice açıldı: Kösem Sultan, Mehmed IV’ü tahttan indirterek Turhan Sultanın hâkimiyetine son vermek istiyordu, fakat amacına erişemeden Turhan Sultanın adamları tarafından Öldürüldü (2 eylül 1651). Bu tarihten sonra Ocak ağalarının hâkimiyeti zayıfladı, Mehmed IV üzerinde, Turhan Sultan ile haremağaları etkili olmaya başladılar.

Sadrazam Siyavuş Paşa, kızlar ağası Süleyman Ağa ile anlaşamayınca, Mehmed IV sadrazamı azletti, yerine Gürcü Mehmed Paşayı tayin etti. Ancak Mehmed Paşanın sadrazamlığı da uzun sürmedi. Mehmed IV, sadrazamlığa Tarhuncu Ahmed Paşayı getirmek zorunda kaldı (20 haziran 1652). Tarhuncu Ahmed Paşa alacağı mali tedbirlere kimsenin karışmaması şartıyla bu görevi kabul etti.

Gümrük ve tersane giderlerini denetleyerek suistimalin önüne geçmeye çalıştı. Bütün görevlileri kapsayan isâliye adlı bir vergi koydu. Zeamet ve hasları miriye bağladı. Devletin gelirini 700 000 kuruş artırdı. Bundan başka değirmenlere koyduğu vergiyle, hâzineye yılda 100 000 kuruş gelir sağlayacaktı.

Bu vergi halkın hoşnutsuzluğuna yol açtığından padişahın emriyle yürürlükten kaldırıldı. Mehmed IV, sadrazamdan, devletin gelir ve giderini gösteren bir defter düzenlemesini istedi.

4 Mehmet Dönemi Siyasi Olayları

Hazine açığını bütün ayrıntılarıyla gösteren bu defter, hâzineyi yağmalamaya alışmış olanların işine gelmedi; sadrazamı padişahın gözünden düşürdüler ve azlettirerek öldürülmesini sağladılar. Yeni sadrazam Derviş Paşanın bir süre sonra hastalanması üzerine Mehmed IV sadrazamlığı, bir celâlî sergerdesi olan Halep beylerbeyi ibşir Mustafa Paşaya verdi.

Fakat o da bir isyan sırasında öldürüldü, ibşir Paşadan sonra Mehmed IV, sadareti yeniden Murad Paşaya, onun da istifasıyla Süleyman Paşaya verdi. Paşa, para damlığına bir çare bulmak üzere sikkenin değerini düşürdü. Bu tedbir yeni bir isyanın başlangıcı oldu.

Duruma hâkim olmak isteyen Mehmed IV ve annesi, Girit serdarı Deli Hüseyin Paşayı sadrazamlığa getirmeye karar verdiler.

Bu sırada, kaymakamlığa getirilen Zurnazen Mustafa Paşanın kışkırtmasıyla, çınar vakası adı verilen ayaklanma meydana geldi. ( çınar vakası.) Ayaklanmanın bastırılmasından sonra Mehmed IV, Siyavuş ve Boynuyaralı (Boynueğri) Mehmed Paşaları birbiri ardınca sadrazamlığa getirdi. Bu sırada Çanakkale boğazında meydana gelen Türk – Venedik deniz savaşı, Türklerin aleyhine döndü.

Zurnazen Mustafa ye Kenan Paşaların denizdeki yenilgisi, devlet ilerigelenlerinin yönetiminde gösterdikleri ihmal ve Mehmed IV’ün zamanını av ve eğlencelerle geçirmesi, halk arasında büyük bir huzursuzluk uyandırdı.

Ülkenin meselelerine bir çözüm yolu bulmak amacıyla toplanan meclisler de bir sonuç alamayınca, yeni ve kudretli bir sadrazam arandı.

Turhan Sultana zeki ve kabiliyetli bir kişi olarak tavsiye edilen Köprülü Mehmed Paşa sadrazamlığa getirildi (15 eylül 1656).

Mehmed IV ile Turhan Sultan’dan tam yetki alarak göreve başlayan Köprülü, İstanbul’da güvenliği sağladı. Donanmayı kuvvetlendirerek Çanakkale boğazında Venedik donanmasını yendi.

Bozcaada ve Limni’yi geri aldı. Erdel meselesini çözümlemek üzere sefere çıktı ve Yanova’yı ele geçirdi.

Anadolu’da Abaza Hasan Paşanın çıkardığı isyanı bastırdı. Köprülü’nün bu başarıları üzerine Mehmed IV, bütün devlet işlerinin yönetimini ona bıraktı.

Köprülü Mehmed Paşaya verdiği sözü tutarak onun ölümünden sonra yerine oğlu Fazıl Ahmed Paşayı tayin etti.

Mehmed IV, bu isabetli tayinden sonra gene eğlence ve av ile vakit geçirmeye başladı. Bu arada paşanın Avusturya ve Lehistan üzerine yaptığı seferlere de katıldı.

Fazıl Ahmed Paşanın başarılı yönetimi, Mehmed lV’ün beceriksizliğini örttüğü gibi, Avusturya’dan Uyvar ve Venedik’ten Girit kalelerinin alınmasını da sağladı.

Lehistan seferine çıkan Fazıl Ahmed Paşa ile İstanbul’dan ayrılan Mehmed IV. Kamaniçe kalesi önünde meydana gelen savaşı izledi.

Teslim alınan kaleyi gezdi ve cami haline getirilecek altı kiliseden birine kendi, diğer ikisine Valide Sultan ile Haseki Sultanın adını verdi ve Bucaş antlaşması imzalandıktan sonra (18 eylül 1672) Edirne’ye döndü.

Lehistan’ın, ” antlaşma şartlarını ağır bularak buna uymaması üzerine Mehmed IV, yeni bir sefere karar verdi.

Ordusunun başında isakçı’ya kadar geldi. Müteferrika Hüseyin Ağayı buradan Lehistan’a göndererek barış şartları yerine getirilirse seferden vaz geçileceğini bildirdi.

Bu sırada Lehlilerin Hotin üzerine gönderdikleri kuvvetler, Silistre beylerbeyi Hüseyin Paşayı yendi ve Hotin’i ele geçirdi. Kışın birden bastırması üzerine ordusuyla kışlaya çekilen Mehmed IV, 1673 baharında tekrar Lehistan’a saldırdı.

Bu sırada Rusların Kazaklara saldırdığı haberi geldi. Mehmed IV, bu saldırıyı önlemek düşüncesiyle Lehistan seferinden vaz geçti; öte yandan Şam beylerbeyi Hüseyin Paşa, Hotin kalesini geri aldı.

Mehmed IV, bazı palankaların alınmasında hazır bulundu; bu sırada Lehistan savaşı sona erdi (27 ekim 1676). Fazıl Ahmed Paşanın ölümü üzerine Mehmed IV Köprülü ailesinin yetiştirmesi olan Rikâbı Humayun kaymakamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşayı sadarete getirdi.

Kara Mustafa Paşa ile Çehrin seferine çıkmak üzere İstanbul’dan ayrılan Mehmed IV, Tuna’ya kadar geldi ve burada konakladı. Kara Mustafa Paşanın Çehrin kalesini almasından sonra Padişah İstanbul’a döndü (1678).

Rusların savaşı sürdürmeleri üzerine yeni bir sefere karar verildi (1680). Mehmed IV ordunun başında Edirne’ye kadar geldi. Bu sırada rus çarı. Kırım hanının aracılığıyla barış teklifinde bulundu; Rusya ile yirmi yıl süreli bir saldırmazlık antlaşması yapıldı (1681).

Mehmed IV devrinin en önemli olaylarından biri de Osmanlı Türk devletini temelinden sarsacak olan ikinci Viyana kuşatmasıdır.Bu sefere katılmak için Belgrad’a kadar gelen Mehmed IV sadrazam Kara Mustafa Paşanın Kuşatmada bozguna uğraması (12 eylül 1683) üzerine Edirne’ye döndü. Orada Kara Mustafa Paşayı görevinden aldı; sonra da idamı için emir verdi.

Estergon, Peşte ve Budin kaleleri düştükten sonra İbrahim Paşayı sadrazamlığa getirdi, devletin zor durumundan yararlanan Venedik, Türklere karşı kurulan mukaddes ittifaka katılarak (25 nisan 1684) kara ve denizden saldırıya geçti.

Papalık, ispanya, Cenova, Floransa ve Malta gemileri de yardıma gelerek Ayamavra’yı, sonra da Preveze’yi ve Mora’yı aldılar; üç aylık bir kuşatmadan sonra da Koron’u ele geçirdiler (1685).

Bundan sonra Modon, Anaboli ve öteki Mora kaleleri Venediklilerin eline geçti. Mora’dan sonra venedik kuvvetleri Orta Yunanistan’daki Patras, Korinthos, inebahtı ve Mizistre gibi önemli kalelere ve Atina’ya hakim oldular.

Türk devleti toprakları böylece kuzeyden ve güneyden saldırıya uğrarken iç buhran başgösterdi. Anadolu’da bazı asiler türedi. Mehmed IV, devletin içine düştüğü bu durumla hiç ilgilenmedi. Bu ilgisizlik her sınıf halk üzerinde kötü etki yaptı.

Müderrisler, şeyhler ve ocak halkı, Mehmed IV’ün aleyhine döndü. Türk ordusu Mohaç’ta yenilince ulufelerinin verilmediğini öne süren yeniçeriler Serdar Süleyman Paşayı istemediklerini bildirerek isyan ettiler ve Siyavuş Paşayı sadrazamlığa getirmek ve Mehmed IV’ü tahttan indirmek kararına vardılar. Asker, İstanbul’a doğru yürümeye başladı.

Mehmed IV, daha önce şeyhülislâm Ankaravî Mehmed Efendi ile haberleşerek Siyavuş Paşayı sadrazamlığa getirdi. Ankaravi Mehmed Efendi, ulema ile görüşerek saltanat değişikliği konusunda onların da fikirlerini aldı.

Ne yapacağını şaşıran Mehmed IV, eski sadrazam Süleyman Paşayı öldürterek başını askere gönderdi: avcılıktan vaz geçtiğini ve aşırı harcamalarda bulunmayacağını isyancılara bildirdi.

Ancak, bu sırada Edirne’ye kadar gelen sipahi silahdarlarıyla yeniçeri zorbaları sadrazamın otağını kuşatarak Edirne’de kalmak istemediklerini, davalarını görmek üzere İstanbul’a gitmek kararında olduklarını bildirdiler.

Mehmed IV, tam isyan halinde bulunan ordunun Edirne’de kalmasını sağlamağa çalıştı; fakat başarılı olamayınca, orduyla birlikte Silifke’ye gelen Siyavuş Paşaya gönderdiği bir hattı hümayun ile bu hareketin kendisini hal için yapıldığını belirterek yerine oğlu Mustafa’nın tahta geçirilmesini istedi (6 ekim 1687).

Hattı hümayunu alan Siyavuş Paşa, ocak ağalarını ve zorbaları topladı.

Asiler Mehmed IV’ün tahttan indirilerek yerine kardeşi Süleyman’ın geçirilmesi yolundaki isteklerini İstanbul’a bildirdiler; sadaret kaymakamı Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, bütün ulemayı, sekban başı ve ocak ihtiyarlarını Ayasofya camiine çağırarak asilerin aldıkları kararı okuttu.

Toplantıda bulunanlar padişahın tahttan indirilmesini ve yerine kardeşi Süleyman’ın geçirilmesini uygun buldular, bu karar yerine getirildi.

Mehmed IV, iki oğluyla Edirne sarayına hapsedilerek hayatının son yıllarını orada geçirdi.

6 Ocak 1693’te cenazesi İstanbul’a getirilerek annesi Turhan Sultanın bitirdiği Yeni Cami yanındaki türbeye gömüldü.

Mehmed IV 42 yıllık saltanatıyla, Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra en uzun hüküm süren osmanlı padişahıdır.

iyi yürekli, cömert, ailesine bağlı ve kan dökmekten hoşlanmayan bir kimse olduğu söylenir.

Mehmed IV’ün haseki Avnetullah Gülnuş’tan dünyaya gelen oğulları Mustafa (Mustafa II) ile Ahmed (Ahmed II) Osmanlı padişahı oldular.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir