Jan van Eyck Kimdir,Hayatı | Ressam Biyografileri |

Jan van eyck hakkında bilgi,Jan van Eyck Kimdir, (1390 – 1441) Flaman ressam.

Genç yaşta, Bayern’li Johann’ın hizmetine girdi; 1422-1424 arasında La Haye’de kaldı, 1425’te İyi Philippe’in «mabeyinci»si olarak Lille’e yerleşti.

1426’da bir görevle Ispanya’ya gönderildi; 1428’de Portekiz’e giderek İyi Philippe’in nişanlısı prenses isabelle’in portresini yaptı.

1429’da Fransa’ya döndü, dük ile İspanyol prensesinin düğününde bulundu; bir süre Hesdin şatosunda kaldı, sonra Brugge’ye yerleşerek 1432’de bir ev satın aldı.

Gösterişli bir büyük burjuva, ünlü ve gözde bir saray ressamıydı.

1432’de hizmete açılan Saint-Bavon (Gand) kilisesinde yaptığı mihrap arkalığı (Mistik Kuzu) ile ün kazanmaya başladı.

1436’da yaptığı Piskoposluk Meclisi Üyesi Van der Paele’nin Bakiresi adlı tablosunda ve ona mal edilen Şansölye Rolin’in Bakiresi adlı tabloda en parlak şeklini alan bir renk anlayışı içinde. bazen ihtişamlı, bazen canlı ve yepyeni şekiller halinde ortaya çıkan ve «eyck mucizesi» denen tarzını ortaya koydu: bu, hayata ve hümanizme geniş yer veren, «milletlerarası gotik»in süs araştırmalarından tamamıyla kurtulmuş bir tarzdır.

Sanatçı Hıristiyanlık duygusuna güç vermek için konuları tamamıyla hayalgücünün ürünü olan tablolarında, şehir görüntüleri ve kır manzaralarında, görülen tabiata, insana ve eşyaya (ev araç ve gereçleri, aletler, mücevherler, mobilyalar) yer verir ve tabloda belirginleştirilen yönün mükemmelliği tablonun resim olarak yetkinliğine yeni bir anlam kazandırır.

İnce bir minyatürcü olan Van Eyck (Berry Dükünün Dua Kitabı nın birkaç sayfası da ona atfedilir), aynı zamanda büyük bir portecidir ve hep gerçeğe uygun bir biçimde canlandırdığı yüz ifadelerine gittikçe daha duyarlıklı bir yoğunluk ve yumuşaklık kazandırmıştır (Sarıklı Adam, Arnolfiniler ve Marguerite Van Eyck’te görüldüğü gibi).

Van Eyck konularını günlük hayattan alan resimler de yaptı.

Sanatçının bütün eserlerindeki ortak özellik, dünyanın şiirsel yönünü yansıtması, nesnelerin hacmini, ışık ve uzay içindeki organik gerçeği ustaca dile getirmesidir.

Van Eyck yağlıboyayı bulan kimse değildir.

Bu tarz kendisinden önce vardı. Sanatçı, meşe pano üzerine, reçineyle karıştırılmış kurutucu yağ gibi maddelerle resim yapar; ayrıca, beyaz ve saydam olmayan bir karışımı ince boya tabakalarıyla örterdi.

Bunlar, ışığı tutar, bozmadan alta kadar indirir, canlı ve etkili bir biçimde geri dönmesini sağlar.

Rengin hassas niteliği ve ışık etkilerinin inceliğiyle birleşen çizgilerin belirginliği olağanüstü bir gerçeklik izlenimi sağlar ve bu başdöndürücü kesinlik nesneler üstünde bir hayal görünümü yaratır.

Memling’e kadar bütün flaman ressamları Jan Van Eyck’in bu ustalığından yararlanmışlardır.

Van Eyck’in Dresden, Frankfurt ve Louvre’da birçok güzel deseni vardır.

Otuz kadar yağlıboya tablosu arasında ise şunlar sayılabilir: Gand’da Mistik Kuzu adlı mihrap arkalığı; Louvre’da Şansölye Rolin’in Bakiresi; Anvers’de Sainte Barbe (1437) ve Bakire Çeşmede (1439); Berlin’de Karanfilli Adam, Bakire Kilisede; Brugge’de.

Piskoposluk Meclisi Üyesi Van der Paele’nin Bakiresi (1436), Marguerite Van Eyck’in portresi (1439); Dresden’de Meryem Triptiği, Londra’da (National gallery) Sarıklı Adam (1433), Arnolfini’ler adlı portresi (1434); Viyana’da Cardinal Albergati’nın portresi; Rotterdam’da Les Trois Maries au Tombeau.

Bir cevap yazın