Jean de La Fontaine Kimdir,Hayatı | Yazar Biyografileri |

Jean de La Fontaine Kimdir Fransız şairi (Châteat – Thierry 1621-Paris 1695).

Jean de La Fontaine Hayatı

Bir ‘maître des Eaux et Forets’nin oğluydu.

1641’de Oratoire’a girdi ama on sekiz ay sonra ayrıldı.

1647’de evlendi ve bir oğlu oldu (1643); pek mutlu sayılamayacak bu evlilik, 1670’te ayrılma ile sonuçlandı.

Jean de La FontaineBabasından miras kalan memuriyete 1652’de başladı; çektiği para sıkıntısını gideremeyen bu iş, sürdüğü avare hayatı engellemedi.

Terentius’un Eunuchus (Harem Ağası) [1654] adlı eserinin bir uyarlamasını yaparak edebiyata atıldı.

Amcası Jannart tarafından Fouquet ile tanıştırıldı (1658) ve Fouquet’nin himayesine girdi; koruyucusuna hoş görünmek amacıyla bütün edebiyat türlerini denedi: manzum mektup; madrigal; balad.

Fouquet gözden düşünce bu olaydan etkilenerek yazdığı elegie aux Nymphes de Vaux (Vaux Perilerine Eleji) [1661] adlı manzumesi hem olaydan duyduğu üzüntüyü, hem de kraldan af istemekle gösterdiği cesareti belirtir.

Amcası ile birlikte Limousine’e (amcası buraya sürülmüştü) yaptığı bir seyahatten sonra yeni bir koruyucu buldu: Gaston d’Orleans’ın dul eşi (1664).

Contes (Masallar) adlı eserinin ilk derlemelerini (1665, 1666, 1671), Fables’ın (Masallar) [1668] ilk altı kitabını ve Psyche (1669) romanını bu dönemde yazdı.

Resmî görevine son verilmesi (1671) ve Orleans düşesinin ölümü (1672), La Fontaine’i gelirsiz bıraktı.

İyi bir rastlantı sonucu zeki olduğu kadar kusursuz karakterli bir kadın olan Madame de La Sabliere şairi himayesine aldı ve La Fonta ine 1693’e kadar Madame de La Sabliere’in yanında kaldı.

Contes’un (Masallar) [1671-1674] iki yeni derlemesi ve bugün VII, VIII, IX, X ve XI. kitaplarda toplanan Fables’ı (Masallar) [1678-1679] La Fontaine bu dönemde yazdı; bu eserler büyük başarı kazandı; La Fontaine akademiye seçildi, ama Bolieau’nun La Fontaine’den önce akademiye girmesini isteyen Louis XIV, La Fontaine’in akademiye girişini ancak nisan 1684’te tasdik etti.

Bir çeşit edebiyat vasiyetnamesi olan Epître â Huet’Ğe (Huet’ye Manzum Mektup) [1687] «yeniler»e karşı «eskiler»i tuttu.

Madame de La Sabliere’in ölümünden (1693) sonra, hayatının son iki yılını zengin ve Protestan bir aile olan Hervart’ların yanında geçirdi.

Öümünden önce Fables’ın (Masallar) [1694] son kitabını da yayınladı ve bu kitabı Bourgogne düküne adadı.

1670’ten önce La Fontaine, eğlenceye düşkünlüğü ve hayal kurmayı seven mizacıyla tanınmıştı; bu tarihten sonra dalgınlığı ye hayalperestliğinden başka, çok defa sessiz, melankolik ve kendini unutan halleriyle de dikkati çekti.

Açık ve temiz yürekli, kusursuz ve şefkatli bir dosttu.

Katolik mezhebinden çıktı; 1692’de hastalandıktan sonra tekrar Katolikliğe döndü (öldüğü sırada çile gömleği taşıyordu).

Eserlerinin gerçek değerini anlayabilmek için, La Fontaine’nin hem masal hem de fabl yazdığını unutmamak gerekir.

Jean de La Fontaine Eserleri

Masallarının konuları, Galya’daki fabliau geleneğinden, Rabelais’den Marguerite de Navarre’dan veya Boccacio, Machiavel ve Ariosto’nun İtalyan geleceğinden alınmıştır; açık saçıklık türün temel kuralı olduğundan, masalları çoğunlukla açık saçıktır.

Son yayınladığı masallarda La Fontaine açık saçıklık konusunda daha da ileri gitmiş ve bu yüzden hayatın sonuna doğru bu eserlerini inkâr etmek zorunda kalmıştır.

Bununla beraber Fables (Masallar), La Fontaine’deki edebiyat yeteneğinin kendine özgü çekiciliğini açıkça ortaya koymaktadır: canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatım.

Mısralardaki ritim ve melodi, şairin uzun süre üstünde çalıştığı anlatıya çok kolay yazılmış bir eser görünümü kazandırır. Fables’a (Masallar) ün sağlayan da işte bu niteliklerdir.

La Fontaine, Fables’ da (Masallar) türün geleneksel kurallarına bağlı kaldı, ama dünyayı gözlemlemesini bilen ve gözlemlerinden sonuçlar çıkaran usta bir hikâyeci olarak anlatıya eşsiz bir orijinallik kazandırdı.

Fables’ın (Masallar) ilk derlemesini (1668) veliaht için yazdığı sanılır; Aisopos ve Phaedrus’tan aldığı konuları genişleterek işlediği halde bu derlemede La Fontaine’in yeteneği henüz tam olarak ortaya çıkmaz.

Madame de Montespan’a adadığı ikinci derleme (1678) daha ayrıntılıdır ve töre gözlemleri artık çocukları ilgilendirecek nitelikte değildir; Fables’lerin (Masallar) ilhamı, bu derlemede doğu masallarından alınan konularla zenginleşmiştir.

1694’teki derlemede görülen birkaç zayıf nokta şairin, yılların yıprandırıcı etkisinden kurtulamadığını gösterir.

Çağdaşları, La Fontaine’i bir masal yazarı olarak görmeye alıştıklarından, baladları, odları ve elejileriyle pek ilgilenmemişlerdir.

Rönesansın zarif ahengiyle yazılmış bu eserlerin bazılarında ortaya çıkan şiir gücü günümüzde büyük ilgi görmektedir.

La Fontaine, birçok defa tiyatro oyunu yazmayı da denedi: Daphne’yi yazdı; Galatie yi tasarladı, Achille’i yazmaya başladı; 1691’de Astree’yi temsil ettirdiyse de başarı kazanamadı.

La Fontaine’e mal edilen bazı komediler gerçekte dostu Champmesle’nin eseridir.

Bir cevap yazın