Kadeş Savaşı

Kadeş Savaşı,(MÖ 1274) Mısır ile Hitit devleti arasında yapılan savaş.

Kadeş Savaşının Sebebi

Bu savaş, Mısır ve Hitit devletlerinin birbirine denk duruma gelmesi ve İktisadi çıkarlarının Kuzey Suriye toprakları üzerinde birleşmesi yüzünden oldu.

Kadeş SavaşıGerçekten Mısır’da Amenofis IV’ün ölümünden sonra Mısırlılarda, Suriye toprakları üstündeki geleneksel haklarını koruma düşüncesi uyandı.

Kadeş Savaşı ve Barış Antlaşması

Bu yüzden Sethos I, Suriye seferine başlamıştı, öte yandan, Hitit devletinin de daha Murşiliş I zamanından beri Kuzey Suriye üstünde tarihi haklan olduğu bilinmektedir. Bu durumda iki taraf için de amaç birdi. Bu iki denk gücün çarpışması gerekli görünüyordu.

Kadeş savaşının ayrıntıları özellikle mısır belgelerinden öğrenilmektedir. Mısır kaynaklarında bu konuyla ilgili iki metin ve birçok kabartma vardır. Gerek metinler, gerek kabartmalar Ebu Simbel, Luksor ve Karnak tapınakları duvarlarına işlenmiştir.

Rava, Giuseppe; born 1963.
“Kadesh, Ramsete II guida i carri alla carica” (Ramesses II at the Battle of Kadesh).
Illustration, undated. From the series: “Evo Antico” (Ancient History).

Mısır hiyeroglif yazısı ve mısır diliyle yazılı olan bu metinlerden uzun olanı şiir türündedir. Kısa olanı ise olay ile ilgili küçük haberler verecek niteliktedir. Kabartmalarda da aynı konu işlenir.

Bunlar kralın kumandanlarıyla konuşmasını gösteren bir sahneyle düşman saldırısına uğrayan Mısır karargâhını, nehrin öte tarafında ordusuyla birlikte duran hitit kralıcı, bu yanda savaş arabası üzerinde duran firavunu, yürüyen Ptah ordusunu, elleri kesilmiş hitit esirlerinin sayılmasını gösterir. Kenarlarında bulunan yazılar tamamlayıcı bilgi vermektedir.

Ancak bütün bu kaynakların firavunun emri üzerine, tek taraflı bir görüşle yazıldığını unutmamak gerekir. Hitit kaynaklarına gelince, Kadeş savaşı hakkında Muvatalli zamanından kalma belge bulunamamıştır.

Yalnız Hattuşiliş III’ün bu savaşa katıldığını bildiren kısa bir kayıt ile, iştarmuva antlaşmasında bu konuyla ilgili bir satırlık yazı vardır. Vasal beylerle yaptıkları savaşları bile uzun uzun anlatan hitit kaynaklarının bu konuda susması, sonucun Hititler aleyhine olduğu düşüncesini uyandırmıştır.

Bu konuda ya yazılı belgelerin zamanımıza kadar gelmediği veya Muvatilli’nin ölümünden sonra çıkan karışıklıklar yüzünden onun yaptığı işlerin yazdırılamadığı varsayılabilir.

Hititlerin yenilgileri yüzünden susmaları söz konusu değildir. Mısır kaynaklarının gerçeği örtbas etmek istemelerine karşılık sonuç Hititlerin başarısını göstermektedir.

Nitekim saldıran taraf Mısır olduğu halde, savaşın sonucu mısır kuvvetinin böyle bir savaş için yetersiz olduğunu ortaya koymuştur. Savaştan önce olduğu gibi, savaştan sonra da Amurru şehir devleti hitit yönetimi altında kalmıştır.

Her iki tarafın karşılıklı kuvvetlerine gelince, Ebu Simbel tapınağındaki tasvirlerde, hitit kralının 8 000 öncü, 9 000 artçı olmak üzere 17 000 piyade ve 4 500 de savaş arabası olduğu yazılıdır. Mısır kaynakları kendi kuvvetlerinin sayısını bildirmezler.

Ancak Mısır’da her biri bir ilâhın adını taşıyan dört kolordu vardı. Bunlardan baştanrının adını taşıyan Amon kolordusuna Ramses II kumanda etmekteydi. Hitit kuvvetleri Kadeş (Tel Nebimend) yakınında mevzi aldılar.

Ramses de hükümdarlığının beşinci yılında nisan ayı sonlarına doğru Mısır’dan kalkarak Şabtuna’ya geldi. Bu sırada hitit ordusundan kaçmış olduklarını söyleyen iki asker yakalandı. Gerçekte bunlar hitit kralının fedaileriydi.

Bunlar firavunun uyruğu olmak isteyen hitit kralının müttefikleri tarafından gönderildiklerini söylediler, sözlerine hitit ordusunun Halep şehrinde bulunduğunu, Muvatalli’nin daha aşağıya inmeye korktuğunu da eklediler.

Bu sözler Mısırlıların elde ettiği haberlere de uygundu. Bunun üzerine Ramses, karargâhını bozarak Amon birliğiyle nehri geçti, Kadeş’e doğru yürüdü. Ra, Ptah ve Sutekh kolorduları da firavunun ordusunu uzaktan izliyorlardı.

Bu sırada Muvatalli de ordusunu hemen nehrin doğusuna geçirince, Ramses, Kadeş’in batısından kuzeye doğru yürürken, hitit orduları şehrin doğusundan güneye doğru ilerliyorlardı.

Böylece Amon ordusuyla arkadan gelmekte olan üç kolordu arasına hitit savaş arabaları girmiş, mısır kuvvetleri birbirinden ayrılmıştı.

Bunu anlamayan Ramses, karargâhını şehrin kuzeyinde kurarak askerleri dinlenmeye bırakmıştı. Bu sırada alınan yeni bir haberle hitit kralının şehrin arkasında olduğu öğrenildi.

Derhal savaş divanı toplanarak durum görüşüldü. Hitit kuvvetlerinin nehir tarafında zayıf olduğu öğrenildi. Bu noktadan yapılan bir çıkış hareketi üzerine Hititler şaşırdılar ve paniğe uğradılar.

Yine mısır belgelerine göre, tam bu sırada arkadaki ordular da yetişerek Hititleri tek bir insan kalmayıncaya kadar öldürdüler. Ancak Mısırlıların kaybı da büyük oldu. Ramses’in geri kalan askerlerini Mısır’a götürebildiği için sevinçli olduğu, yazıtta okunmuştur.

Kadeş Savaşı Sonuçları

Teb’de büyük bir zafer alayı hazırlanmıştı. Ancak, mısır kaynaklarının Kadeş savaşı hakkında verdiği bu bilgi gerçeğe uymadığı için, öteki haberleri de bu açıdan değerlendirme gereği vardır. Sonunda Amurru krallığı yine Hititlerde kalmıştı.

Muvatalli’nin halefleri olan Hattuşil III ve Tudhalya IV’ün amurru krallarıyla yaptıkları antlaşmalar hitit zaferinin en kesin belgesidir.

Bundan başka, Ramses’in Suriye seferini sürdürmesi de Hititleri yenemediğini gösterir. Bu savaşların kaç yıl veya kaç sefer olduğu bilinmemektedir.

Kadeş savaşı Ramses’in beşinci saltanat yılında (M.ö. 1296) olmuştur. İki devlet arasındaki büyük barışın ancak Ramses’in yirmi birinci yılında (M.ö. 1280) yapıldığı düşünülürse, bu arada zaman zaman çarpışmaların olduğu anlaşılır.

Barış yapıldığı zaman Hitit devletinin başında Hattuşil III bulunuyordu. Muvatalli’nin durumu açıkça bilinmemektedir, belki de bu seferde ölmüştür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir