Kanarya Adaları

Kanarya Adaları,Atlas Okyanusu’nda yer alan takımadalar.Birkaç ıssız adacık dışında kanarya adaları, yedi adadan meydana gelir; bunlar büyüklük sırasıyla, Tenerife, Fuerteventura, Büyük Kanarya, Lanzarote, Palma, Gomera ve Hierro adalarıdır.

Kanarya adaları iki ile bölünmüştür; bunlardan biri (Tenerife’de Santa Cruz ili; 418 000 nüf.) batı adalarını, öbürü (Las Palmas ili; 375 000 nüf.) doğu adalarını kapsar. Sarp yalıyarlarla çevrili bu volkanik adaların çoğunlukla konilerden ve «caldeira»lardan meydana gelen yüzey şekilleri çok yüksektir; adaların en yüksek noktası Tenerife’de Teide tepesidir (3 711 m). İklim çok düzenlidir; adaların okyanusta bulunması sebebiyle sıcaklık farkları azdır.

Yağışlar ancak doğu adalarında (Lanzrote, Fuerteyentura) yüksektir; Büyük Kanarya ile Tenerife’nin güney kıyıları ise afrika rüzgarlarının kurutucu etkisi altındadır.

Geleneksel besin maddeleri tarımının yanı sıra sulamanın geliştirilmesi sayesinde ihracat maddeleri tarımı (domates, soğan, patates, portakal, muz) gelişmiştir.

Ürünler Ispanya’ya ve Kuzeybatı Avrupa’ya ihraç edilir. Santa Cruz ve Las Palmas limanlarının işlekliği, birer iskele olmaları (açık liman, yakıt ikmali) sayesinde daha da artmıştır.

Kanarya Adaları Tarihi

Daha Romalılar devrinde, özellikle Fortunatae adaları adıyla bilinen ve Romalılardan önce, Fenikeliler tarafından bilindiği sanılan Kanarya adalarını Avrupalılar, Malocello’nun Lanzarote’yi keşfetmesine (1312) ve Bethencourt’un buraya ayak basmasına kadar (1402) efsanevi adalar saydılar.

Bethencourt, Enrique II’nin metbuluğunu tanıdı. Portekiz ile İspanya arasında uzun süre çekişmeye yolaçan adalar, Alcaçova antlaşmasıyla (1479) kesinlikle Ispanya’nın oldu.

Yabancı hâkimiyetine karşı olan yerli halk Guanche’lerin çoğu o tarihte yok edildi; XVI. yy. başında takımadalar îngilizlere boyun eğdi.

Avrupa ile Yeni Dünya arasında vaz geçilmez bir uğrak olan Kanarya adaları, Kolomb’un Bahama adalarına geçmesini, Avrupa’dan getiren hayvanlarla bitkilerin (şekerkamışı v.b.), takımadalarda bir süre bekletildikten sonra Amerika’ya ulaştırılmasını sağladı.

1778’e kadar Casa de Contratacion’un sıkıca denetlediği ekonomi, iki dönem geçirdi: şeker dönemi (XVI. yy. başları); şarap dönemi (XVI. yy. ortası – XVIII. yy. ortası); ama tamamıyla Amerika’ya yönelmiş olan bağcılık, bu sömürge pazarının kapanmasıyla ortadan kalktı. Bugün adanın başlıca gelir kaynağı turizmdir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir