Kapadokya Bölgesi

Kapadokya bölgesi,başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerine yayılmış bir bölgedir.

Kapadokya Bölgesinin Coğrafi Özellikleri

KapadokyaKapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar.

Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.

Kapadokya Tarihi

III. Binyıldan önce Kappadokia’da bir samî topluluğu vardı. Kayseri’nin kuzeydoğusunda Kültepe’de asur dilinin en eski şekli olan Eski Babilceye yakın bir dilde, çivi yazılı birçok tablet bulundu. Kappadokia, sırasıyla Hitit imparatorluğunun Lydia’lıların, sonra da Perslerin (M.ö. VI. yy.) eline geçti.

Pers kralları tarafından iki satraplığa (genel valilik) bölündü: kuzeydeki kısma Pontik Kappadokia, güneydeki kısma Esas Kappadokia (veya Büyük Kappadokia) denirdi.

M.ö. 322 yılında Perdikkas Kappadokia’yı zaptetti; Eumenes’i satrap (genel vali) tayin etti. Antigonos I’in, İpsos savaşında (M.ö. 301) ölmesinden sonra yerli bir hanedan başa geçti.

Bunlar sadece ismen selefki kralına bağlıydı. M. ö. 255 yılına doğru, Ariarathes III, kral unvanıyla bağımsızlığını ilân etti. Bu kral ve vârisi Ariarathes IV, selefki hükümdarlarının kızlarıyla evlendiler.

Ariarathes IV, Magnesia’da Romalılar tarafından bozguna uğratılıncaya kadar (M. ö. 190), Antiokhos III’ü destekledi. Bundan sonra Kappadokia, Roma himayesine girdi. Ariarathes V, M. ö. 165-130 yılları arasında saltanat sürdü. Bu süre içinde Roma’ya bağlılığını devam ettirdi.

M.ö. 130 yılında ölünce Kappadokia’da iç karışıklık baş gösterdi. Ariarathes’ten sonra iş başına geçen Ariarathes VI (M.ö. III. yy.) ile Ariarathes VII (M.ö. 100), Pontus kralı Mithradates VI tarafından öldürüldüler. Mithradates VII’nın yönetimi (M.ö.96) sırasında kappadokialı asiller direnmeye çalıştılar; Romalıları arabulucu tayin ettiler. Roma’daki Ariobarzanes I Philoromaios’u kral tayin ettiler (M. ö. 95). Mithradates’in devrilmesinden (M.ö. 63) ve Pompeius’un doğuyu yeniden düzene sokmasından sonra Kappadokia krallığı, tekrar Roma himayesine girdi.

Achelaus’un onayı ile Ariobarzanes III başa geçti (M. ö. 42). Onun ölümünden (M.S. 17) sonra krallığı Tiberius doğrudan doğruya Roma’ya bağladı. Kappadokia bir roma alayının olarak, bir vekil tarafından yönetilmeye başlandı.

Daha sonra da iki Roma alayının bulundurulduğu büyük bir garnizon oldu. Hıristiyanlığın yayılış yolları üzerinde olan bölgede sadece iki şehir önemliydi: bunlardan biri Mazaka (daha sonra adı Kaisareia olarak değiştirilen bugünkü Kayseri), diğeri bugünkü Niğde şehrinin aşağı yukarı 16 km kadar güneybatısındaki Tyana idi.

Doğu Roma imparatoru Romanos IV Diogenes (1072) devrinde Kappadokia’yı Selçuklular istilâ etti. Sonra da Aleksios I Komnenos, Batıda Latinlerin yarattığı tehlikeye karşı doğuda barışı sağlamak amacıyla Kappadokia’nın önemli bir kısmını selçuklu sultanı Süleyman’a verdi.

Bizans imparatoru Manuel Komnenos devrine kadar Kappadokia, başkentleri Konya olan selçuk sultanlarına bağlı kaldı. Sonradan sultan Mes’ud ülkeyi oğulları ve damatları arasında paylaştırdı. Bu durum osmanlı sultanı Yıldırım Bayezid’in tahta geçmesine kadar devam etti. Yıldırım Bayezid 1399’da Kappadokia’yı ele geçirerek ülkeyi birleştirdi.

1405’te Kappadokia Timurlenk tarafından istilâ edildi. Timurlenk’in Buhara’ya çekilmesinden sonra ve ülke temelli olarak Osmanlıların eline geçmeden önce Kappadokia bir süre için Selçukluların eline geçti.

Kapadokya
Kapadokya
Kapadokya
Kapadokya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir