Karakalpaklar Kimdir,Boyu,Türkleri | Türk Tarihi |

Karakalpaklar Kimdir,Orta Asya Türk boylarından biri.

Asılları bakımından Peçeneklerden sayılırlar.

Karakalpak Boyu

Tarihi kaynaklarda «Karakalpak» etnik adı yerine rusça, «Cornıye Klobuki» «kara külâhlılar») adiyla anılmaktadırlar.

Özbek, Kazak, Kırgız, kısmen de Türkmenlerle akrabadırlar.

Yaşayış tarzı bakımından da bu boylarla ortaktırlar. Tarihî Hun, Oğuz ve Kıpçaklann etkisini taşırlar.

Karakalpaklar, tarihçi Reşidüddin’e göre moğol istilâsı sırasında «Kavm-i külâh-ı siyah» adı ile biliniyorlardı.

Gerçek etnik teşekkülleri XV. ve XVI. yy.larda nogay kültür hareketleri ve toprak komşuluğu sayesinde oldu.

XVI. yy.da Seyhun ırmağının aşağı havzasında yerleştiler.

Bu tarihten itibaren de Karakalpak adı ortaya çıktı.

Altınordu devleti ortadan kalkınca tamamıyla teşkilâtlandılar.

Bu sırada Kazak, Kırgız ve özbekler de ayrı birer boy haline gelmişlerdi.

Karakalpak Türkleri

Karakalpaklar daha sonra Hive hanlığı sınırları içine alındılar.

XVII. ve XVIII. yy.larda Başkırtlar ile birlikte Ruslara karşı savaş açarak varlıklarını korumaya çalıştılar.

Bu sebeple 1671 yılına ait bir vesikada karakalpak hanı Küçük Han, Başkırtların da hanı ve rehberi olarak gösterilir.

Böylece Sığnak şehri çevresini yurt edinmiş olan Karakalpaklar, Buhara hanlığına, Moğollara, Ruslara karşı mücadele ederek, uzun süre bağımsız yaşadılar.

Türkistan’ın Ruslar tarafından istilâsı üzerine, diğer türk boyları gibi Rusya’ya tabi oldular (1873).

Sonunda Karakalpakların ülkesi Muhtar Sovyet Karakalpak eyaleti adı ile Rusya’ya bağlandı.

Bu eyalet kuzey, doğu ve batıda Kazakistan, güneyde Özbekistan ve Türkmenistan, cumhuriyetleriyle komşudur. Yüzölçümü 159 000 km1, nüfusu 500 000, merkezi Nukus şehridir.

Karakalpakların bir kısmı yurt dışına çıkarak Özbekistan, Buhara, Fergana, Harizm ve Türkmenistan’da yerleşmiştir. 2000 kişilik küçük bir kısmı da Afganistan’da yaşamaktadır.

Karakalpaklar Dil ve Edebiyatı

Karakalpak Türkçesi’nin, XVI. yy.da Kıpçakça, Oğuzca v.d.nin etkisiyle meydana geldiği sanılmaktadır.

Karakalpak Türkçesi, yapısında Eski Bulgar ve Oğuz Türkçeleri unsurlarının bulunması yüzünden, Kıpçak-Nogay Türkçesi grubu içine sokulmaktadır.

Karakalpak Türkçesinin «kuzeydoğu» ve «güneybatı» ağızları vardır; bu iki ağız farklı gramer özellikleri gösterir. Kuzeydoğu ağzında «e» sesi yoktur.

Karakalpak Türkçesinde, özellikle fiil çekimi farklı özellikler taşır (kalıp jatırman [alıyorum]; alarman [belki alacağım]; alajakpan [alacağım], alganman [aldım], algaypan [alayım]; algan bolsam [alsam] v.d.) Karakalpakların klasik edebiyatları olmamasına karşılık, destanları ve epik eserleri çoktur.

Daha Altınordu devleti zamanında meydana gelen Koblan, Er Sain, Er Kosay, Alpamıs Kırk Kız destanları, bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Karakalpaklarda halk şairlerine «jrau» adı verilmektedir.

Ünlü karakalpak destanları: Jien Tagay Uli (Poskan El [Parçalanmış E1J; Ata Jurj Türkistan [Ata Yurdu Türkistan]: XVIII. yy.da yetişmiş karakalpak şairlerinin önde gelenleri: Berdah (1827-1900); Ajiniyaz Kosıbay (1811-1885); Künhoca (1799-1880); Oteş Aşıbayuli (1828-1902) v.d. Daha sonraki şairler içinde de Omar (1879-1922), Kulmurat sayılabilir.

Son zamanlarda modern tiyatro, edebiyat, sanat eserleri meydana getirilmiş küçük ölçüde bir basın hayatı belirtilmiş.

Bir cevap yazın