Karakoyunlular Devleti,Tarihi | Tarih Bilgileri |

Karakoyunlular Devleti,Karakoyunlular, XIV, yüzyılın ikinci yarısında, Van gölü kıyısındakı Ercis merkez olmak üzere kuzeyde Erzurum ve güneyde Musul’a kadar uzanan Dogu Anadolu toprakları üzerinde kurulmus Türkmen hanedanı.

Karakoyunlular Tarihi

Karakoyunluların Azerbaycan ve Doğu Anadolu’ya gelişleriyle ilgili bazı söylentilere göre Akkoyunlular, Argun Han zamanında, Karakoyunlular ile birlikte, Türkistan’dan Azerbaycan’a geldiler.

Diyarbakır ve çevresine yerleştiler.

Karakoyunlular ise Erzincan ve Sivas bölgelerinde yasamaya başladılar.

Karakoyunlular, Ebu Said Bahadır Hanın ölümünden sonra, Moğollar arasında başlayan iç çatışmalar sırasında harekete geçtiler (1333-1334). XIV. yy.ın ikinci yarısı başlarında, Erciş’te beyliklerini kurdular.

Kaynaklara göre, Karakoyunluların kesin olarak bilinen tarihi, Bayram Hoca ile başlar (1365-1366).

Bayram Hoca Celâyirli Sultan Üvey s ile Muş ovasında karşılaştı; fakat yenildi.

Sultan Üveys’in ölümü (1374) üzerine, Bayram Hoca yeniden Musul ve Sincar’ı ele geçirdi.

Kısa bir süre sonra Erzurum’dan Musul’a kadar uzanan bölgede bir emîrlik kurdu.

Bayram Hoca ölünce (1380) yerine Kara Mehmed (1380-1389) geçti; Iran, Algeciras. Suriye ve Doğu Anadolu’da meydana gelen siyasî olaylara karıştı. Timur’un saldırısına karşı koydu.

Bozdoğanoğlulları ile birlikte, Musul hacılarının yollarını kesmiş olan Suriye’deki Döğerlerin reisi Salim’in üzerine yürüdü (1383).

Kızını kendisine vermek istemeyen Mardin hâkimi Melik İsa’nın ordusunu bozguna uğrattı.

Bu sırada Akkoyunlulara yenilmiş olan Erzincan beyi Taharten Karakoyunlu Kara Mehmed’den yardım istedi.

Karakoyunlu beyi, iki türkmen boyu arasında öteden beri süregelen anlaşmazlıktan dolayı, Taharten’in isteğini kabul etti.

Birlikte Akkoyunlular üzerine yürüyerek, onları bozguna uğrattılar.

Bunun üzerine Akkoyunlular, Sivas hükümdarı Kadı Burhaneddin Ahmed’e sığınmak zorunda kaldı.

Aynı yıl Karakoyunlular, Timur tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Timur, 1387’de Nahcevan yoluyla Anadolu’ya girdi; Karakoyunlu ülkesini istilâya başladı.

Sarp geçitleri tutmuş olan Karakoyunlular Timur’un kuvvetlerini perişan etti.

Şah Melik’in kumandasında gelen Timur birlikleri de başarılı olamadı.

Kara Mehmed, Sultan Berkuk’a karşı isyan etmiş olan Malatya naibi Mintaş ile anlaştı.

Kara Mehmed 1388’de Tebriz’e girdi, Mısır sultanı Berkuk’a elçiler gönderdi; onun adına hutbe okuttu; para kestirdi.

Bir süre sonra Kara Mehmed, Kara Hasan ibni Hüseyin Bey adırdaki türkmen emîri ile yaptığı savaşta öldürüldü (1389).

Kara Hasan (Pîr Haşan da denir.) Kara Mehmed’in Doğu Türkmenleri arasındaki yerini almak istedi.

Fakat onlar Kara Mehmed’in oğullarından Mısır Hoca’nın etrafında toplandılar.

Çok geçmeden Mısır Hoca’nın yerine kardeşi Kara Yusuf (1389-L420) geçerek, Kara Hasan ile mücadeleye girişti.

Birçok savaştan sonra, Suriye’deki Döğerlerin başı Salim Beyin araya girmesiyle, iki taraf arasında barış yapıldı.

Kara Hasan’ın ölümünden (1391) sonra yerine geçen oğlu Hüseyin Bey ilk defa olarak, Tebriz’e geldi ve şehirde bir muhafız kıtası bırakarak Doğu Anadolu’ya döndü.

Bunu fırsat bilen celâyirli emirlerinden Muhammed Siyahî, Tebriz’i kuşattı.

Fakat Kara Yusuf’un kuvvetleri tarafından bozguna uğratıldı.

1392’de Pîr Hasan’ın oğlu Hüseyin Bey ile savaşar.

Kara Yusuf, sık sık sahip değiştiren Tebriz’e ikinci defa geldi.

Bir süre burada kaldı; sonra, şehirden ayrıldı.

Aynı yıl Timur, yakınlardaki emirlere, bu arada karakoyunlu ve akkoyunlu beylerine de haber göndererek, kendisine boyun eğmelerini bildirdi.

Musul’dan Mardin’e doğru hareket eden Timur, Resülayn’a geldiğinde, ordusundan bir kısım kuvvetleri Karakoyunlular üzerine gönderdi.

Mısır Hoca’nın bulunduğu Avnik kalesini 43 gün süren bir kuşatmadan sonra aldı.

Kara Yusuf, Timur’un kıpçak hükümdarı Toktamış üzerine yürümesini fırsat bilerek Erciş’i zaptetti ve Timur’un Avnik’te muhafız olarrak bıraktığı Aklamış’ı da esir aldı.

Çok geçmeden Hindistan seferini zafer ile sonuçlandıran Timur (1400), yeniden Yakındoğu’da göründü.

Kara Yusuf, Van gölü kuzeyindeki ülkesini bırakarak, Musul’a çekildi.kısa süre sonra, Timur’un torunu Emîrzade Rüstem kumandasındaki bir kuvvetin Bağdat üzerine gelmekte olduğunu öğrenen sultan Ahmed Celâyir, emirlerinden bazılarını ihanet ettiklerinden şüphelendiği için öldürttü; şehirde aleyhine bir hava esmeye başlayınca, Kara Yusuf’un yanına geldi.

Kara Yusuf tarafından iyi karşılanan Sultan Ahmed Celâyir, Rüstem’in geri döndüğünü duyunca, karakoyunlu beyi ile birlikte Bağdat’a gitti; duruma hâkim oldu.

Timur’un Bingöl yaylağında bulunduğunu ve oradan Sivas üzerine yürüyeceğini duyan sultan Ahmed ve Kara Yusuf, Memlûk sultanlığına sığınmaya karar verdiler.

Fakat Halep naibi Demir taş bunların yollarını keserek Suriye’ye girmelerine engel olmak istedi.

Yapılan savaşta (18 haziran 1400), Halep naibi ağır bir bozguna uğratıldı; Halep atabeyi öldürüldü, Hama naibi de esir alındı.

Bu olay üzerine Mısır sultanı Ferec’e sığınmak ümidini büsbütün kaybeden Kara Yusuf ile Sultan Ahmed Celâyir, osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid’in yanına gitmeye karar verdiler.

Fakat aralarında bir anlaşmazlık çıktı. Kara Yusuf ülkesine döndü; sultan Ahmet Celâyir de güçlükle Bayezid’in yanına gelebildi.

Çok geçmeden Kara Yusuf da osmanlı ülkesine gelerek Bayezid’e sığındı.

Kendisine Aksaray ve yöreleri ikamet ve maişet yeri olarak verilen Kara Yusuf, Bayezid ile birlikte Taharten’e karşı Erzincan seferine katıldı.

Osmanlı tarihçilerine göre Kara Yusuf osmanlı ülkesinde 8,-9 ay kaldı.

Bu süre içinde, Suriye’ye sefer yapan Timur, Azerbaycan’a dönerken Kara Yusuf’un başlıca şehirlerinden biri olan Musul’u Hüseyin Beye verdi.

Yıldırım Bayezid’in Kara Yusuf’u ülkesinde misafir etmesi Timur’un Beyazid’e karşı açmak istediği savaşın başlıca sebebini meydana getirdi.

Timur, Bayezid’den karakoyunlu emîrinin öldürülmesini veya kendisine gönderilmesini yahut osmanlı ülkesinden kovulmasını istedi.

Osmanlı hükümdarı Timur’un bu isteğini kabul etmedi.

Timur’un osmanlı ülkesine girmesinden az önce Anadolu’dan ayrılan Kara Yusuf, Türkmen ve Araplardan bir kuvvet toplayarak, Hît kasabasında karargâhını kurdu.

Bir süre sonra Suriye’ye kaçtı; fakat Şam’da tutuklandı.

Şam naibi şeyh Mahmudî tarafından hapisten çıkarılınca (18 şubat 1404), onunla birlikte Mısır seferine katıldı.

Ertesi yıl, kendisine bağlı türkmenlerle birlikte, Câber’de döğer beyi Gökçe Musa’nın yanına, oradan da Mardin’e geldi.

1405-1414 Yılları arasında Kara Yusuf, üzerine gönderilen kuvvetlere karşı savaştı.

Isfahan ve Fars’ı, yeğeni İskender bin Ömer Şeyh’in elinden aldı; Horasan’a dönmüş olan Şahruh’a elçi göndererek Sultaniye’nin kendisine verilmesini istedi (1415).

Şahruh, bu isteğinin oğullarından birini yanına yolladığı takdirde yerine getirileceğini bildirdi.

Bu cevap üzerine hücuma geçen Kara Yusuf, Şahruh’u yendi.

Kara Yusuf, 13 kasım 1420’de Ucan’da öldü.

Bu sırada Türkmenlere hâkim olabilecek bir şehzadenin bulunmaması yüzünden Karakoyunlu Türkmen beyliği ordusu dağıldı.

Şahruh, Karakoyunluların ayrıldığı Azerbaycan’a girdi.

Bu sırada Kara Yusuf’un oğullarından Ispend, Sadlu kabilesi tarafından hükümdar ilân edildi.

Kara Yusuf’un oğullarından İskender (1420-1439), Mardin’e hücum eden Akkoyunlu beyi ve Karakoyunluların amansız düşmanı Karayülük Osman’ın üzerine yürüdü.

Nusaybin’de Akkoyunlulara karşı ilk başarısını kazandı (1421).

Karayülük Osmanlı Beyin yenildiğini duyan Şahruh, Aras’ı geçerek Karakoyunlulara ait bazı kaleleri eline geçirdi; Eleşkird bölgesinde Yahşi mevkiinde savaşa hazırlanmış olan İskender ve Ispend Mirzalar ile karşılaştı.

İki gün süren savaşta İskender ve Ispend bozguna uğradılar (28-29 temmuz 1420); Musul ve Mardin arasındaki eski kışlık yurtlarına çekildiler.

Şahruh, Horasan’a dönünce Ispend, Tebriz’i işgal etti.

Fakat bir süre sonra Kerkük’te bulunan İskender, Tebriz’i Ispend’in elinden alarak Azerbaycan’a hâkim oldu.

Avnik kalesine çekilen Ispend, Bağdat hâkimi Şah Mehmed’in hizmetine girdi.

Birkaç yıl sonra da Bağdat hâkimliğini eline geçirdi. Şahruh’a bağlanan Doğu Anadolu’daki kürt hâkimlerini cezalandırdı.

Bunun üzerine Şahruh Azerbaycan’a yürüdü.

Selmas’ta, İskender ile karşılaştı, iki gün süren (17-18 eylül 1429) savaştan sonra İskender, Şahruh’a yenildi ve Doğu Anadolu’ya çekildi.

Fakat 1431 başlarında yeniden Azerbaycan’a’geldi ve Türkmenlerin Busat dedikleri Ebu Said’i öldürdü.

Ertesi yıl, yönetimindeki Van belgesi halkına yaptığı baskıdan dolayı babası tarafından cezalandınlacağını anlayan İskender’in oğlu Yâr Ali, Şirvan Şah’a sığındı ve onun tarafından Şahruh’a gönderildi.

Şahruh, kendisine bağlı olan Şirvan Şahın ricası üzerine, Azerbaycan’a üçüncü ve son seferini yaptı (1435).

Şahruh’a karşı savaşmanın imkânsızlığını gören İskender, Erzurum’a doğru çekildi.

İskender’in kaçacağını önceden anlayan Şahruh, Karayülük’e haber göndererek İskender’in yolunu kesmesini emretti.

İskender, Karayülük’e pek çok kayıp verdirdi. Karayülük yaralandı; Erzurum’da öldü.

Kendisini takip eden Şahruh’un kuvvetleri önünde Osmanlı sınırını geçen İskender, Tokat’ta Kazâbâd’a (Kazova) geldi. 1436 Kışını Karabağ’da geçiren Şahruh ise baharda Ucan’a geldi.

Burada Cihan Şaha al damgalı nişan ile Azerbaycan ve Ârran ülkelerinin hükümdarlığını verdikten sonra Horasan’a doğru, yola çıktı.

Bunu haber alan İskender, osmanlı ülkesinden ayrılarak, 1438 baharında Tebriz’e geldi.

Sûfiyan’da Cihan Şah ile karşılaştı, bozguna uğrayınca Alıncak kalesine kaçtı.

Burada oğlu Şah Kubad tarafından öldürüldü (21 nisan 1437). İskender’in ölümü üzerine Cihan Şah (1439-1467), Irak dışında bütün karakoyunlu ülkelerinin tek hâkimi oldu.

Cihan Şahın zamanında Karakoyunlu devleti en parlak dönemini yaşadı.

Cihan Şah, osmanlı hükümdarlarından Murad II ve özellikle Fatih ile dostluk bağları kurdu.

Akkoyunlu Uzun Hasan ile yaptığı savaşta ölünce (11 kasım 1467), Karakoyunlu devleti yıkılmaya yüz tuttu.

Cihan Şahın öldürülmesinden sonra, bir kısım karakoyunlu emirleri hükümdarlığa getirmek amacıyla oğlu Hasan Ali’yi (1467-1468) Makû kalesinden çıkardılar.

Bu sırada Tebriz’de İskender’in kızları Arayiş ve Şahsaray Begümler, faaliyete geçerek, kardeşleri Hüseyin Ali’nin saltanatını ilân ettilerse de, Cihan Şahın zevcesi tarafından gönderilen kendi kardeşi Kasım, Hüseyin Ali’yi öldürdü.Hazineyi Hasan Ali’ye teslim etti.

Hasan Ali, Uzun Hasan ile yaptığı savaşı kaybedince Berda’a bölgesindeki, Karamanlı kabilesi yanına kaçtı.

Oradan da bu sırada Azerbaycan sınırına yaklaşmış olan Horasan ve Maveraünnehir hükümdarı Ebu Said’e sığındı.

Ebu Said’in sonra Uzun Haşan Bey tarafından yenilerek esir edilmesi üzerine, Hemedan’a kaçtı.

Hasan Ali, burada akkoyunlu kuvvetleri tarafından yakalanacağı sırada, intihar etti (nisan 1469).

Böylece Akkoyunlular, geleneksel düşmanları Karakoyunluların bütün topraklarına sahip oldular.

Uzun Hasan birçok Karakoyunlu beyini yanında seferlere götürdü.

Nitekim, 11 ağustos 1473’teki Otlukbeli savaşında, Uzun Hasan yenilince, Fatih onun yanında bulunan son karakoyunlu beylerini serbest bıraktı.

Karakoyunlular bundan sonra bir daha siyasî birlik kuramadılar.

Bir cevap yazın