Karamanoğulları Beyliği

Karamanoğulları Beyliği,Afşarların bir kolu olan karaman boyu, XIII. yy.da, Moğol istilâsı sırasında, ülkelerini terkederek, önce Azerbaycan ve Şirvan taraflarına geldiler ve bir kısmı burada kaldı.

Karaman boyunun Anadolu’ya geçen büyük kısmı, diğer türkmen boyları gibi, uçları (hudut) korumak üzere, Keykubad I tarafından 1228’de Ermenek bölgesine yerleştirildi.

Bu bölgeye yerleşen Karamanlılar, hıristiyan beylerinden çiftlik yapma izni istediler, karşılığında öşür vereceklerini bildirdiler.

Karamanoğulları Beyliği Tarihi

Karaman boyunun ilerigelenlerinden ilk olarak Nure Sufî bilinmektedir. Yazarlar, bu karaman beyinin dağlardan Larende’ye (Karaman) kömür taşıyan bir kömürcü olduğunu bildirir. Bu bey, Anadolu’da yeni bir tarikat kuran Baba İlyası Horasanî’ye intisap etmiş, sonra da bunun halifesi, Baba Is-hakı Horasanı ile birlikte Kırşehir’in Maliye ovasında Selçuklularla çarpışmıştır.

Bundan sonra Nure Sufî, Konya Ereğlisi’ni eline geçirmiş ve Silifke’ye hücum ederek hâkimini öldürmüştür. Nure Sufî’den sonra yerine aileye adını veren Karaman Bey geçti ve Ermenek, Mut, Gülnar, Silifke kalelerine taarruz etti.

Karaman Bey Ermenek’i aldıktan sonra, kendisine Larende (Karaman), kalesini veren selçuklu sultanı Rükneddin Kılıç Arslan IV ile akrabalık bağları kurdu. Fakat, Selçukluların Antalya ve Denizli taraflarındaki Üçok Türkmenlerini takip etmeleri üzerine, Karaman Bey bunları korumak amac»yle, kardeşleri Zeynülhac ve Bonsuz ile birlikte 20 000 kişi ile Konya üzerine yürüdü (1261). Konya halkından da destek görmesine rağmen yenildi, kardeşleri de esir düştü.

Selçuklular, Karaman Beyin oğullarından Mehmed, Mahmud, Kasım ve Halil beyleri de yakalayarak Beyşehir yolu üzerindeki Gevele kalesine hapsettiler.

Fakat, çok geçmeden, Mehmed Bey, Karamanlıların başına geçti ve Selçuklulara karşı cephe alarak, Niğde’de isyan eden Hatıroğlu ile birleşti.

Bu sırada Anadolu Türkmenleri, Moğolların baskısına karşı ayaklandılar ve memlûklu sultanı Baybars’a da haber gönderdiler. Mehmed Bey 1277’de Kayseri’ye kadar gelen memlûklu sultanı ile birleşti ve yanında Menteşe Eşrefoğlu Türkmenleri olduğu halde, Mikail tarafından savunulan Konya’ya yürüdü.

Mehmed Bey, daha da kuvvetli olmak için, önce İzzeddin Keykâvus II’nin İstanbul’daki şehzadelerinden birini getirtmeyi denedi, karşıkonması üzerine Gıyaseddin Siyavuş adında birini Cimri (Çumra) lakabıyla sultan ilân etti. Sayıları 10 000 kişi olan Karamanlılar Konya’nın Atpazarı ve Çaşnigir kapılarını yakarak şehre girdiler.

Ertesi günü Konya önünde toplanan divanda Türkçeden başka dil kullanmamağa karar veren Mehmed Bey, ile Cimri, Konya’ya girdiler (13 mayıs 1277). Mehmed Bey, Cimri’yi vezir yaptı. Değirmenler deresinde Sahipataoğullarından Taceddin Hüseyin ile Nasıreddin Haşan emrindeki Germiyan Türklerini yenilgiye uğrattı.

Dönüşte Konya’ya giremeyerek Ermenek’e çekildi. Bu sırada Sahip Cüveynî emrindeki Moğollar, Konya’ya geldiler. Mehmed Bey, Moğollarla yaptığı savaşta yenildi ve kardeşleri Tanu ve Zekeriya ile birlikte öldürüldü. Bu arada Cimri de öldürüldü, Karamanlılarla işbirliğinde bulunan türkmenler takip edildi.

Bununla birlikte Güneri Beyin etrafında toplanan Karamanlılar, Eşrefoğlu Türkmenleri üe birleşerek Konya’ya karşı yürüdüler. Güneri Bey, 1286’da Tarsus üzerine bir sefer yaptı. Fakat, Moğollar, Ermenilerin şikâyeti üzerine Karamanlılara saldırdılar.

Larende (Karaman) yakıldı; Güneri Bey dağlara çekildi. Anadolu’daki moğol valileri Karamanlılarla dost olmaya çalıştı. Memlûklar, gerek Moğollara, gerek Ermenilere karşı Karamanlıları desteklediler.

1299’da ölen Güneri Beyin yerine Mahmud Bey geçti. Mahmud Bey, moğol ve selçuklu kuvvetleri üe savaştı. 1308’de Mamuriye (Anamur) yakınlarında Ermenilerle çarpışırken öldü; yerine kardeşi Yahşi Bey geçti. Yahşi Bey, Konya’yı aldı. 1314’te Anadolu’ya gelen Emin Çoban, Konya’yı kuşatarak geri aldı;

Larende’ye kadar uzandı. Yahşi Beyin yerine Mahmud Beyin oğlu İbrahim I geçti. Bedreddin lakabını taşıyan İbrahim Bey Konya’yı geri aldı; Tarsus dolaylarına bir akın yaparak bugünkü Mersin’e kadar ilerledi (1319).

İbrahim Bey zamanında, kardeşi Halil Bey Konya’da, diğer kardeşi Burhaneddin Musa da Ermenek’te beylik ettiler. Bundan sonra, Halil Beyin yerine kardeşi Bedreddin İbrahim Bey, ikinci defa olarak bey oldu; ölümünden sonra oğlu Fahreddin Ahmed, sonra da kardeşleri Süleyman ve Şemseddin Beyler tahta geçtiler.

Bunların kısa süren , beyliklerinden sonra tekrar Burhaneddin Musa, Seyfeddin Süleyman ve Karaman Beyler, Karaman tahtına geçtilerse de, asıl kudret Halil Beyin oğlu Alâeddin Ali Beyin elindeydi. Ebülfeth lakabını alan Alâeddin Ali Bey, Karamanlıların en büyük beylerindendir.

Osmanlı – karaman münasebetleri Alâeddin Ali Bey zamanında başladı ve gittikçe genişleyerek kıskançlık şeklini aldı.

Nitekim, Alâeddin Ali Bey, 1361’de, Eretnaoğulları ve türkmen beyleriyle birleşerek Osmanlılara karşı savaştıysa da başarılı olamadı. Bir süre sonra Karamanoğullan Kıbrıslıların elinde bulunan Gorigos (Kız kalesi) üzerine yürüdü (1366-1367).

Eratnalılar ve Kadı Burhaneddin Ahmed ile çarpıştı. Alâeddin Ali Bey, Murad I ile Konya önündeki savaştan sonra yaptığı barışı Kosova savaşından (1389) sonra bozdu ve osmanlı topraklarına yeniden saldırdı. Bayezid I, 1390’da Konya’yı zaptetti. Sonra Çarşamba suyu sınır olarak tespit edildi ve anlaşma yapıldı.

Alâeddin Ali Beyin Timur ile anlaşarak osmanlı düşmanlığını sürdürmesi üzerine Bayezid I, 1397’de Akçay’da Alâeddin Ali Beyi bir defa daha yendi, Konya’nın alınmasından sonra da öldürttü; oğulları Mehmed ve Ali Beyleri tutuklu olarak Bursa’ya sürdü.

Timur, 1402’de Ankara önünde Bayezid I’i yenerek Anadolu’yu eline geçirince, Bursa’da hapiste bulunan Mehmed ve Ali Beylere babalarının topraklarını geri verdi.

Mehmed Bey, Kırşehir dahil, bütün karaman topraklarına sahip oldu; Ali Beyin hissesine Niğde düştü.

Mehmed Bey, 1402-1412 arasında devam eden buhrandan yararlanarak osmanlı şehzadeleriyle uğraştı, bazılarıyla da anlaşma yaptı. Osmanlı şehzadeleri mücadelesi sırasında, Bursa’yı tahrip etti.

Bu yüzden Osmanlılar, zaman zaman Konya önünde göründüler. Mehmed Bey, aynı zamanda Memlûklularla da çatıştı, özellikle Tarsus’u kuşatması Memlûklularca hoş karşılanmadı.

Memlûk sultanı El-Melik-ül Müeyyed, oğlu kumandasında karaman ülkesine bir ordu göndererek Niğde, Ereğli ve Larende’yi tahrip ettirdi; Karaman beyliği de Ali Beye verildi. Bu sırada dağlara kaçan Mehmed Bey, Dulkadıroğlu Nasırüddin Mehmed Bey tarafından yakalanarak Kahire’ye gönderildi.

Bunun üzerine Ali Bey, bütün Karaman ülkesine hâkim oldu; Mehmed Beyin oğlu İbrahim Bey ise OsmanlIlara sığındı. İbrahim Bey, bir süre sonra OsmanlIların yardımıyle Niğde hariç, bütün karaman ülkesini eline geçirdi.

Bu son durum üzerine esaretten kurtularak Karaman’a dönen Mehmed Bey yeniden Osmanlılara karşı harekete geçti. Antalya’yı kuşatırken öldü (1423).

Yerine geçen oğlu İbrahim II ülkesindeki osmanlı ve memlûklu nüfuzlarına son verdi. Osmanlılarla arasını açan İbrahim II, Bizanslılar aracılığıyla Sırplar ve Macarlarla anlaştı.

Ankara ve Kütahya taraflarını tahrip ettirdi, özellikle haçlıların Balkanlarda ilerlediği bir sırada harekete geçmesi, İslâm âleminde aleyhinde bir tepkinin uyanmasına sebep oldu.

Murad II, bütün din bilginlerine başvurarak, karaman beyi hakkında fetva aldı; Macarlarla 15 temmuz 1444’te Segedin antlaşmasını yaparak Karamanlılar üzerine bir sefer yaptı. İbrahim II, «sevgendname» (yemin edilerek yapılan antlaşma) vermek zorunda kalarak ağır şartları kabul etti. Yeminine sadık kalarak, ikinci Kosova savaşına (1448) yardımcı kuvvetler gönderdi; Kıbrıslıların elinde kalan Gorigos kalesini ele geçirdi (1448).

Fatih, 18 şubat 1451’de tahta geçince, İbrahim II yeni ümitlere kapıldı. İstanbul’da patrikhaneyi yeniden kuran bu osmanlı padişahını memlûk sultanı Aynal’a şikâyet ederek hıristiyanların dostu ve hamisi olmakla suçladı (1456), fakat bundan bir sonuç alamadı.

Hattâ, Tarsus, Külek ve Adana taraflarına hücum ettiğinden Memlûkluların saldırısına uğradı. Hoşkadem emrindeki memlûklu kuvvetleri Karamanlıların topraklarını tahrip ettiler.

Larende’yi ateşe verdiler. Bunun üzerine İbrahim II önce Memlûklar, sonra da Osmanlılarla anlaşmak zorunda kaldı. İbrahim IT’nin ölümü üzerine oğulları arasında çıkan anlaşmazlıklara, Osmanlı, Akkoyunlu ve Memlûklu devletleri de karıştılar.

Silifke’de bulunan büyük oğlu ishak Beye Akkoyunlular, Konya’daki Pir Ahmed ile Kasım Beye de Osmanlılar yardım ettiler, ishak Bey, yenilince Diyarbakır’a Uzun Hasan’ın yanına gitti. Osmanlılardan yardım alan Pir Ahmed Karaman beyliğinin başına geçti (1456).

Eakat, Osmanlılara bağlılığı konusundaki şartları yerine getirmeyince Fatih Sultan Mehmed’in hücumuna uğradı. Afyon’dan ileri yürüyen osmanlı ordusu Konya ile Gevele’yi aldı.

Mahmud Paşa, Pir Ahmed’i Larende’ye, Karamanlılarla işbirliğinde bulunan Turgudları Toroslar’a kadar kovaladı.

Bundan sonra, Osmanlılar, Karaman ülkesindeki halkın bir kısmını İstanbul’a sürdüler, Rum Mehmed Paşa bazı karaman şehirlerini tahrip etti. Şehzade Mustafa Çelebi, ilk Konya valisi tayin edildi. Bütün bunlara rağmen Pir Ahmed ile Kasım Bey, bütün türkmen boylarını etraflarında toplayarak direnmeğe çalıştılar.

Fakat, 1471’de ishak Paşa, sonra da Gedik Ahmed Paşa, bu direnme hareketlerini kırarak Aksaray, Ereğli ve Çarşamba halkım İstanbul’a sürdüler.

Bunun üzerine, Akkoyunlu devleti ile Venedik cumhuriyeti, Karamanlıları kurtarmak üzere harekete geçtiler. Uzun Hasan, Bektaşoğlu Ömer Bey Musullu’yu göndererek Tokat’ı yaktırdı.

Yeğeni Yusufça Mirza, Konya’ya kadar yürüdü. öte yandan Pietro Mocenigo emrindeki haçlı filosu, önce Antalya’yı, sonra da İzmir’i yaktı; Karaman yakınlarına gelerek Silifke’yi kuşatan Kasım Beye yardım etti. Fakat, Konya valisi Mustafa Çelebi, Anadolu beylerbeyi Davud Paşa ve lalası Gedik Ahmed Paşa üe birlikte bütün bu tehlikeleri önlemeyi başardı.

Osmanlılar 11 ağustos 1473’te Otlukbeli’nde Uzun Hasan kuvvetlerini yenince, karaman ülkesini tamamıyla ellerine geçirdiler. Savaştan sonra, süratle, bu ülkeye gelen şehzade Mustafa Çelebi ile Gedik Ahmed Paşa, Karamanlılardan Develi, Ermenek, Lülüe’yi aldılar.

Pir Ahmed, Ermenek ile Mut arasında bulunan Mennan kalesinin alınmasından sonra öldü. Kasım Bey, bir süre yeni Konya valisi Cem Çelebi, sonra da Bayezid II ile anlaşarak İçel’de beylik etti.

Fakat, Cem ile anlaşması üzerine Bayezid II tarafından öldürtüldü (1483). önce Cem’in, sonra da bu beyin yanında bulunan Tirmizli Aynî’ye göre Aksaray kadısı tarafından zehirlendi. Bu beyin ölümüyle Karaman beyliği son buldu. Karaman beylerinin resmî ve genel bir unvanları yoktur.

Kitabelerde, paralarda: «sultam azam zi’llullah fi’l-âlem, El-Bedrî, El-Meclis-ul-Âli, Emîr âzam, Emîr kebîr, Emîr âdil» gibi unvan ve lakaplar geçmektedir. Karaman beylerinin divanları olduğu, kadı ve kazasker gibi adlî işlere bakan görevlileri bulunduğu anlaşılmaktadır.

Karaman ülkesinde toprak, tımar, vakıf, mülk ve yurt olarak ayrılıyordu. Karaman beyliğinde türk sanatı selçuklu sanatının bir devamıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir