Kast Sistemi Nedir? Osmanlı

Kast Sistemi Nedir,Ne Demek,Tarih,Soydangelimle sınırlandırılmış kapalı sınıf sistemi. Kastlar bazen siyasi, bazen siyasi ve etnik, bazen siyasi ve dini, bazen yalnız dini ve bazen de mesleki olur.

Kast Sistemi Özellikleri

Bunlara örnek olarak Mısır’daki rahipler, savaşçılar, tacirler ve zanaatçılar sınıfı ile ibranîlerde, rahiplik görevleri imtiyazını elinde tutan Levi kabilesi, Eski Yunanistan’da tıp bilgilerini miras yoluyla birbirlerine devreden ve ruhani bir kast kuran Eskulapios sülalesinden gelme Asklepides’ler, Roma’da patriciler ve plebler göster ilebilir. Fakat kast (varna, renk) hiç bir yerde Hindistan’daki kadar katı kurallara bağlanmamıştır.

Kast bu ülkede çağımıza kadar tüm sosyal, siyasî ve dinî düzenin temeli sayıldı. Yalnız Buddhacılık, kastı önemsemeye yanaşmadı. Bu durum ülkede kastın ortadan kalkmasına yolaçan sebeplerden biri olarak kabul edilir.

XIX. yy.da kastları kaldırmaya girişen Brahmo-Samaj’ın reformcu hareketi şiddetli bir direnişle karşılaştı. Kurumsal kavrayışa göre Arya’larda dört kast vardır: Brahmanlar veya rahipler, Kshairiya’lar veya soylu askerler. vaiçya veya burjuvalar, çudra veya zanaatçılar.

Fakat gerçekte, kastlar çoğaldı ve sayılmayacak kadar çok bölümlere ayrıldı. Din ve öğretim tekelini ellerinde tutan brahman’ların üstünlüğü sistemin temelini kurar.

Bu sebeple de rejim, bir brahman kuruluşudur. Sanıldığına göre, veda ilahilerinin yazıldığı tarihlerde henüz ortaya çıkmamıştı. Başlangıçta kastların arya fatihleriyle yerli halk arasında bir sınır ve engel olarak kurulduğu söylenir.

Kast doğuştan kazanılan bir imtiyazdı. Bu imtiyaza sahip olmayanlara kesinlikle kapalıydı. Bir kasttan ötekine geçmek yalnız göç yoluyla, yani yeni hayat düzenine girmekle mümkündü.

Başka kastlardan kişilerle evlenmek kesinlikle yasaktı. Hatta bir kastın üyeleri başka bir kastın üyeleriyle aynı sofrada oturamazlar veya daha aşağı kasttan birinin hazırladığı yemekleri yiyemezlerdi.

Denksiz bir evlilik hareketinde bulunan kimse kasttan kovulmakla cezalandırılır, bu da suçlunun halk dilinde parya denen, kast dişi sayılmasına (Şandala, Nişala v.b.) yani Hintlilerin gözünden düşmesine ve tüm sosyal haklarını kaybetmesine yolaçardı. İslamın karşı koyduğu kast rejiminin süregelmesi, 1947 Anayasasına kadar hint toplumunun birliğinin sağlanması konusunda başlıca engel oldu. Bu rejim resmen kalkmış olmakla birlikte gerçekte, özellikle hint köylerinde varlığını hala sürdürmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir