Kenan Evren Kimdir?

Kenan Evren Kimdir,Asker ve devlet adamı, Türkiye’nin yedinci cumhurbaşkanı (Alaşehir 1918).

Kenan Evren Hayatı

Kara Harp Okulu’nu topçu subayı olarak bitirdi (1938). 1940’da Topçu Okulu’nu, 1949’da Kara Harp Akademisi’ni Kenan Evrentamamladı. Ordunun çeşitli kademelerinde görev alan Evren, Kore tugayı kurmay subaylığı da yaptı.

1964’te generalliğe, 1974’ te orgeneralliğe yükseldi ve Kara Kuvvetleri kurmay başkanlığına getirildi.

1975’te Genelkurmay ikinci başkanlığına, ardından Ege Ordusu komutanlığına (1976), sonra Kara Kuvvetleri komutanlığına atandı (1977). 6 mart 1978’de Genelkurmay başkanı oldu.

Bu görevi sırasında, son yıllarda doruk düzeye varan ve bütün yurtta yaygınlaşan kanlı terör olaylarına karşı, Silâhlı Kuvvetler’in ülke bütünlüğünün korunmasını isteyen uyarı mektubunu cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e verdi (1 ocak 1980).

Bu olaylarda Adana’daki iki erin şehit edilmesine ilişkin yayınladığı mesajda «Şehit edilen iki evladımızın kanı yerde kalmayacak» diyen (27 şubat 1980) orgeneral Kenan Evren, cumhurbaşkanlığı için aday olmadığını açıkladı, bu konuda çıkan söylentileri yalanladı (8 mart 1980).

25 martta başlayan cumhurbaşkanı seçiminin sürüncemede kalması üzerine, Nato toplantısından dönüşünde, «cumhurbaşkanlığı seçimi için zaman geldi de geçti» diyerek sağdaki ve soldaki bütün partilerin bu amaçla bir araya gelerek anlaşmalarının zorunlu olduğunu söyledi (13 mayıs 1980).

Orgeneral Kenan Evren, Gençlik ve Spor Bayramı’nda yayınladığı bir bildiride de «Ata’yı ve emanetlerini koruyacağız» dedi (18 mayıs 1980).

Zafer Bayramı nedeniyle yayınladığı mesajda ise, ordunun asli görevine dönebilmesi için sıkıyönetimin bir an önce kalkmasını isteyerek, meclislerin çalışmamasından ulusun ıstırap duyduğunu belirtti (29 ağustos 1980).

Gittikçe tırmanan terör olaylarının ülkeyi bir iç savaş eşiğine sürüklemesi üzerine, Silâhlı Kuvvetler, 12 Eylül 1980 günü, Anayasa’nın kendilerine verdiği Türkiye Cumhuriyetini koruma ve kollama görevini üstlenerek emir ve komuta zinciri, içinde-yönetime el koydu.

Genelkurmay başkanı orgeneral Kenan Evren’in başkanlığında Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlarıyla Jandarma Genel Komutanı’ndan oluşan bir Millî Güvenlik Konseyi kuruldu. Kenan Evren, Milliî Güvenlik Konseyi başkanlığının yanı sıra Devlet Başkanlığı görevini de üstlendi.

Hükümet ve parlamento feshedilerek siyasal partilerin çalışmaları durduruldu. DİSK ve MİSK’e bağlı bütün sendikaların eylemleri yasaklandı; bütün dernekler kapatıldı.

Evren, demokrasinin sağlam temellere oturtulacağını; anayasa, seçim ve partiler yasasının değiştirileceğini; uygun ortam sağlanınca seçime gidileceğini açıkladı.

16 eylülde düzenlediği bir basın toplantısında «demokrasiyi kaldırmadık, kurmak için harekâtı yaptık» dedi. 20 eylül 1980’de eski Deniz Kuvvetleri komutanı emekli oramiral Bülend Ulusu’yu hükümeti kurmakla görevlendirdi.

Devlet başkanı orgeneral Kenan Evren, Ankara Gazeteciler Cemiyetinde, 1981 yılı içinde demokratik düzene dönüş zamanını açıklayacağını söyleyerek bu konuda dış başkılann ters etki yaratacağını belirtti (19 aralık 1980).

1981 Atatürk Yılı törenlerini Ankara’da başlatan Evren, TBMM önüne yapılacak Atatürk anıtının temelini attı ve yaptığı konuşmada «O’nun çizdiği yoldan ayrılmayacağız» dedi (5 ocak 1981). Ayrıca «devlet sanatçıları» ödüllerini verdi.

Batı Avrupa Birliği Asamblesi üyelerini Genelkurmay Başkanlığı’nda kabul eden Evren, «Türkiye’nin demokratik ve özgür Avrupa’nın ayrılmaz ve kopmaz bir parçası olduğunu ve öyle kalmak istediğini» söyledi (25 şubat 1981).

Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na girişinin 82. yılı törenlerinde ise, «Biz zaten sizlerin bu Atatürk sevgisine ve milletimizin çoğunluğunun Atatürk ideallerine bağlılığına güvenerek 12 Eylülü yaptık» dedi (14 mart 1981).

Manisa ve Alaşehir gezilerinde ekonomik ve sosyal alanda yeni atılımlar yapılması, okuma – yazma seferberliği, kadın haklarını gerçekleştirme, özellikle üretim ve dışsatım konuları üzerinde durdu (1 nisan 1981).

23 nisanda, İngiltere’de çıkan Financial Times gazetesi muhabirine verdiği demeçte, bundan önceki parlamento üyelerinin hepsinin gelecek ilk meclisin dışında kalmasını savunarak, «Avrupa’daki dostlarımız bize yardımcı olurlarsa demokrasiye dönüş sürecimiz hızlanacaktır» dedi.

19 mayıs 1981’de Atatürk’ün 100. doğum yılı görkemli törenlerle kutlandı. TBMM önündeki Atatürk anıtı da o gün Evren tarafından açıldı.

BBC yapımcısıyla yaptığı konuşmada, 12 eylülün Silâhlı Kuvvetler’in değil, Türk milletinin isteği ile gerçekleştirildiğini belirten Evren, Kurucu Meclisten sonra düzenlenen Anayasa’ya göre yapılacak seçimlerde Silahlı Kuvvetler’in bir rolü bulunmayacağını söyledi.

Gazi Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelişinin 62. yıldönümünde orada yaptığı konuşmada, 11 eylül günü parti yönetiminde bulunan kişilerin «kesinlikle Kurucu Meclis’e ve ondan sonraki ilk meclise giremiyeceklerini» açıkladı (12 haziran 1981).

12 Eylül’ün birinci yıldönümünde radyo ve TV’de yaptığı 77 dakika süren konuşmasında; Türkiye’yi 12 eylüle getiren nedenleri, askerî müdahaleye yol açan gelişmeleri ve 12 Eylül’den sonra ekonomik canlılığı sağlayacak önlemleri, dışpolitika ve yabancı sermaye konularındaki «alışmaları anlatarak, demokrasiye geçiş takvimini belirleyecek olan Kurucu Meclis’in 23 ekim 1981’de ilk toplantısını yapacağını açıkladı.

16 ekim 1981’de MGK’nce siyasal partiler feshedilerek bütün malları hâzineye devredildi. Bu nedenle radyo ve TV’de yaptığı konuşmasmda Evren, Atatürk ilkelerini benimseyen yeni partilerle demokrasinin kurulacağını belirterek, yakın geçmişten ders alacak yeni partilerin ortaya çıkmasını istedi .

15 ekim 1981’de 160 Üyesinin kimlikleri açıklanan Danışma Meclisi, 23 ekimde törenle açıldı. Bu törende yaptığı konuşmada Devlet Başkanı, «özgürlükler ve haklar hudutsuz olamaz» dedi.

30 ocak 1981’de yaptığı başka bir konuşmasında ise, anayasa için referandumun 1982 sonbaharında, genel seçimlerin de 1983 sonbaharında yapılacağını açıkladı.

Devlet başkanı Kenan Evren, bu dönemdeki çalışmaları arasında dış gezilere de yer verdi. Altı günlük ilk yurtdışı gezisini Pakistan’a yaptı (22-27 kasım 1981). İslamabad, Lahor, Karaçi kentlerinde coşkunlukla karşılanan Evren, «Ziya-ül Hak’la her konuda görüş birliğindeyiz» dedi. İkinci yurtdışı gezisini Bulgaristan’a yapan (24-27 şubat 1982) Kenan Evren, bu gezide Bulgaristan devlet başkanı Todor Jivkov’la iki ülke arasındaki ekonomik ve politik ilişkileri görüştü.

20 mart 1982’de çıktığı Kuveyt gezisinde «İsrail’in Ortadoğu’da en büyük gerginlik kaynağı olduğunuz belirtti.

5 nisan 1982’de çıktığı Romanya gezisinde ise, «Balkanlar barış bölgesi haline gelmeli dedi

. 20 eylül 1982 de Yugoslavya gezisine başlayan devlet başkanı Evren; Belgrad’da verdiği demeçte Beyrut Katliamının sorumlusu olarak İsrail’i suçladı.

Bu arada yurt gezilerini de sürdürmekten geri kalmadı. Bursa (4 nisan), Balıkesir (17 nisan), Zonguldak (25 haziran), Erdek (25 temmuz 1982) konuşmalarında 12 Eylül’ün Türkiye’nin son şansı olduğunu söyleyerek bunun en iyi biçimde kullanılacağını; en iyi sistemin parlamenter demokrasi olduğunu ve yeni anayasa eleştirileri dışında kalmak istediğini belirtti ve devlet başkanlığının sorumlulukları yanında yetkilerinin de bulunmasını savundu. Zonguldak konuşmasında, ayrıca, anayasa referandumunun kasım 1982’de yapılacağını bildirdi.

25 temmuz 1982’de 27 üniversite rektörünü atayan Evren ,30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 60. yılı kutlama törenlerine Afyon’da katıldı. Buradaki konuşmasmda, 1961 Anayasasının bize bol geldiğini belirterek, «yapımıza ve stratejik konumumuza uygun bir anayasa yapmak zorunda olduğumuzu» savundu.

Yurt içi gezilerini sürdüren Evren; Burdur, İsparta (1 ekim), Trabzon (25 ekim), Erzurum (26 ekim), Kayseri (30 ekim), Adana ve Antalya (31 ekim 1982) konuşmalarında, anayasanın milletin gücüyle onaylanacağını vurguladı.

7 kasım 1982’de halkoyuna sunulan anayasanın kabul edilmesiyle Kenan Evren de cumhurbaşkanlığına seçildi.

Cumhurbaşkanı Evren, 12 aralık 1982’de çıktığı 14 gün süren Uzakdoğu gezisinde Bangladeş, Pakistan, Güney Kore, Çin ve Endonezya’ya uğrayarak, bu ülkelerle Türkiye arasındaki siyasal, kültürel ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini amaçladı.

Evren, genelkurmay başkanlığı görevini 1 temmuz 1983’te Genelkurmay Başkanlığında yapılan bir törenle Org. Nurettin Ersin’e bıraktı.

12 Eylül Harekâtı’nın üçüncü yılını doldurması nedeniyle radyo ve TV’de yaptığı konuşmasında bu süre içinde anarşi ve terörü önleyecek kanunlarla, Atatürk milliyetçiliği çevresinde iç barış, huzur ve kanun egemenliğinin sağlanması, dış politika, ekonomik önlemler ve enflasyonun önlenmesi yolundaki çabalan açıkladı. Bu arada başarılamayan sorunlar arasında işsizlik, rüşvet ve bürokrasinin önlenmesi, trafik gibi toplumumuzu yakından ilgilendiren konuların bulunduğunu belirtti.

6 kasım 1983’te yapılacak milletvekili seçimleriyle demokratik düzene geçilerek, üç yıldır sürdürülen askeri vönetime son verileceğini sözlerine ekledi.

Mayıs 1983’te yeni siyasal partilerin kurulmasını, kadrolarını onaylamak koşuluyla benimsedi. 1 Temmuz 1983’te Genelkurmay Başkanlığı’nı Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin’e bıraktı. 6 Kasım 1983′ te yapılan genel seçimlerde çoğunluğu kazanan Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı Turgut Özal’a hükümeti kurma görevini verdi.

Hükümetle uyumlu çalışarak demokrasiye geçiş döneminde etkili rol oynadı. Ocak 1984’te Fas’ta yapılan 4. İslam Zirve Konferansı’na katılarak konferansa Türkiye’nin verdiği önemi gösterdi ve İslam ülkeleri çerçevesinde kurulan Ekonomi Konseyi’nin başkanlığına getirildi.

Kenan Evren Devlet Başkanlığı’nı yürüttüğü dönemde içte halkla bütünleşmeyi amaçlayan iç geziler yaparken, dışta özellikle Ortadoğu (Kuveyt, Suudi Arabistan, Tunus, Mısır, Ürdün) ve Uzakdoğu (Çin, Pakistan, Bangladeş, Kore, Endonezya), ABD’yi ziyaret ederek bu ülkelerle Türkiye arasında kültürel ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine katkıda bulundu.

6 Kasım 1989’da görev süresi dolduktan sonra Marmaris’e yerleşti. Anılarını yazdı: Kenan Evrenin Anıları (4 cilt, 1990-1992).

Özellikle Cumhurbaşkanlığı döneminde halk tarafından çok sevilen Kenan Evren toplum bir kısmınca kahraman olarak nitelendirilirken toplumun bir kısmının da darbe yaptığı gerekçesi ile nefretini kazanmış eski bir siyaset adamı ve askerdir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir