Kerem ile Aslı Hikayesi

Kerem ile Aslı Hikayesi Türk folklorunun en lirik, seçkin örneklerindendir. önce el yazması kopyalardan okundu. Daha sonra çeşitli taş baskısı kitaplarla bütün köylere yayıldı. Hikayede, kökünü tasavvuftan alan, «insanın kaderini değiştiremeyeceği» görüşü ve gerçek güzelliğin Tanrı’da olduğu, insanın sevdiğine bu dünyada ulaşamayacağı inancı vardır.

Hikayede, ısfahan şahlarından birinin oğlu Ahmet Mirza ile hazine nazırlığı yapan ermeni keşişin kızı Kara Sultan’ın başından geçenler anlatılır. Babaları büyüyünce ikisini evlendirmek niyetindedir. Keşiş sonradan kararından cayar.

Şahın hizmetinden ayrılır; üç gün ötede Zengi köyüne çekilir. Yıllardan sonra çocuklar büyür. Bir gün Mirza yakın arkadaşı Sofu ile avdan dönerken bir bahçede rastladığı gergef işleyen bir kıza tutulur.

Bu kız Kara Sultan’dır. Kızla konuşarak adlarını değiştirirler. Mirza Kerem, Kara Sultan da Aslı Han adını alır. Kerem yemeden içmeden kesilir.

Sırrını babası duyar. Şah, kızı babasından ister. Din ayrılığından bunu kabul etmeyen keşiş kızını alarak kaçar. Kerem ile Sofu kent kent, köy köy peşlerinde giderler. Başlarından türlü serüvenler geçer.

Sonunda Kayseri’de, kızın babasını zindancıbaşılık, anasını dişçilik yaparken bulurlar. Kerem diş çektirmek bahanesiyle kızla konuşur. Aslı müslüman olur. Keşişin müracatı üzerine evde pusu kuran beyin adamları Kerem ile Sofu’yu tutuklarlar.

Beyin kız kardeşi meseleyi çözmek için, Aslı Hanı da aralarına katıp kırk güzel kızı süsleyerek gül bahçesine salar. Bahçeye getirilen Kerem gözlerini Aslı’dan ayırmaz. Keşiş kızını gene kaçırır. Kerem ile Sofu onları Halep’te bulur.

Halep paşasının dileği üzerine düğüne razı olan keşiş bu sefer kızına sihirli bir elbise giydirir. Gerdek gecesi, düğmeleri çözüldükçe iliklenen bu gömleği Kerem sabaha kadar çıkaramaz.

Tan ağarırken çektiği bir «ah» ile ağzından çıkan alev, aşığı yakıp kül eder. Aslı da kızgın külleri süpürge ettiği saçları toplarken tutuşup yanar.

Hikaye Aşık Kerem’in şiirleriyle süslüdür; halkın hayal gücünün de bu şiirlere eklendiği söylenebilir. Aşık Kerem’in yüzyıllarca halkın dilinden düşmeyen, divan edebiyatı etkisinden uzak, saf şiirleri, türküleri Anadolu’da bugün de söylenir.

Şiirlerinin bir kısmının hikaye ile ilgisi yoktur. Anadolu’da, Kerem ve Kesik Kerem adlı iki ezgi adı, Kerem’in saz ustası bir aşık olduğunu göstermektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir