Kerkük Tarihi

Kerkük Tarihi Asurlular çağında kuzeydoğudan gelen dağlı kavimlerin saldırılarına uğradı. Buraya, Sasaniler zamanında Kermekan; süryani kaynaklarında ise Beyt-i Kermay denirdi. Sasaniler zamanında Nasturilerin önemli bir şehriydi. Hıristiyanlar, şehri eski suryani veya arapça adı ile El-Kerm diye anarlardı. XII. yy. a Kerkük bölgesi, Erbil’i başkent edinen Begtigin hanedanının yönetimi altındaydı. Muzafferüddin Kökböri’nin ölümünden (1232) sonra bu hanedanın toprakları abbasi halifelerine geçtiyse de, az sonra, moğol saldırısına uğradı.

Kerkük’ün adı ilk olarak, Şerefeddin Yezdi’nin Timur tarihinde geçer; Timur’un Irak’ı almasından sonra Kerkük, sıra ile akkoyunlu, safevî ve osmanlı hakimiyeti altına girdi.

Kanuni Sultan Süleyman, Kerkük’ü doğudan gelecek saldırılara karşı önemli bir savunma merkezi yaptı. Bu tarihten sonra, şehir Musul ile Bağdat arasındaki ticaret yolunun önemli bir uğrağı oldu. Bir aralık İranlılar Bağdat’ı alınca Kerkük’ü de ele geçirdiler (1623). Serdar Hüsrev Paşa şehri geri aldı (1630). Katip Çelebi’nin bildirdiğine göre, burada Erdelan eyaletinin kürt beyleri hakim durumdaydı. Sonra yavaş yavaş, Şehrizur beylerbeylerinin çalışmaları sonucu, devletin hakimiyeti altına girdi.

Şehrizur eyaletinin birçok sancağı vardı, Kerkük bunlardan biriydi. Sonra eyalet merkezi oldu. 1732’de Nadir Şah’ın kuşattığı Kerkük, ancak Topal Osman Paşanın şehit düşmesinden sonra İranlıların eline geçti (1743). 1746 Antlaşması üzerine geri verildi. 1918’de Bağdat’tan kuzeye doğru ilerleyen İngiliz kuvvetleri, Türk ordusunun çekilmesi üzerine Kerkük’ü aldı. Bu tarihten sonra, bütün Irak gibi, İngiliz yönetiminde kalan Kerkük, 1926 Türkiye-ingiltere antlaşması gereğince Irak’a bırakıldı.

Kerkük’te yoğun bir türk topluluğu ile onun geliştirdiği Türk kültürü vardır. Şehir Türk yönetimindeyken 350 aile kadar olan hıristiyanlar da Türkçe konuşur ve Türkçeyi süryani harfleri ile yazarlar ve kalede otururlardı. Bu hıristiyanlar katolik Kaidelilerle nasturîlerden kurulu bir topluluktur. Dini merkezleri Kerkük’tür. 1906’dan beri ayrı bir kiliseleri vardır. Kerkük’ün kale kısmı önce bir sur ile çevriliydi. Burada eski bir kiliseden bozma Ulu cami, ayrıca tepenin yamaçlarında Mâr-ı Danial adlı başka bir cami vardır.

Şehir eski çağdaki Arrapha şehri yakınında kuruldu. M.ö. II. binyılda Arrapha’nın merkezi olduğu bölgede, çivi yazılı birçok tablet bulundu; bunların üstündeki Mitanni etkisinde silindir izlerinin örneklerine, Suriye ve Filistinde rastlanır. Başlıca motifleri hurma dalları biçiminde stilize edilmiş kutsal ağaç, saç örgüsü ve efsanevi hayvanlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir