Kitab el Celve

Kitab el Celve,Yezidiliğin kutsal kitabı olarak kabul edilen kitap.  Bütün ibadetlerini kürtçe yapan; esas dua, sabah duası, vaftiz ve sünnet duası, ölülere rahmet duası, sancak duası adlı dualarını kürtçe okuyan Yezidîlerin iki kutsal kitabı da arapçadır.

Kitab-ül-Cilve ilk defa Sincar kütüphanesinde bulunan orjinal bir nüshadan, P. Anastase Marie tarafından kopya ettirildi (1904-1906). Orijinal sayıları bu nüshanın da sonradan Arapçaya çevrildiği ve ilk metnin, bugün unutulmuş bir kürt dili olan mukri lehçesiyle yazıldığı anlaşıldı.

Şarkiyatçı Joseph’e göre, Kitab-ül-Cilve’nin asıl nüshası 1892’de Ba’adriye’de molla Haydar’ın evinde bulundu.

Söylentiye göre, bu kitap yılda iki defa Yezidi ulularından şeyh Adî’nin (öl. 1160 veya 1162) mezarına götürülür, okunur. Sekiz sayfa tutan bu 109 satırlık kitabın şeyh Adî tarafından şeyh Fahreddin’e yazdırıldığı söylenir.

Arap bilgini Şerafüddin’e göre kitap 1414’te yazıldı. Kitabın esrarlı bir geçmişi olmasını, Yezidîlerin, dinlerine birtakım kutsallıklar yüklemeleri ve onu başka dinler arasında yüceltmek istemeleriyle açıklayanlar vardır. Kitab-ül-Cilve’nin yeni bir din anlayışı vardır.

Bu kitaba göre, alem yaratılmadan önce Melek Tâ’ûs vardı. Melek Tâ’us,insanlar yaratıldıktan sonra kendine bağlananları doğru yola götürmek, suçtan, yanılmadan korumak için, Abd Tâ’ûs da denen şeyh Adî’yi yeryüzüne gönderdi. Ona Kitab-ül-Cilve’yi vahyetti.

Kitab-ül-Cilve beş bölümdür

1. Melek Ta’us’un ezelî, ebedî bir varlık olduğu, bütün kâinata hâkim bulunduğu, her yerde hazır ve nazır olduğu, hayır ve şerrin (iyilikle kötülüğün) ahrette değil, yeryüzünde açıkça görüldüğü bildirilir, öteki din kitaplarının yanlışlarla dolu olduğu, her çağda yeryüzüne yüce bir kimsenin gönderileceği anlatılır.

2. Bu bölümün konusu, gerçek bir yezidi nın, ruhunu Melek Tâ’us’a teslim edeceği, Melek Tâ’ûs’un suçlu suçsuz her insana (yezidîye) yardımda bulunacağı ruhların göçüşü, ceza ve mükâfat verme gücünün yalnız onda bulunduğu üzerinedir.

3. Bu bölüm yeryüzündeki yaratıkların, meleklerin yalnız Melek Tâ’ûs’un yönetimi altında bulunduklarını, başka hiç bir gücün onları etkileyemeyecegini bildirir.

4. Bölüm insanların Melek Ta’ûs’un bildirilerinden başka kural tanımaması gerektiğini, adı açıklanmayan üç şeyden sakınmanın zorunlu olduğunu anlatır. Kendine tağlı kalanların, onun sonsuz gücünden dolayı güven altında yaşayacaklarını açıklar.

5. Bölümde bu dinin törenleri, emir ve yasakların yerine getirilmesi, kendine bağlı kalanların yapmaları gereken işler ele alınır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir