Kızıl Hastalığı

Kızıl Hastalığı Mikroplu, bulaşıcı bir hastalık. Kızil her yaşta olur; ama daha çok altı ile on beş yaş arasında, çocuklarda görülür. Kızamıktan daha sık rastlanır ve daha bulaşıcıdır. Hastalık bir dereceye kadar bağışıklık sağlar.

Klinik özellikleri, dört günlük bir kuluçka devri, yüksek ateş ve anjinle hastalığın birden yayılması, yirmi dört ilâ kırk sekiz saat içinde meydana gelen bir deri döküntüsü; boyuna, göğüse, koltuk altlarına ve vücudun kıvrım yerlerine yayılan bu döküntünün dalgalı kırmızı renkte olması (kızıl adı da buradan gelir) ile özetlenebilir.

Yedinci veya sekizinci günde pullanma başlar ve ateş düşer. Büyük parçalar halinde olan bu pullanma haftalarca sürebilir. Pullanma ile birlikte ağız mokozası da değişir ve paslanan dil ahududu kırmızısı bir renk alır.

Kızılın asıl tehlikesi, oldukça ağır hastalıklara yolaçmasındadır. Bunların başında, nefrit, kulak iltihapları, romatizma ve uzun sürebilen iltihaplanmalar gelir. Hastalığı yapan özel bir hemolitik streptokoktur.

Kızıl eskiden sanıldığı gibi deri döküntüleriyle değil, kızıla tutulmuş hastaların tükürükleriyle bulaşır. Dolayısıyla, hastalığın bulaşmasını önlemek için, hastanın tamamen tecrit edilmesi, ağız, boğaz ve burnun yıkanması, çamaşırlarının dezenfekte edilmesi gibi çeşitli tedbirler alınmalıdır.

Kızıllı hastalara bakan kimseler maske ve gömleklerle kendilerini korumalı, ellerini sabunla yıkamalıdır. Hastalığın bulaşma özelliği hastanın kırk gün tecrit edilmesini gerektirir. Hastanın antibiyotiklerle ve klinikte tedavi edilmesi halinde bu süre on beş güne indirilebilir.

Kızılın tedavisi çok değişti. Bundan dolayı da, bütün bulaşıcı hastalıklar için geçerli olan genel bakımdan başka, bütün kızıllı hastalara pullanmadan sonra banyolar yaptırılmakta, antibiyotikler ve en başta da penisilin verilmektedir.

Bu değişiklik, «cerrahi» denilen ve ameliyatlardan veya özellikle doğumlardan sonra olan kızılların tedavisinde de görülmektedir. Buna rağmen, yine de, antibiyotikler ve serumlar, anglo-sakson ülkelerinde nispeten sık görülen kötü huylu kızılların sonuçları üstünde etkili olamamaktadır.

Bu hastalığın tespit ve tedavisinin bir doktor tarafından yapılması gerekir. Antibiyotiklerle tedavisi çoğunlukla mümkündür. Tedavi edilmemesi yüksek riskli sonuçlar doğurabilir ve başka hastalıklara sebebiyet verebilir.

Çevresinde kızıla yakalanmış hastalar bulunan kişilerin de bir doktora görünerek taşıyıcı olmadıklarını tespit etmeleri hastalığın yayılmasını önler.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir