Kök Böri Kimdir?

Kök Böri Kimdir,Musul atabeyi ölünce, Zeynüddin Ali Küçük Erbil’den başka Şehrizor, Hakkari, Takrit, Imadiye, Akrülhimadiye, Sincar ve Harran kalelerini de kendi hakimiyetine geçirdi. Ancak hayatının son günlerinde buralarını Musul atabeyinin oğlu Kutbüddin Mevdut geri aldı.

Kök-Böri babası öldükten sonra atabey olduğunda hâkimiyeti altında sadece Erbil kalesi kalmıştı (1167). Ancak o sıralarda Erbil işlerini yöneten Mücahidin Kaymaz Kök-Böri’yi yurt ışına çıkartarak yerine küçük kareşi Zeynüddin Yusuf’u getirdi. Kök – Böri önce Bağdat, sonra Musul’a gitti.

Burada Musul atabeyi Seyfeddin Gazi’nin hizmetine girdi; kendisine Harran ıktâ edildi. Seyfeddin Gazi ile Salâhaddin Eyyubi arasında cereyan eden çarpışmalara Kök – Böri de kendi kuvvetleriyle katıldı (1174). Daha sonra, siyasi sebepler yüzünden Salâhaddin Eyyubî’ye tabiyetini bildirdi (1182).

Salâhaddin Eyyubî de çıktığı sefer sonunda elde ettiği Urfa’yı Harran’a ek olarak kendisine verdi. Kök-Böri, Eyyubi’yi Musul’u kuşatması için teşvik etti. Ancak kuşatmada sonuç alınamadı (nisan 1183).

Tekrar birtakım siyasi manevralara girişen Kök – Böri Salâhaddin Eyyubi’yi Harran’a davet ederek kendisine 50 000 dinar vermeyi de taahhüt etti. Ancak sözünü yerine getirmeyince tevkif olundu, ıktaları elinden alındı (1185).

Ancak, halkın sevgisini göz önüne alan Salâhaddin Eyyubi aynı yıl içinde Kök-Böri’yi serbest bırakarak Harran ve Urfa’yı da kendisine geri verdi. Bu sırada Eyyubi’nin kızkardeşi Rabia Hatun ile Kök-Böri evlendiler.

Bu arada ikinci Musul kuşatması da bir sonuç vermedi. Ancak, haçlılara karşı yapılan savaşlarda Musul askerlerinin de bulunması burasının Salahaddin Eyyubi’nin hakimiyetini tanıdığını gösterir.

Kök-Böri asıl ününü Salahaddin Eyyubi’nin yanında haçlı ordularına karşı yaptığı savaşlarda kazandı. Kök-Böri Eyyubi’nin doğu orduları kumandanı olarak haçlıları Safuriye’de büyük bir bozguna uğrattı, Kudüs kapılarının açılmasında, buradaki frenk krallığının ortadan kalkmasına sebep olan Hattin savaşında büyük rol oynadı (4 haziran 1187).

Ayrıca Akka kuşatmasına başlayan üçüncü haçlılar ordusunu çember içine alarak şehre girmeyi başaran Salahaddin’in yanında Kök-Böri de bulunuyordu (ağustos 1189).

Erbil atabeyi olan kardeşi Zeynüddin Yusuf ölünce (29 ekim 1190), uhdesinde bulunan Harran, Urfa ve Sumeysat civarını Salahaddin Eyyubi’ye bırakıp 50 000 dinar ödeyerek Erbil’e atabey oldu.

Bundan sonra çağrıldıysa da haçlıların ikinci Akka kuşatmasında Salahaddin Eyyubî’ye yardıma gitmedi. Ancak bastırdığı paralardan ona metbu kaldığı anlaşılmaktadır.

Kök-Böri Erbil’de atabey olarak ölümüne kadar kaldı (1190-1232). Salâhaddin ölünce, parçalanan Eyyubi devletinden ayrıldı (1193), bu tarihten sonra sikkeleri kendi adına bastırdı. Bundan sonraki siyasetini, Musul atabeylerini zayıf düşürmek, çevredeki devletlerle işbirliği yapmak esasına göre ayarladı. Nusaybin’i zaptetti (1202).

Musul topraklarına girerek Ninova’yı yağmaladı ve ürünleri yaktı. Bundan sonra, Musul atabeyinin intikam seferini birtakım ittifaklarla önledi, yenilen Musul atabeyi ülkesine kaçmak zorunda kaldı (eylül 1204).

Azerbaycan’a Meraga sahibiyle birlikte bir, istila teşebbüsünde bulunduysa da kesin bir sonuç alamadan Erbil’e döndü.

Daha sonra Musul’un Eyyubilerin eline geçmemesi için çeşitli siyasi oyun ve ittifaklara başvurdu; Anadolu Selçuklu sultanı Kılıç Arslan ve bunun kardeşi Erzurum hakimi ile anlaşmalar yaptı. Kızlarını, çeşitli emîr ve atabeylerle evlendirerek bölgede çatışma çıkmasını önledi.

Nitekim Musul atabeyi izzeddin Mes’ud, damadıydı ve o ölünceye kadar (1218) Erbil ile Musul arasında bir hadise çıkmadı. Ancak ikinci damadı imadüddin Zengi’nin imadiye kalesini alması ve Musul atabeyi olmak istemesi üzerine onun tarafını tuttu.

Çıkan savaşlarda imadüddin yenilgiye uğradı (1219) ve Erbil’e çekildi. Daha sonraki savaşta Kök-Böri damadıyle birlikte Zap suyu kenarında musul ordusunu çok ağır bir yenilgiye uğrattı (kasım 1219).

Kök-Böri’nin Eyyubi baskınına karşı yaptığı ittifaklar manzumesi elli yıl kadar sürdü. Sonunda Sincar atabeyliği son buldu ve Musul Meyyafarıkin’e bağlandı (temmuz 1220).

Aynı yıl içinde Erbil, Moğolların tehdidine maruz kaldı. Kök-Böri bunun için çeşitli tedbirler aldı, yardımlar sağladı, ancak moğol küvetleri Hemedan’a doğru uzaklaşarak ülkelerine döndüler (haziran 1221).

Bir ara gene çeşitli entrika ve anlaşmalar yaparak Musul’u kuşattıysa da başarı elde edemeden ülkesine döndü. Bu sırada (ağustos 1224), Harizmşah tehlikesiyle karşı karşıya geldi.

Halife de Celahaddin Harizmşah’a karşı Kuşdemir kumandasında bir ordu çıkardıysa da yenildi. Bu durum karşısında Kök-Böri Harizmşah hükümdarıyla anlaşma yolunu seçti ve ona metbu oldu.

Musul atabeyi El-Malik ül-Eşref’e karşı düzenlenen ittifaka katıldı. Ancak Celâleddin Harizmşah sözünü yerine getirememesi ve diğer başka sebepler yüzünden Zap suyuna kadar sokulduğu halde Erbil’e geri döndü.

Kök-Böri ömrünün son yıllarında bir moğol tehlikesi daha atlattı (1230). Ancak bundan da ilki gibi büyük bir zarara uğramadan kurtuldu ve istilacı kuvvetler Erbil’e giremeden geri çekildiler, ölümünden sonra (1232) halife El-Muntasır’ın yolladığı kuvvetler Erbil’i zaptetti. Böylelikle Erbil atabeyleri sülâlesi de tarihe karışmış oldu.

Kök-Böri dine, bilime, sosyal yardıma önem veren bir hükümdardı. Zamanın bilginlerini, sofileri, fakihlerini korudu. Hâkimiyeti altındaki yerlere cami, hastahane, yol, medrese, hankah ve çeşitli sosyal yardım kurumlan yaptırdı.

Her yıl hac seferi düzenler, hacca gideceklerin yanına muhafızlar verirdi. Arafat’a ilk su getiren odur. Hz. Peygamber’in doğum gününü büyük dini törenlerle kutlamak onun zamanında başladı ve bir gelenek halini aldı. Mezarı Kûfe’de halife Ali’nin yanındadır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir