Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Kimdir,Hayatı

Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Kimdir,(1637 – 1691),Osmanlı devlet adamı. Eniştesi Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın sadareti sırasında yedinci vezir oldu (29 haziran 1680).

Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Hayatı

Bir yıl sonra Edirne kaymakamlığına getirildi. Niğbolu’nun yeniden sancak beyliği haline getirilmesi üzerine Silistre eyaletine ve Baba dağı serdarlığına tayin edildi, ikinci Viyana bozgunundan sonra Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın idamı üzerine, özi muhafızlığından alınarak kubbealtı vezirliğine getirildi (1684).

Bu görevde kısa bir süre kaldı. Yeni sadrazam Kara İbrahim Paşanın Köprülü ailesine karşı oluşu yüzünden emekliliğini istedi.

Venediklilerle Mora’da savaşırken Sakız (1685), bir yıl sonra da Seddülbahir (Boğazhisarı) muhafızlığına tayin edildi (1686).

Köprülü’nün damadı Siyavuş Paşanın sadrazamlığa getirilmesi üzerine ikinci vezir oldu (1687).

Fakat Süleyman II’nin tahta çıkışından sonra zorbaların baskısıyla görevinden alındı; yeniden Seddülbahir muhafızlığına getirildi (10 şubat 1688). Sonra Kandiye, oradan da Sakız muhafızlığına gönderildi.

Bu sırada Avusturya ile yapılan savaş Osmanlılar aleyhinde gelişmeye başladı; AvusturyalIlar Belgrad’dan sonra Üsküp’e girdiler. Bunun üzerine Fazıl Mustafa Paşa sadrazam tayin edildi.

Edirne’de göreve başladı, önce ülkenin mali durumunu ele aldı. İlkbaharda yapılacak sefer hazırlıklarını görüşmek için devlet ilerigelenlerini topladı.

Bu sırada Edirne’ye gelmiş bulunan Kırım hanı Selim Giray’ın da katıldığı toplantıda, sadrazamın Macaristan seferine çıkmasına karar verildi.

Avusturya’nın hakimiyeti altında siyasi hürriyet ve mezhep hürriyetini kaybetmiş bulunan Erdel halkı başkaldırmış, Thököly’nin krallığa getirilmesi için Osmanlı devletinden yardım istiyordu.

Fazıl Mustafa Paşa, Thököly’ye krallık beratıyle birlikte bir miktar da yardımcı kuvvet gönderdi; Edirne’den hareket ederek Avusturyalıların elindeki Pirot’u (ŞehirKöy) kuşattı; avusturya kumandanını Dragoman’da yenilgiye uğrattı, kaleyi aldı; sonra Musapaşa palankasını ve Niş’i ele geçirdi.

Kış olmasına rağmen hareketine devam ederek Belgrad üzerine yürüdü; altı gün süren kuşatmadan sonra kaleyi almayı başardı (14 ekim 1690).

Daha sonra, Yeni Palanka, Böğürdelen kalelerini aldı. Ersek’i kuşattı.

Belgrad kalesini tamir ettirdikten sonra İstanbul’a döndü. Bu sırada, avusturya kuvvetleri Erdel’i ele geçirdi.

Sadrazam, o kışı İstanbul’da sefer hazırlıklarıyla geçirdi; ilkbaharda Macaristan seferine çıktı.

Edirne’den ayrıldıktan kısa bir süre sonra Süleyman II öldü; yerine Ahmed II tahta çıkarıldı.

Fazıl Mustafa Paşa yine sadrazam olarak kaldı. Bu sırada avusturya ordusu Zemlin ile Varadin arasında bulunuyordu.

Fazıl Mustafa Paşa Belgrad’a geldikten sonra, kırım ordusunun ve yardımcı kuvvetlerin gelmemesine rağmen, orduyu Sava ırmağının öte kıyısına geçirdi ve çekilen avusturya ordusunu

takip etti; Salankamen köyü önünde mevzilendi. Avusturya başkumandanı, osmanlı ordusunda kırım kuvvetlerinin bulunmadığını ve Varadin yolunun da kapanmak üzere olduğunu anlayınca, iki kuvvet arasında kalmamak için 20 ağustos 1691’de saldırıya geçti; osmaniı ordusunun, Anadolu beylerbeyi vezir Kemankeş Ahmed Paşa kumandasındaki sağ kolu bozuldu.

Bu tehlikeli durum karşısında askere cesaret vermek için ordusunun ön saflarına geçerek genel saldırı emrini veren Fazıl Mustafa Paşa, düşman piyade ve süvarilerinin bozulmakta olduğu anda, vurularak öldü; ölümünü duyan ordu da bozuldu. Böylece Salankamen savaşı osmaniı ordusunun yenilgisiyle sonuçlandı.

İki yıla yakın bir sadrazamlık yapan Fazıl Mustafa Paşa bazı ıslahat hareketlerine girişti, halka ağır gelen vergileri, devlet ilerigelenlerinin bayramlarda padişaha hediye vermeleri usulünü kaldırdı.

Taşrada, âyan ve zorbaların baskınlarına meydan vermemek, kadılarla naipleri denetlemek, suistimale engel olmak ve halkla âyan arasındaki ilişkileri düzenlemek amacıyla her beldede bir «meclisi âyan» açtırdı.

Hıristiyan reayanın cizye işlerini düzene koydu ve böylece onların düşmanla işbirliği yapmalarını engelledi.

Tarihçiler onu bilgin, iyi huylu ve asil bir insan olarak belirtirler. Hadis ve lügat bilgisi kuvvetliydi. Numan, Abdullah ve Esat (Paşa) adlarında üç oğlu vardı.

Bir cevap yazın