Köprülü Mehmed Paşa

Köprülü Mehmed Paşa,(1578 – 1661),Osmanlı sadrazamı.

Köprülü Mehmed Paşa Hayatı

Sadrazam Hüsrev paşanın hazinedarlığını yaptı; Hüsrev Paşanın öldürülmesinden sonra bazı voyvodalıklarda, ağalıklarda ve Amasya sancakbeyliğinde bulundu. Sonra tekrar İstanbul’a geldi. Burada ihtisap ağalığı, Tophane nazırlığı, sipahiler ağalığı ve cebecibaşılık gibi çeşitli görevlere tayin edildi. Birara Çorum ve ikinci defa Amasya sancakbeyliği yaptı.

Köprülü Mehmed Paşa Dönemi

Trabzon’da bulundu. Şam mütesellimliğine getirildi (1647). Bu sırada isyan ederek, İstanbul üzerine yürüyen Sivas valisi Varvar Ali Paşaya karşı, Karaman beylerbeyi sıfatıyla sefere gönderildi.

Çankırı’da yapılan savaşta Varvar Ali Paşaya esir düştü: fakat İbşir Paşa tarafından kurtarıldı. Gürcü Mehmed Paşanın sadrazamlığı zamanında, valide sultanın kethüdası oldu; mimar Kasım Ağanın tavsiyesi üzerine kubbealtı vezirliğine getirildi; fakat bu görevde fazla kalamayarak Köstendil sancağına sürüldü. Bir süre sonra da azledildi.

Süleyman Paşa sadrazam olunca, Kasım Ağa, Köprülü’yü ona da tavsiye etti (1656), fakat sadrazam tavsiyeyi dinlemedi.

Köprülü Mehmet Paşa Sadrazamlık Şartları

Daha sonraları başta yine mimar Kasım Ağa olmak üzere diğer bazı devlet ilerigelenleri valide sultana başvurarak Köprülü Mehmed Paşa’nın sadrazam olmasını sağladılar; Mehmed Paşa, görevi kabul etmeden önce bazı şartlar ileri sürdü:

1. padişaha yazılacak herhangi bir telhisin yerine getirilmesi ve bununla bağdaşmayan emir verilmemesi.

2. memuriyetlere yapılacak tayinlere hiç bir şekilde karışılmaması ve yararlı kimseleri işbaşına getirmesine imkân verilmesi.

3. devlet ilerigelenleri arasından herhangi birinin fikrine uyularak kendi hareketlerine engel olunmaması.

4. kendisine düşman olan kimselerin sözlerine bakılmaması.

Bu şartların valide sultan ve padişah tarafından kabul edilmesi üzerine sadrazam oldu (14 eylül 1656). Mehmed Paşa, ilk iş olarak, Murad IV devrinden beri İstanbul’da birtakım olaylara yolaçan Kadızadeliler meselesini ele aldı ve Kadızadelilerin elebaşılarını Kıbrıs’a sürdürdü.

Bundan sonra İstanbul’da düzen ve güvenliği sağlamaya çalışan Mehmed Paşa, bir süre önce Bozcaada’yı Venediklilere teslim eden Abaza Ahmed Paşayı, birçok kimseyi hileyle kandıran şeyh Salim’i ve devlet aleyhinde Eflak voyvodasına yazdığı bir mektubu ele geçirilen rum patriğini idam ettirdi.

Bu arada Bosna eyaletine tayin edilen Şeydi Ahmed Paşanın kaptanıderyalıktan azlini bahane ederek karışıklık çıkaran sipahi zorbalarını da yola getirmeyi başardı. Sonra Venediklilere karşı zafer hazırlıklarına girişti. önce kaptanıderya Topal Mehmed Paşayı donanma ile birlikte Akdeniz’e gönderdi; kendisi de Boğaz seferine çıktı (13 haziran 1657).

Bu sırada Venedikliler Çanakkale’yi (Boğazhisar) işgal etmek üzere kuvvet çıkarmışlar, fakat Çanakkale’yi korumakla görevli vezir Çavuşzade Mehmed Paşa tarafından bozguna uğratılmışlardı. Osmanlı donanması denizdeki çarpışmalarda başarı kazanamadı; yeniçeriler Rumeli kıyısına çekilerek duruma seyirci kaldılar. Bunun üzerine Köprülü Mehmed Paşa, Rumeli kıyısına giderek, savaştan kaçanları cezalandırdı.

17 Temmuz 1657’de Venedik amirali Mocenigo, Kepez burnu önündeki üssünden ayrılarak, Kum burnu önündeki Türk gemileri üzerine saldırdı. Bu sırada Kara Mehmed adındaki bir topçunun attığı gülle, amiral gemisini havaya uçurdu; düşman gemilerini de büyük ölçüde zarara uğrattı. Köprülü Mehmed Paşa, bundan sonra Bozcaada’yı geri aldı (31 ağustos 1657). Padişah, bir hattıhümayun göndererek, Limni’yi alıncaya kadar o bölgeden ayrılmamasını emretti.

Köprülü Mehmed Paşa, Bozcaada’da koruyucu bir kuvvet bıraktıktan sonra, Topal Mehmed Paşayı Lİmni üstüne gönderdi. Topal Mehmed Paşa, karadan ve denizden yaptığı altmış günlük bir kuşatmadan sonra adayı aldı.

Bu sırada Edirne’de bulunan padişah, Erdel meselesini görüşmek için Köprülü’yü çağırdı. 1648’den beri Erdel beyi olan Rekoczy György II, 1657’de İsveç kralıyla bir antlaşma yaparak Lehistan’a karşı harekete geçmiş, Eflak ve Boğdan beylerini de harekete teşvik etmişti.

Osmanlı devleti duruma müdahale etmek gereğini duydu. Erdel beyine karşı önce Kırım hanı Mehmed Giray tarafından, sonra da sadrazamın serdarlığında bir sefer açılmasına karar verildi. Karar uyarınca Köprülü Mehmed Paşa, 1658’de Edirne’den hareket ederek Belgrad’a geldi; kendisine kırım, kazak ve eyalet kuvvetleri katıldığı gibi, leh kralı da on iki bin kişilik bir kuvvet gönderdi.

Ordu Erdel’e girince, sadrazam önce, önemli bir kilit noktası olan Yanova’yı aldı (31 ağustos 1658). Rakoczy, bir yıl önce Kırım hanı tarafından yenilince kaçmak zorunda kalmıştı. Köprülü Mehmed Paşa, Yanova’nın alınışından sonra Rakoczy’yi takip etmek istiyordu. Bu amaçla Erdel’in merkezi Fehervar’ı (Erdel Belgradı) kırım ve kazak kuvvetlerine yağma ettirdi; fakat Anadolu’da çıkan bir isyandan dolayı padişahın kendisini çağırması üzerine, geri dönmek zorunda kaldı. Dönmeden önce Erdel ilerigelenlerinden Barcsay Akos’u Erdel beyi yaptı; bölgenin korunmasını da Budin beylerbeyi Kenan Paşaya bırakarak Edirne’ye geldi.

Padişah tarafından, Halep beylerbeyi iken Konya’da toplanan asilerin başına geçerek isyan eden Abaza Hasan Paşayı cezalandırmakla görevlendirildi. Abaza Hasan’ın yanında on beş kadar azledilmiş beylerbeyi de vardı. Erdel seferine çıkılacağı zaman, Abaza Hasan Paşanın yanında, ellerindeki kuvvetleriyle sefere çağrılan bu kumandanlar, Köprülü ile sefere çıkmayacaklarını bildirerek isyan etmişlerdi.

Padişah, isyanı bastırmak için, Diyarbekır beylerbeyi Murtaza Paşa serdarlığmda bir kuvvet gönderdi. Ayrıca onlara bir de hattı hümayun göndererek dağılmalarını istedi. Âsiler bu emri dinlemeyerek Bursa yakınlarına kadar geldiler. İsyanın büyümesi üzerine sefere çıkmaya karar veren sadrazam Köprülü Mehmed Paşa, ordu ile birlikte Üsküdar’a geçti (13 kasım 1658); padişah da yanındaydı. Bu sırada Bursa dan Eskişehir’e gelen Abaza Hasan Paşa, yanında bulunan beş bin kadar sipahiyi, ulufelerini almak bahanesiyle, Üsküdar’a göndererek, sadrazama karşı bir suikast düzenledi.

Bunu haber alan Köprülü hemen harekete geçerek sipahilerden ele geçirdiği bin kişiyi idam ettirdi. Bu olay orduda hoşnutsuzluk yarattı ve sadrazam sefere gitmekten vaz geçti.

Abaza Hasan Paşa, Eskişehir üstüne yürüyen Murtaza Paşa kuvvetlerini Ilgın civarında bozguna uğratmakla birlikte Ayıntab’a (Gaziantep) çekilmek zorunda kaldı. Yeniden harekete geçen serdar Murtaza Paşa, Halep’e geldi ve orada sıkıştırdığı asileri güç durumda bıraktı.

Abaza Hasan Paşa kuvvetlerinin serdar tarafına geçmesi yüzünden zor durumda kalan asi reisleri, Halep’e gelerek hükümet kuvvetlerine boyun eğdiler ve burada bir tertip sonunda öldürüldüler (16 şubat 1659). Abaza Hasan Paşa isyanının bastırılmasından sonra, Köprülü Mehmed Paşa, Anadolu’da geniş temizlik çalışmalarına girişti.

19 Temmuz 1659’da padişahla birlikte, Bursa’ya geldi. Ismail Paşayı Anadolu’ya göndererek Celâli isyanına karışan yeniçeri, sipahi ve çavuş gibi askerlerden, müderris, kadı gibi ümiye mensuplarından bütün ele geçenleri ortadan kaldırttı, kısa bir süre sonra Edirne’de öldü (31 ekim 1661). Cenazesi İstanbul’a getirilerek Çemberlitaş’taki türbesine gömüldü.

Köprülü Mehmet Paşanın Kişiliği

Mehmed Paşa çok sert bir devlet adamıydı. Kendisine rakip olabilecek kimseleri birer bahane ile öldürtmesi çok tenkit edildi, ona zalim ve kan dökücü nitelikleri verildi. Aynı sertliği, Fransa’ya karşı takip ettiği siyasette de gösterdi; Fransa ile ilişkilerin kesilmesine gidecek kadar ciddi tedbirler aldı.

Köprülü Mehmed Paşanın birçok yerde hayrat, emlak ve evkafı vardır. (Yanova’da cami, mektep, dükkanlar; Vezirköprü’de çeşme ve namazgâh; Bozcaada’da cami, mescit, mektep, hamam, dükkanlar, yeldeğirmenleri; Turhal’da han; Rudnik’te cami, mektep; Merzifon’da Gümüşhacı köyünde cami, mektep ve han; Bolu sancağında (Taraklı kasabası) cami ve mektep. Bunlar için Limni, Yanova, Köprü, Osmancık, Merzifon, Akhisar, Birecik ve daha bazı yerlerin gelirlerini vakfetti. Bundan başka Çanakkale istihkâmlarını yeniden yaptırdı.

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın