Korsika Adası

Korsika Adası,Kıyıların başlıca özelliği üçgen şeklinde çok büyük körfezlerin yanında sarp ve vahşi kıyıların yükselmesidir: Porto Sagone, Ajaccio ve Valinco körfezleri.

Korsika’nın doğu kısmının jeolojik yapısı karmaşıktır: Batıya doğru ise yüzey şekilleri daha yumuşaktır ve çoğunlukla yuvarlaklaşmış olan dorukların yüksekliği 1 500 m’yi pek aşmaz.

Fakat, iç kısımlarla en çok zıtlaşan bölgeler kıyı bölgeleridir: Bastia’nın güneyinde, dümdüz bit kıyı meydana getiren, engebesiz bir kıyı ovası uzanır; büyük kıyı gölleri dar kum şeritleriyle denizden ayrılır.

Korsika’nın manzaralarında, yüzey şekilleri kadar iklimin çeşitli ayrıntıları ve bu ayrıntılara eşlik eden bitki örtüleri de rol oynar: kıyı bölgeleriyle alçak vadilerde (600 m yükseltiye kadar), akdeniz iklimi hüküm sürer; yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılıktır; yağmur özellikle ilkbahar ve sonbaharda yağar.

İnsanların uzun süreden beri yok ettiği ormanların yerini, ladinler, sakız ağaçlan ve fundalardan meydana gelen sık makiler almıştır. Bazı kıyı kesimlerinde, özellikle de Sartene’de, yaz mevsimlerinin kavurucu sıcakları yüzünden köylüler yaylalara çıkar.

Gerçekten de, yaylalarda hava daha serin olur; kışlar ise, tersine, daha serttir ve dağlara kar yağar. 700-900 m arasında, geniş kestane ormanları uzanır. Daha yukarılarda çam ve kayın ağaçları vardır.

Korsika Adası

Korsika Adası Tarihi

Korsika’ya çok erken bir tarihte, iber ve kelt-ligür asıllı oldukları sanılan ve büyük taş anıtlar bırakan halklar yerleşti.

Kyrnos veya Cymos adıyla tanınan adanın kıyılarına, M.ö. I. binyılda fenikeli tüccarlar, 564’te Larignana nehri halici yakınında Alalia’yı kuran Phokaia’lılar, 535’te Phokaia’lıları kovan Etrüskler, güney kısma Syrakusai’liler, en son olarak da Kartacalılar ayak bastı.

Bütün bu halkların sadece adanın kıyı şeritinde aralıklı toprakları işgal etmelerine karşılık, Romalılar Korsikalıların şiddetli direnmelerine rağmen yüz yıl kadar süren (260-162) bir savaştan sonra adayı tamamıyla ele geçirdiler.

Latin medeniyeti adada geniş ölçüde yayıldı: Romalılar koloniler (Mariani), kasabalar, büyük çiftlikler, pazarlar kurdular, kaplıcaları düzenlediler. Korsika, Vandallardan çok zarar görmedi, fakat VI. ve VII. yy.da bizans hakimiyetinden çok çekti.

O tarihte Korsika’da Papalığın etkisi arttı: Aziz Büyük Gregorius bazilikalar ve piskoposluklar kurdu. IX. yy.dan XI. yy.a kadar Sarazin’ler kıyıları yağmalayarak halkı iç kısımlara sürdüler ve adanın erişebildikleri bölgelerine yerleştiler. Sarazifl’lerin kesinlikle adadan çıkarılmasından sonra Papalık, Korsika’nın yönetimini Pisa başpiskoposuna verdi (1028).

Adayı yeniden imar eden Pisalılar birçok bazilika ve köprü yaptılar (msl. Nebbio ve Murato bazilikaları [XII. -XIV. yy.]). 1132’den itibaren Korsika’ya sızan Cenevizliler, Sinucello della Rocca’nın birlik ve bağımsızlık çabalarına rağmen yavaş yavaş Pisalıların yerine aldılar. 1342-den itibaren Korsika’yı sömürmeye başlayan Cenova, sürekli olarak yeniden canlanan, fakat birlik sağlanamadığı için başarıya ulaşamayan bir direnmeyle karşılaştı.

Şambuccio d’Alando teşebbüsüyle adanın kuzeydoğu kesimi Cenova ile bir antlaşma yaptı; bu antlaşmaya göre Cenova yıllık bir vergi karşılığında bu kesimde altı korsikalıdan meydana gelen bir kurul yardımıyla adalet ve güvenliği sağlayacaktı (1359). Bu anlaşmanın kapsamına giren bölge, «Terra del Comune» oldu; oysa güneyde derebeylik düzeni devam ediyordu.

Cenova kısa süre sonra adanın yönetimini, Korsika ile Avrupa kıtası arasında ticaretin tekelini alan Ö2el bir şirkete (Maona) bıraktı; fakat karşılaştığı zorluklar artınca Fransa kralına başvurdu.

1396-1409 Arası Korsika’yı, Charles VI adına mareşal Boucicaut yönetti. Corte hisarını inşa ettiren Çınarca kontu Vicentello d’istrıa’nın desteklediği Aragon kralları, XV. yy. başında Korsika’ya müdahale ettiler.

Aragon hâkimiyet denemesinden vaz geçtikten sonra (1434), Cenova, Korsika’nın yönetimini 1453’te San Giorgio bankasına verdi; banka ada ile ilgilenmedi. Kısa bir Milano hakimiyeti devresinden sonra (1468 – 1498), San Giorgio bankasının, güneyindeki derebeylere karşı şiddetli bir savaş açması Korsika’dan Fransa’ya ilk geçmen dalgasının hareketine sebep oldu (1485-1505), François I, Fransa’da ilk korsikalı alayını kurdu.

Bu alayın kumandanı Sampiero d’Ornano daha sonra Korsika’yı, Karl V’in müttefiki olan Cenevizlilerden aldı (1553); fakat ada, Csteau-Cambresis antlaşmasıyla geri verildi (1559). Kısa süre sonra savaşa yeniden başlayan Sampiero d’Ornano, Korsika’nın bağımsızlık davasını öylesine benimsedi ki kendisine Sampi Corso adı verildi.

Sampiero’nun ölümünden sonra (1567), Korsika ile adanın yönetimini 1563’te San Giorgio bankasından geri alan Cenova cumhuriyeti arasındaki ilişkiler uzun süre Statuti çivili e criminarierle düzenlendi.

Cenova’nın koyduğu ağır vergiler, Cenova’da hazırlanan planları cumhuriyetin adadaki temsilcileri tarafından uygulanmaması ve çeşitli yağmalar, Korsika’nın yoksullaşmasına yolaçtı.

1729’da ada, ek bir vergi yüzünden yeniden ayaklandı; İktisadi durumun bozukluğu ve KorsikalIların ada yönetimine katılma isteğini reddeden Ceneviz’in tutumu, isyanın yayılmasına sebep oldu.

1768’e kadar devam eden çarpışmanın başlıca önemli olayı Theodore de Neuhof’un 1736’da geçici olarak bir krallık kurmasıdır.

Cenevizliler sırasıyla Germen imparatorluğundan (1713-1732) ve isyanı bastırmaktan çok Korsikalıları kendine çekmeye çalışan (Louis XV’in Royal-Corse’u kurması 1739) Fransa’dan yardım isterken isyan genişledi ve Pascal Paoli başkumandanlığa seçilince (1775) sistemli bir şekilde teşkilatlandı.

Fakat fransız sömürgelerinden çoğunun kaybını onaylayan Paris antlaşmasından (1763) sonra Choiseul, Korsika’yı karşılık olarak Fransa’ya bıraktırmaya çalıştı Compiegne sözleşmesi (1764) ve Versailles antlaşmasıyla (1768) Cenova, adayı Fransa’ya verdi.

Korsika bütünüyle Cenova’ya karşı ayaklandığı halde, halkın büyük “kısmı Fransa taraftarıydı ve Paoli, 1768’de birçok başarı kazanmasına rağmen Pontenuovo muharebesinden sonra (8 mayıs 1769) Korsika’dan ayrılmak zorunda kaldı.

Geleneksel kuruluşların muhafazası, eyalet meclislerinin ve bir yüksek adalet meclisinin kurulması, Korsika’ya belirli bir muhtariyet sağladı.

Paoli’nin yönettiği ve İngiltere’nin desteklediği ayrılma teşebbüsünü (1793-1795) bastıran (1796) Napolyon’un Fransa’da imparator ilân edilmesi, Korsika’nın kesinlikle Fransa’ya bağlanmasına yolaçtı.

Ordunun şiddet hareketlerinin etkisini gidermek için adaya bugün de yürürlükte olan imtiyazlı bir vergi ve gümrük rejimi tanındı (Miot kanunu).

XIX. yy. boyunca ve XX.yy.ın ilk yarısında, Fransa ile güç ilişki kuran, sanayi kaynakları olmayan, tarım tekniği çok geri kalan Korsika, büyük bir İktisadi buhran geçirdi. KorsikalIlar, kütle halinde, Fransa’ya veya denizaşırı sömürgelere göçtüler.

İki dünya savaşı arasında İtalya, Korsika üstünde hak iddia ettiyse de adada bile pek taraftar bulamadı. 1958’de Korsika’da Cezayir’dekileri örnek alan «halk kurtuluş komiteleri» kuruldu.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir