Kötümserlik Felsefesi

Kötümserlik Felsefesi,Kişisel kötümserlik, bir mizacın veya bir karakterin dile gelişinden başka bir şey değildir (msl. Lord Byron, Leopardi, Madam Aekermann v.b.). Sistemli kötümserlik ise, düşünceye dayanan, tabiat ve hayat hakkında bir görüş olarak ileri sürülür.

Bu kötümserlik (msl. Buddha’cılıkta) dini bir görünüş kazanır ve şu dört önermede özetlenir: acı, varoluştan ayrılmaz, acı, arzunun çocuğudur; acı ve varoluş, nirvana yoluyla ortadan kalkabilir; nirvana, arzunun yok edilmesiyle ve insanın tam bir ilgisizliğe kapılmasıyla elde edilir.

Schopenhauer, Buddha’cılığın öğretilerini yeniden ele alarak bir insan tabiatı analizinden hareket eder: olmak, davranmak demektir; davranmak çaba göstermektir, irade her şeyin ilkesi, özü ve temelidir. Tabiatta her şey iradedir, demek ki her şey acı çekmektedir. Schopenhauer, öğretisinden evrensel merhamet ahlakına varır.

Hartmann, iradenin yerine bilinçdışını koyar ve bilinçdışının, bizi gerçek çıkarlarımıza aykırı düşen kendi amaçlarına göre yönettiğini söyler. Acıların toplamı, hazların toplamından her zaman daha ağır basacaktır; çünkü acı, geçici bir ilinek değildir; varlığın özünden gelir ve ancak varlıkla birlikte ortadan kalkabilir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir