Köy Enstitüleri,Tarihi,Listesi

Köy Enstitüleri,Türkiye’de Kurtuluş savaşı sona erdiği zaman, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin kontrolü altındaki 39 vilayet ve sancakta 1 764’ü faal, 581’i kapalı olmak üzere 2345 ilkokul ve bunlarda görevli, 677’si kadın, 2384’ü erkek 3 061 öğretmen vardı.

Köy Enstitüleri Tarihi

Köy Enstitüleri
Köy Enstitüleri,Türkiye’de Kurtuluş savaşı sona erdiği zaman, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin kontrolü altındaki 39 vilayet ve sancakta 1 764’ü faal, 581’i kapalı olmak üzere 2345 ilkokul ve bunlarda görevli, 677’si kadın, 2384’ü erkek 3 061 öğretmen vardı.

Bu tarihte yeni okul ihtiyacı 1 012, öğretmen ihtiyacı da 7 344’tü.

İlkokul mevcudu 1926’da 4770’e, bu okullardaki öğrenci sayısı 302 500’e, öğretmen kadrosu da 9 062’ye çıkarılabildi, ilköğrenim mecburiyetinin 1824’ten beri yürürlükte olmasına rağmen, özellikle köylerdeki okul ve öğretmen sayısı ihtiyaca yetmiyordu.

1933-1934 Döneminde şehirlerde mevcut 1912 ilkokula 254 571 öğrenci devam ediyor ve bu sayı o çağdaki şehir çocuklarının yüzde 75’ine tekabül ediyordu.

Buna karşılık köylerdeki 4499 ilkokulda, 313 169 çocuk, yani köy çocuklarının yüzde 20’si okuyabiliyordu, öğretmen mevcudu da şehir ilkokullarında 6 851, köy ilkokullarında 6 786 idi.

Ayrıca köylerdeki öğretmenlerin bir kısmı ilkokul mezunu bile değildi.

Bu durumun değiştirilebilmesi için ilk teşebbüs, Mustafa Necati Beyin milli eğitim bakanlığı sırasında yapıldı; Denizli ve Kayseride birer köy öğretmen okulu açıldı (1926).

Ancak, denemeden beklenen sonuç alınamadı ve bu okullar kapatıldı (1932). Köy enstitülerinin kurulması yolundaki ilk teşebbüs, Tarım ve Milli Eğitim bakanlıklarının işbirliğiyle ameli tarım okulları açılmasına karar verilmesi oldu.

Bu amaçla kurulan karma komisyon, okullar için 40 yer tespit etti (1936); fakat Tarım bakanlığı arazi, araç ve gereç sağlanması gibi, kendine düşen görevleri yerine getiremediği için proje gerçekleştirilemedi.

Bunun üzerine Milli Eğitim bakanlığı, askerlikte çavuşluk ve onbaşılık yapmış olanların kurslarla eğitmen olarak yetiştirilmelerini öngören yeni bir projeyi ele aldı (1936).

Ertesi yıl göreve başlayan eğitmenlere Milli Eğitim bakanlığınca toprak, tarım araç ve gereçleri, tohumluk, fidan v.b. sağlanarak bunların sosyal ve İktisadi meselelerine çare bulunmaya çalışıldı; kendilerine köye bağlayıcı, üretici olmalarını teşvik edici tedbirler uygulandı (1937).

Aynı yıl İzmir (Kızılçullu), Eskişehir (Mahmudiye) ve Kastamonu’da (Gölköy) birer köy öğretmen okulu açıldı.

Milli Eğitim bakanı Saffet Arıkan zamanında başlayan bu uygulama Hasan Ali Yücel’in bakan olmasından (1938) sonra İsmail Hakkı Tonguç’un tasarladığı şekilde geliştirildi ve 3803 sayılı Köy Enstitüleri kanunu çıkarılarak enstitülerin kurulmasına başlandı (1940).

Enstitülerin yönetimiyle i. H. Tonguç görevlendirildi.

Hemen ardından da 4274 sayılı Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat kanunu kabul edildi (1942).

Köy Enstitüleri Listesi

Köy enstitülerinin yerleri tespit edilirken, bunların, çevre köy okullarının yapılmasına ve gelişmesine katkıda bulunabilmesi göz önünde tutuldu ve 20 kesimde birden enstitülerin kurulmasına başlandı:

1. Akçadağ (Tunceli, Malatya, Adıyaman).

2. Aksu (Antalya).

3. Akpınar (Samsun, Amasya).

4. Arifiye (Bursa, İzmit).

5. Beşikdüzü (Trabzon, Rize).

6. Cilavuz (Çoruh, Kars).

7. Çifteler (Afyon, Eskişehir).

8. Düziçi (Adana, Hatay, İçel).

9. Gölköy (Kastamonu, Zonguldak).

10. Gönen (Burdur, Denizli, İsparta)

11. Hasanoğları (Ankara, Çankırı, Kırşehir)

12. İvriz (Konya, Niğde); 13. Kepirtepe (Trakya).

14. Kızılçullu (İzmir, Manisa).

15. Savaştepe (Balıkesir, Çanakkale).

16.Pamukpınar (Erzincan, Sivas, Tokat).

17.Pazar ören (Çorum, Kayseri, Yozgat).

18.Pulur (Erzurum, Gümüşhane).

19. Dicle (Diyarbakır, Mardin, Urfa).

20. Ortaklar (Aydın).

Köy enstitülerinde okutulacak derslerin yüzde 50’si kültür dersleri, yüzde 25’i tarımla ilgili dersler, yüzde 25’i teknik derslerdi.

Ancak bu nazari bölünme uygulamada birleşiyor, bir çalışma veya inceleme sırasında konunun kültür, tarım ve teknikle ilgili yönleri, bunların birbiriyle ilgisi ve birbirine etkisi aynı zamanda gözden geçiriliyordu.

Eğitim programlarını, temel ilkeler çerçevesi içinde enstitüler hazırlıyordu.

Bu programların hazırlanışında çevre şartları dikkate almıyor, her öğrenci kendi köyünü sosyal ve İktisadi yönden incelemekle yükümlü tutularak halkın İktisadi meşgalesinin incelenmesinin yanı sıra, folklor araştırmalarına da önem veriliyordu.

Eğitim sistemi bakımından amaç «iş içinde, iş yaparak öğrenmek» olduğu için, enstitülerin kurulacağı yerler köylerin yakınında ve amaca uygun arazinin bulunabildiği kesimlerde seçilmişti.

Buralarda öğretmen evleri, derslikler, çevre tarımıyla ilgili olarak bağ, bahçe ve fidanlıklar, sebze üretim yerleri, tarım üretimi çalışmalarına elverişli tarlalar, tarım araç ve gereçlerinin muhafaza, bakım ve tamir yerleri, yatakhaneler, sinema, tiyatro ve okuma salonları, yüzme havuzları, spor tesisleri, P.T.T. merkezleri, su kanalları meydana getirildi.

Bu yapısıyla köy enstitülerinin aydınlatacağı, eğiteceği, tarım üretiminde yol göstereceği köylüye model olacak şekilde kurulmasına çalışıldı, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin demokratik bir düzende yürütülmesi, öğrencilerin enstitünün yönetimine tam olarak katılması, disiplin anlayışında cezalandırma yerine ıslah ilkesinin uygulanması planlandı.

Bu eğitim düzeninin gereği olarak öğretmen ve öğrencinin uygulamalı öğretim faaliyetinde beraberce çalışması öngörüldü. Köy enstitülerinde

1. yüksek okul ve fakülte.

2. Gazi Terbiye enstitüsü.

3. öğretmen okulları.

4. ticaret liseleri ile bölge ziraat okulları.

5. erkek sanat ve kız enstitüleri.

6. inşaat usta okulları.

7. her türlü teknik ve meslek okulları mezunları.

8. çevredeki başarılı zanaatçılar arasında seçilen usta öğreticiler, öğretmen olarak görevlendirildi.

Her biri birer modern köy tipinde teşekkül eden enstitülere beş yıllık köy okullarını bitirmiş veya üç yıllık köy okulunu bitirdikten sonra iki yıllık bir hazırlık devresi geçirmiş çocuklar alındı; bunlar beş yıllık bir eğitime tabi tutuldu.

1946-1947 Dönemine kadar bu kuruluşlardan 5 447 öğretmen, 8 756 eğitmen, 541 sağlık memuru mezun oldu.

1935-1947 Döneminde, eğitmenler, 7 090 köyde açılan okullarda görevlendirildi; köy enstitülerinde okuyan öğrenci sayısı 16 400’e ulaştı ve gene aynı devrede yalnız köy okullarında okuyan öğrenciler 211512’yi buldu.

1940-1944 Arasında toplamı 900 000 civarında olan öğrenci sayısı 1250 000’e yükseldi.

1943’te köy enstitülerine öğretmen yetiştirmek amacıyla Yüksek Köy enstitüsü (Hasanoğlan) açıldı.

Köy enstitülerini bitirenler arasından seçilerek alınacak gençlerin güzel sanatlar, inşaat, maden işleri, hayvan bakımı, kümes hayvancılığı, tarla ve bahçe tarımı, köy ve ev elsanatları, tarım işletme ekonomisi dallarında yetiştirilmeleri öngörüldü.

Böylelikle köy çocuklarına bu yoldan yüksek öğrenim yapma imkanı da sağlanmış oluyordu.

Yüksek Köy enstitüsü kapandığı tarihe kadar 104 mezun verdi.

Daha sonra tarımsal ve teknik karakterde, orta dereceli, yatılı ve yatısız bölge köy okullarının açılması kararlaştırıldı.

Her biri 15-20 köyün çocuklarına öğrenim fırsatı sağlayan bu müesseselerin 300 kadarı kısa zamanda faaliyete geçirildi.

Tasarıya göre bölge okullarının çalışmasına o çevredeki köylüler de katılacak, bu suretle fidanlık, dutluk, kavaklık, çayırlık gibi ortak işletmeler kurulacaktı.

Bunlar mali bakımdan köy bütçelerinden destekleneceği gibi çalışmaların bir kısmı da imece usulüyle yürütülecekti.

Ayrıca bu işletmelerin kooperatif işletmeleri halini alması ve daha sonra başlayan, kooperatiflerin üretimini daha iyi değerlendirme amacına yönelmiş, sınai faaliyet safhasına geçirilmesi planlandı.

1946’da girilen çok partili rejimde köy enstitüleri önce pasif planda ve dolaylı olarak zamanın iktidarı aleyhine tartışma konusu yapıldı.

Bu müesseseler, kanunla yasaklanmış ideolojik bir teşkilat, ahlak kurallarına ve geleneklere aykırı davranışların merkezi olmakla suçlandırıldı.

Bunun üzerine Reşat Şemsettin Sirer’in milli eğitim bakanlığı sırasında, Yüksek Köy enstitüsü kapatıldı.

Köy’enstitülerinin yönetim ve öğretim üyeleri değiştirildi.

Köy enstitülerinin kurucusu, İ.H. Tonguç da görevinden alındı.

1950’de Tevfik İleri milli eğitim bakanı olduğu sırada önce köy enstitülerindeki karma eğitim sistemine son verildi ve kız öğrenciler iki enstitüde toplandı (1951).

Bu nakiller öğrenciler arasında dağılmalara yolaçtı.

Şehir muallim mektepleriyle aynı seviyeye getirilmek amacıyla köy enstitülerinde öğrenim süresi beş yıldan altı yıla çıkarıldı ve programlarda değişiklikler yapıldı.

Daha sonra da 6234 Sayılı kanunla, köy enstitülerinin adı ilköğretmen okulu olarak değiştirildi (1954).

Bir cevap yazın