Kristof Kolomb

Kristof Kolomb (1451 – 1506),İtalyan denizcisi.Kuzey denizlerine ve İzlanda’ya yaptığı bir yolculukla Gine’ye yaptığı ikinci bir yolculuk (1483-1485’e doğr.) ayrıca çeşitli kaynaklardan ve bu arada belki de Maroo Polo’nun eserinden (1485 baskısı?) topladığı bilgiler, onu, daha sonra gerçekleştirdiği ve Yeni Dünya’nın keşfiyle son bulan yolculuklara yöneltti.

Oğlu Fernando’nun anlattıklarına göre, büyük kâşifin meslek hayatı böyle başlar (Femando’nun eseri 1571’de italyancaya çevrildi; elde yalnız bu tercüme bulunmaktadır).

Bu hikâyeyi şüphe ile karşılayan ve birçok arşivdeki metinlere başvuranlar için Kolomb, yirmi iki yaşındayken (1472 – 1473) hâlâ Savona’da dokumacıdır.

Kristof Kolomb1476’da Portekiz’e gitmiş, 1477’de orada evlenmiş, bazı bilgiler edinmiş, birkaç deniz yolculuğu yapmış, fakat kendisini ölümsüzleştirecek yolculuğu henüz tasarlamamıştır.

Las Casas şu bilgiyi verir: Kolomb, Madera adasındaki evine hemen hemen ölüm halinde aldığı bir denizcinin harita ve sırlarını elde etmiş ve denizcinin adını gizlemiştir. Artık sadece ele geçirdiği bilgileri ve haritalarını doğrulamaya çalışmaktadır.

1492 Yolculuğunun tasarlanışında Toscanelli’nin rolü olmadı. Kolomb’un çocukluğu ve gençliği üstüne yapılan birçok yayında başka iddialar da öne sürüldü.

Büyük denizciyi Galicia’lı veya Katalonyalı bir yahudi haline sokmuşlar veya Yeni Dünya kâşifinin bir dokumacı ve bir denizci değil, Coulon denen amiral Casanova’nın akrabası olan, tecrübeli bir korsan diye göstermişlerdir.

Coulon, sanıldığına göre katalan asıllıydı; Kolomb onunla uzun, zaman Rene d’Anjou’nun hizmetinde denizlerde dolaşmıştı.

Fakat her halde Kolomb’un önce Portekiz’de (joao II’nin ondan sırrını almaya yeltendiği söylenir), sonra Ispanya’da tasarılarına hükümdarların dikkatini çekmeye on yıl kadar çalıştığı, fakat başaramadığı bir gerçektir.

Sonunda, Granada’nın alınışından (1492) sonra İsabel de Castilla onunla ilgilendi.

Katolik hükümdarlar, Palos’ta armatör olan Pinzon kardeşlerle birlikte, Santa Maria, Pinta ve Nina adındaki üç karaveladan meydana gelecek filotilla kurulmasına izin verdiler ve keşfedeceği bütün topraklara Kolomb’u kral vekili ve genel vali tayin ettiler. Kolomb 3 ağustos 1492’de Palos’tan yola çıktı.

Kanarya adalarına uğradı, Sargazos denizini geçti, sonra Atlas okyanusundan hep batıya giderek, nihayet 11-12 ekim gecesi San Salvador adını verdiği Bahama’lardan Guanahani (bugün Watling adası) olduğu sanılan bir toprağa vardı.

Daha da batıya giderek Büyük Antiller’e ulaştı ve Küba ile Haiti’yi keşfetti; bu sonuncu adanın kıyısında bir garnizon kurdu, garnizona Hispaniola adını verdi ve Ispanya’ya döndü.

Kolomb, Palos’a dönüşünde ispanyollar tarafından heyecanla karşılandı, zira «Castilla ile Leon’a yeni bir dünya kazandırılmıştı». Katolik krallar ona amirallik ve .kral yardımcılığı unvanları verdiler.

Sonra tekrar on yedi gemiyle Yeni Dünya’ya doğru yola çıktı ve üç yıl kadar süren yolculuğu sırasında (eylül 1493 – haziran 1496) Dominik’i, Guadeloupe’u, Porto Riko’yu, Jamaika’yı ve Küba’nın bütün güneybatı kıyılarını keşfetti.

Artık İspanyollar ile Kızılderililer arasında savaş çoktan başlamıştı; büyük descubridor’un (kâşif) üçüncü yolculuğu sırasında çatışma daha da büyük oldu.

Bu arada Kolomb kıtanın Orinoco’ya kadar olan kıyısı boyunca ilerledi ve Trinidad, Tobago ve Granada adalarına çıktı (1498-1500).

İspanyolların kötü davranışlarına karşı yerlileri korumaya çalışan Kolomb, iyi niyetinin sonuçlarına katlanmak zorunda kaldı: yerine Francisco Bobadilla getirildi. Kolomb zincire vuruldu ve Ispanya’ya dönüşünde kral Fernando’dan yüz bulmadı.

Buna rajmen 1502’de keşfettiği yerlere dördüncü defa gitti ve 1504’e kadar Antiller’in keşfini tamamladı, sonra Orta Amerika ile Darien körfezinde Honduras kıyılarını taradı. İki yıl sonra Atlantik’i aşarak Asya’daki Hindistan’a vardığı inancı içinde fakir ve terkedilmiş bir halde öldü.

İlk günden beri Hindistan’ı bulduğuna inanmış mıydı? Bu, hâlâ tartışmalı bir sorudur. Bazılarına göre, daha ilk yolculuğundan beri yeni ülkelere doğru gittiğini biliyordu ve ancak sonraları yanıltıcı görünüşler etkisiyle Antiller’i «Batı Hindistan» sandı; başkalarına göre de yer küresi için dar boyutlar tasarladığından, daha ilk günde Asya’nın uzak kıyılarına geldiğini sanıyordu. Her halde bu fikir Kolomb’da uzun zaman sürmedi.

Kolomb’un Yumurtası

Günün birinde Ispanya’nın büyüklerinden birinin sofrasında Kolomb’un değerini küçümsediler; sofradakiler arasında Kolomb da vardı.

Şöyle diyorlardı: bir işi oluşturmak için o işi düşünmek yeter. Bunun üzerine Kolomb bir yumurta alarak davetlilerden bunu uçlarından biri üzerinde durdurmalarını istedi. Denemeler sonuç vermeyince Kolomb yumurtayı aldı, hafifçe tabağına vurdu ve dikine oturttu. «Bu zor değil» diye bağırdılar.

Kolomb: «— Şüphesiz, diye cevap verdi, fakat, düşünmek gerekirdi…» Bu söz atasözü halini aldı ve neden sonra çözülmesi kolay olduğuna hükmedilen bir güçlüğün zekice ve basit bir şekilde halli karşısında Kolomb’un yumurtası hatırlatılır oldu.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir