Şarbon

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırda görülen, deri veya mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde çıban meydana getiren tehlikeli hastalık

Şarbon hayvan yetiştiren ülkelerde çok yaygın bir hastalıktı.ilk defa Rayer ve Davaine 1850’de şarbondan ölmüş koyunların kanında bakteridi iplikçikleri buldular; Davaine, 1863’te, Pasteur’ün çalışmaları sayesinde bunların yan yana dizili bakteriler olduğunu ortaya çıkardı. Fakat bu mikropların rolü bakterilerin dayanıklı şekli olan sporlar bulunduktan sonra anlaşılabildi; sporlar, kurumaya, soğuğa hatta 120°C’a kadar sıcaklığa dayanabilir; şarbondan ölmüş hayvanların gömüldüğü toprakta uzun zaman yaşayabilir. Solucanlar derinde bulunan sporları yüzeye çıkarır, bitkilere bulaştırır, bunları yiyen hayvanlar da hastalığa yakalanır.

Koyunlarda şarbon hemen her zaman bağırsaklarda, insanda ise çoğunlukla deride olur. Hayvansal ürünlere (deri, yün v.b.) bulaşmış olan sporlar, derideki en ufak bir yaradan insana geçebilir. Şarbondan ölmüş hayvanların gömüldüğü otlaklar gerçekten tehlikelidir, çünkü otların arasında yetişen dikenler hayvanların mukozalarını yaralayarak mikroplara giriş yolu açar. Sepicilik gibi bazı meslekler de hastalığın bulaşması bakımından özellikle tehlikelidir. Şarbon çoğu zaman habis bir çıbanla meydana çıkar. Çıban özellikle boyunda, yüzde, elde görülür; önce kaşıntılı kırmızı bir leke halindedir, sonra kabarcıklı ve fiskeli bir leke şeklini alır, delinir ve üzeri sarı kabuk bağlar. Bir süre sonra kabuk siyahlaşır. Hastalığa «şarbon» (kömür) veya karakabarcık denmesinin sebebi budur. 

İlk kabarcığın çevresinde yeni kabarcıklar meydan gelebilir; lenf yolları iltihaplanır, ödem başlar, ateş yükselir, nabız düzenini kaybeder ve dalgınlık başlar. Hastalık iç organlarda ise kusma, kanlı ishal, morarma görülür; hastalık akciğerlerde ise siyahımsı gri ve kanlı balgam, soluk alma zorluğu (göğüs kafesinin alt kısmında sıkışıklık) ve morarma görülür. 

Pasteur’ün zamanına kadar hastalık dört ile oniki gün arasında evrimini tamamlar ve büyük oranda (yüzde kırk) ölümle sonuçlanırdı. Yeni tedaviler bu bulaşıcı hastalığın tehlikelerini çok azaltmıştır.

Pasteur, zayıflatılmış şarbon basili kültürleri ile bir aşı hazırladı ve bunu koyunların üzerinde deneyerek faydasını ispatladı (1881). O zamandan beri aşıdan yararlanılarak koyunlarda şarbondan ölüm oranı büyük ölçüde azaltıldı. Genellikle Pasteur aşısı on beş gün ara ile iki defada yapılır ve bu doz hayvanlara sağlam bir bağışıklık vermye yeter. Ayrıca spor bulaşmış otlaklarla ilgili tedbirler alarak, şarbondan ölen hayvan leşlerini yakarak yok etmek de gereklidir. Marchoux, aşılanmış tavşan ve koyundan yararlanarak bir serum hazırladı; bu serum özellikle habis çıbanın tedavisinde ilgi çekici sonuçlar verdi, fakat şarbonla kanı zehirlenen hayvanlara büyük etki göstermedi. Son zamanlarda iyice azalan vakalarda en iyi sonucu penisilin verir. Çünkü bu antibiyotik doğrudan doğruya mikroba tesir eder. 

 

 

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

0