Kurtuluş Savaşında İstanbul

Kurtuluş Savaşında İstanbul,Fakat Mütareke’nin imzalanmasından bir hafta sonra, İngiliz Albay Murphy başkanlığındaki bir itilâf askeri heyeti İstanbul’a geldi ve itilâf donanmasının yakında İstanbul’a gelerek “Bu güzel şehri selâmlayacağını” bildirdi.

İtilâf Donanması

İtilâf donanması 13 Kasım 1918 günü İstanbul Limanı’na girdi. Kısa süre sonra da şehir İngiliz, Fransız ve İtalyan askerlerinin kontroluna geçti. Padişahın 21 Aralık 1918 tarihli ifadesiyle, Meclis-i Mebusan kapatıldı.

Kurtuluş Savaşında İstanbul’un Durumu

Başta Said Halim Paşa olmak üzere Kara Kemal, Hüseyin Cahit, İsmail Canbolat, Ziya Gökalp gibi ittihat ve Terakki ileri gelenleri ingilizlerin isteği üzerine Malta Adası’na sürüldüler.İtilâf donanmasının İstanbul Limam’na girdiği gün, dağıtılan Yıldırım Orduları Grup Komutanı Mustafa Kemal de İstanbul’a geldi.Şişli’de bir ev kiralayarak, Fethi Bey, Rauf Bey gibi eski İttihatçılar aracılığıyla çeşitli görüşmeler yapmaya başladı.

Ancak başta arkadaşları Fethi Bey olmak üzere, savaş ve “Ermeni Tehciri” suçlusu olarak tutuklanınca Anadolu’ya geçmeye karar verdi. Ve Mustafa Kemal,16 Mayıs 1919’da Samsun’a doğru yola çıktı.15 Mayıs 1919 günü İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali üzerine İstanbul’da yüzbinlerce kişinin katıldığı bir dizi miting düzenlendi.Bu gösterilerden ilki Fatih Mitingi’ydi. 50.000’e yakın İstanbullu’nun katıldığı bu miting belediye binası önünde yapıldı. Konuşmacı Halide Edip Hanım, ulusun en geniş çoğunluğunu temsil eden güçlü bir hükümet kurulması çağrısında bulundu.

Kurtuluş Savaşında İstanbul Hükümeti

Ertesi gün düzenlenen Üsküdar Doğancılardaki mitingde Şâir Talat Bey, Asri Kadınlar Cemiyeti adına Sabahat Hanım ve Naciye Hanım konuştular.Her iki mitingi 22 Mayıstaki Kadıköy Mitingi ve 23 ile 30 Mayısta düzenlenen Sultanahmet mitingleri takip etti. Özellikle Sultanahmet mitingi çok kalabalık oldu.

Halide Edip Hanım, Rıza Nur Bey ve Kemal Mithat beylerin İtilâf devletleri temsilcilerine verdikleri muhtıra, aynı günlerde İstanbul’un bütün camilerinde okundu.Millî Mücadele yıllarında, İstanbul’da kurulan silâhlı direniş teşkilâtlarının en şiddetlilerinden biri Karakol Cemiyeti idi.

Kuva-yı Milliye’nin ihtiyaçlarını karşılamak Babıâlinin ve İtilâf güçlerinin çalışmalarına ilişkin bilgi toplamak başlıca görevleri arasındaydı.

Cemiyetin 13 Kasım 1919’da meydana gelen merkez yönetim kurulunda şu kişiler görev almıştı: Baha Said ve Kara Vasıf beyler, Refik İsmail Bey, Miralay Kemalettin Sami Bey, Karadeniz Boğaz Komutanı Miralay Galatalı Şevket Bey, Miralay Edip Servet (Tör) Bey ve Ali Rıza Bey.

İstanbul ve İzmit çevresinde silâhlı eylemler de yapan Karakol Cemiyeti gezgin çetelerin sayısını 22’ye çıkarttı.

Bu arada yapılan 1919 seçimlerinden sonra 168 üyeli Osmanlı Meclis-i Mebusanı 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplandı. Meclis’in açılışını padişah adına Dahiliye Nazırı Damad Şerif Paşa yaptı.

Osmanlı Meclis-i Mebusanı üyelerinin önemli bir bölümünü Kuva-yı Milliye’nin temsilcisi olan milletvekilleri meydana getiriyordu. Bu milletvekilleri “Felah-ı Vatan” (Vatan’ın Kurtuluşu) grubu adını aldılar.

Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın çalışma dönemi içinde attığı en önemli adım, Ahd-ı Millî (Ulusal And) adı verilen bir programı kabul etmesiydi. Bu program daha sonra Misak-ı Millî adını alacaktı.

Londra Konferansı’nın 4 Mart

1920’de İstanbul’u işgal kararı üzerine İngilizler 9 Martta İstanbul Türk Ocağı’nı, 14 Martta da Telgrafhane’yi işgal ettiler. Toplu işgal harekâtı ise 15 Mart 1920 gecesi başladı.

Ertesi gün öğle saatlerine gelindiğinde İtilâf güçleri İstanbul’un hemen bütün önemli bölgelerini işgal etmişlerdi.

Meclis’in Kapanması

16 Mart Baskım’ndan sonra, Meclis-i Mebusan toplanamaz hale geldi. Bunun üzerine, milletvekilleri, Meclis Başkanlığı’na 17 imzalı bir teklif vererek, “yasama görevinin yapılmasına imkân verecek bir durum ortaya çıkıncaya kadar Meclis çalışmalarına ara verilmesi”ni istediler ve bu teklif 18 Martta kabul edildi. Padişah, 11 Nisanda çıkarttığı bir iradeyle Meclis’i kapattığını açıkladı.

1922 yılının Nisan ayında Darülfünun öğrencileri Kuva-yı Milliye teşkilâtında yer almayan hocalarının görevden alınmasını isteyerek boykota başladılar.

Sonuçta, başta Ali Kemal olmak üzere, öğrencilerce boykot edilen müderrislerin hepsi,29 Temmuzda Darülfünun’dan uzaklaştırıldı.

Türk Ordusu’nun 9 Eylül 1922’de İzmir’e girmesi ve bunu takip eden Mudanya Mütarekesi (11 Ekim 1922)’yle Türk-Yunan savaşı sona erdirilmiş, Trakya’nın T.B.M.M. Hükümeti’ne teslimi kararlaştırılmıştı.

Meclis, Trakya’nın devralınması görevini Refet (Bele) Paşa’ya verdi, o da Mudanya yoluyla, 19 Ekim 1922’de İstanbul’a geldi.1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırıldığını ve T.B.M.M. Dev-leti’nin kurulduğu ilân edildi.

Padişah Vahdettin 17 Kasım 1922 sabahı İstanbul’dan İngiliz savaş gemisi Malaya ile ayrıldı. Aynı gün toplanan Büyük Millet Meclisi, Vahdettin’in halifeliğine son verdi, halifeliğe Veliaht Abdülmecid Efendi’yi seçti.

1918 sonundan beri İştanbul’u işgal altında tutan itilâf askerleri Lozan Barış Antlaşmasının imzalanmasından sonra Eylül 1923 sonunda, şehri terketti. 2 Ekimde de Dolmabahçe Rıhtımı’nda, bir teslim töreni düzenlendi.

Türk, İngiliz, Fransız ve İtalyan tören birliklerinin katıldığı bu resmî geçitte Dolmabahçe Rıhtımı’ndaki bir göndere Türk bayrağı çekildi ve İtilâf komutanları bayrağı selâmlayarak rıhtımdan ayrıldılar.

III. Kolordu, 6 Ekim 1923’te Sarayburnu Rıhtımı’ndan karaya çıktı, “6 Ekim” o günden sonra, “İstanbul’un Kurtuluş Günü” olarak kutlanmaya başlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir