Kurtuluş Savaşında İzmir

 

Kurtuluş Savaşında İzmir,Binbaşı Dickson komutasındaki gemiyi, Aralık ayında ikinci bir İngiliz gemisi takip etti.

Kurtuluş Savaşında İzmir’in işgali

Bunlar, itilâf donanmasının öncüleriydi. Ocak 1919 tarihinde körfezde, aralarında üç de Yunan gemisinin yer aldığı büyük bir İtilâf donanması bulunuyordu.

İzmir’in İşgali Söylentileri

İlk İngiliz savaş gemisinin İzmir Körfezi’ne girdiği gün, Halit (Morali) Bey, kardeşi Nail (Moralı) Bey, Maliye Müfettişi Muvaffak (Menemencioğlu) Bey, emekli Binbaşı Hüseyin Lütfü Bey, İtibar-ı Millî Bankası İkinci Müdürü Naci Bey ve emekli Binbaşı Abdurrahman Sami Bey tarafından “İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti” (6 Kasım 1918) Sporting Club’de kuruldu.

İzmir’in işgali söylentileri çıkması üzerine İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti 17 Mart 1919’da Millî Sinema’da Büyük Kongresi’ni topladı. Kongreye çeşitli şehir ve kasabalardan yüzlerce delege katıldı.Çalışmalarını Haziran 1919’a kadar İzmir’de sürdüren cemiyet, bu tarihte merkezini İstanbul’a taşıdı.

İşgal öncesinde, İzmir’de kurulan bir başka teşkilât da hemen aynı kişilerce meydana getirilen Müdafaa-i Vatan Komitesi idi. İşgalden hemen önce Redd-i İlhak Cemiyeti adını aldı.

Paris konferansı

Bu arada, Paris Konferansı’nın aldığı işgal kararı üzerine Yunan gemileri, İngiliz filosunun desteğinde,14 Mayısta İzmir Körfezi’ne girdi. İngiliz Akdeniz Filosu Komutanı Calthorpe, İzmir’deki 17. Kolordu’nun komutanı Ali Nadir Paşa’ya bir nota göndererek, “İzmir istihkâmları ve çevresinin,mütarekenin 7.maddesi uyarınca, İtilâf devletlerince işgal edileceğini” duyurdu.

Durumu hemen telgrafla İstanbul’daki Harbiye Nezareti’ne bildiren Ali Nadir Paşa’nın aldığı cevap, “Babıali’nin işgal konusunda herhangi bir bilgisi yoktur. Mütareke hükümleri böyle gerektirdiğine göre, Amiral’in teklifine uymak gerekir” oldu.

Bu gelişmeler üzerine yerli Rumlarla yabancı uyruklular sevinç gösterileriyle şehir sokaklarını doldurdular.

Buna karşılık, işgale büyük tepki gösteren Türkler İzmir Redd-i ilhak Heyeti Milliyesi’nin çağrısıyla aynı gece Maşatlık’ta bir miting düzenledi.Yapılan konuşmalarda işgal kınandı. 16 Mayıs sabahı İzmirliler Maşatlık’taki mitingden dönerken karaya çıkan Yunan birliği de vilayete doğru yürüyordu. Birlik Kemeraltı Caddesi’ne girdiğinde, gazeteci Hasan Tahsin Bey’in tabancasından çıkan kurşun birliğin bayraktarını cansız yere düşürdü.

Bunun üzerine Yunan askerleri, pusuya düşürüldükleri inancıyla, görebildikleri her Türk’e, çevredeki her binaya, yarım saat boyunca kurşun yağdırdılar. Daha sonra da Kemeraltı Caddesi’ne, çevredeki kıraathanelere, otellere ve başkaca yapılara dağılarak, rastladıkları her Türk’ü süngüleyip kurşunladılar.

Bundan sonra, 17. Kolordu Kumandanlığı binasını çevirdiler.Kışladakiler,başta teslim bayrağını taşıyan Ali Nadir Paşa olmak üzere, dışarı çıktılar. Bunları Vilayet Konağı’ndan çıkarılan Vali İzzet Bey’le öbür görevliler tutukladılar.

Sabah Konak Meydanı’nda başlayan soykırım gece daha da artarak sürdü. Haziran 1919’da İzmir Merkez Jandarma Komutanlığı’nın İstanbul’daki Jandarma Genel Komutanlığına gönderdiği bir raporda “denizden 15 gün boyunca ceset çıkarıldığı” belirtiliyordu.16 ve 17 Mayısta birer müfrezeyle Urla ile Çeşme’yi işgal eden Yunanlılar,20,21 ve 22 Mayısta da Torbalı, Menemen ve Selçuk’a girdiler. Bundan sonra Ege içlerine doğru ilerlemeye başlayan Yunanlılar, 26 Mayısta Manisa’yı işgal ettiler.

İzmir’in işgali, daha ilk günden başlayarak, büyük tepkiyle karşılandı. Ege Bölgesi’ndeki hemen her şehir ve kasabada işgali protesto miting ve gösterileri düzenlendi.En güçlü gösteriler ise, İstanbul’da düzenlenen Sultanahmet, Üsküdar ve Fatih mitingleriydi.

Böylece, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasıyla başlayan tedirginlik, İzmir’in işgalinden sonra açık bir şekilde karşı koyma havasına dönüştü.

Küçük Asva Ordusu Karargâhı

İzmir,Kasım 1919’da,“Küçük Asya işgal Ordusu Komutanlığı’ nın karargâhı oldu.işgalden sonra birkaç saat süreyle tutsak edilen Vali izzet Bey, 16 Mayısta yeniden ve Yunan işgal Komutanlığı’nın izniyle valilik makamına oturdu.

17.Kolordu Kumandanı Ali Nadir Paşa da 5 günlük tutukluluktan sonra salınarak, İstanbul’a emrindeki birlikler de Bandırma’da bulunan 14. Kolordu emrine gönderildi.26 Ağustos 1922’de Afyon’da başlayan ve 31 Ağustosta İzmir’e yönelen Büyük Taarruz haberi, İzmir’de panik yarattı. Türk ordusunun şehre girişinden 2-3 gün önce başgösteren yağma olayları, 8 Eylülde inanılmaz boyutlara vardı.

Aynı günün gecesi, panik içindeki binlerce Rum, Kordonboyu’nu tıklım tıklım doldurmuştu.Yunan askerî karargâhı gemilere bindirildi. Son resmi memurlar da ayrıldı.

Geride kalan Yunan askerlerinden bir bölümü, Türk birliklerinin önünden kaçarak 9 Eylül sabahı İzmir Limanı’na ulaştıklarında, kendi gemilerinin körfezi çoktan bırakıp gittiklerini gördüler ve limanda bekleyen birkaç İngiliz ve Fransız gemisine sığınabildiler.

9 Eylül sabahı İzmir’e ilk giren birlik, 2. Süvari Tümeni’nin öncüsü 4. Alay oldu. Alayın komutasındaki bölükler, Halkapınar Köprüsü’nü geçip Tuzakoğlu Un Fabrikası’na yaklaştıklarında, fabrika pencerelerinden üzerlerine ateş açıldı ve bölüklerin önünde yürüyen sekiz askerden üçü öldü. Binadaki bir bölük kadar Yunan askerleri fabrikadan çıkarak teslim oldular.

Gönderde Türk Bayrağı

Bu sırada, 1.Süvari Tümeni’ne bağlı 14. Alay’dan Yüzbaşı Zeki Bey de, bir öncü birliğin başında Konak Meydam’na vardı ve Sarıkışla’ya girerek asılı duran Yunan bayrağını indirdi, yerine bir Türk bayrağı çekti.Böylece 3 yıl 4 ay süren İzmir işgaline son verilmiş oldu.

12 Eylül günü, şehirdeki Türk askerleri, direnişi kırmak ve gizlenen Ermeni direnişçilerini ortaya çıkarmak için Ermeni Mahallesi’ne girince, Ermeniler kendi evlerini ve öbür yapıları yakmaya başladılar.Böylece, “Gâvur İzmir” olarak adlandırılan yabancı mahallelerin bütünüyle yanmasına sebep oldular.

Bu arada Ermeni Mahallesinde çıkan yangın, güneyden esen rüzgârın etkisiyle, öbür mahallelerdeki evleri de sardı. Kordonboyu’nu dolduran Ermeni ve Rumlar, henüz körfezde bekleyen İtilâf gemilerine ulaşmaya çalışıyorlardı.Yangın, patlamalarla da desteklenerek, günlerce sürdü. Yangın söndüğünde, “Gâvur İzmir’in hemen hepsi kül olmuştu.

Kurtuluş Savaşında İzmir

Kurtuluş Savaşında İzmir

Kurtuluş Savaşında İzmir

Kurtuluş Savaşında İzmir

Kurtuluş Savaşında İzmir

Kurtuluş Savaşında İzmir

Kurtuluş Savaşında İzmir

Bir cevap yazın