Kurtuluş Savaşında Kayseri

Kurtuluş Savaşında Kayseri,Fransız işgal komutanlığı, güçlerini fazla dağıtmamak için mümkün olduğu kadar merkezden uzak bölgelere, asker göndermiyor; kontrolü, işgal birlikleri içindeki Ermeni gönüllü taburlarıyla sağlamaya çalışıyordu. İşgal ettiği kasabaların yönetimini de Ermeni ileri gelenlerine veriyordu.

Kurtuluş Savaşı Yıllarında Kayseri

Develi’nin Bakırdağ (Rumlu) Nahiyesi’nde de bu tür bir uygulama yapan Fransızlar, Sarkis Efendi adlı bir Ermeniyr nahiye müdürlüğüne getirdiler.

Fransızların İşgal Hazırlıkları

Ermenilerin ayrılıkçı çabaları ve Fransızların Kayseri’yi işgal altına alma hazırlıkları, belirginleşince Kayseri’nin ileri gelenleri, Kayseri ve kazalarında Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerini teşkilatlamaya başladılar. Bunlardan en önemlisi, Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Şubesi idi.

Develi’deki Müdafaa-i Hukuk teşkilâtlanmasına, Sivas Heyet-i Temsiliyesi de büyük önem veriyordu. Çünkü Develi, Fransız işgal bölgesenin sınırında idi.Mart 1920 başlarında da, ilk Develi Kuva-yı Milliye çetesi, Belediye Başkanı Kamberli Osman Bey’in yönetiminde, köy köy dolaşarak 250’yi aşkın gönüllü topladı, gerekli silâh ve cephane Develi’den temin edildi.

Osman Bey, hazırlıklarını tamamladıktan sonra bir gece yarısı, Bakırdağ nahiye teşkilatının bulunduğu Kiske Köyü’ne baskın yaptı. Ermeni Nahiye Müdürü Sarkis Efendi ve jandarmalar apansız yakalanarak evlerden birine kapatıldılar. Ermenilerin elindeki karakolda da çok sayıda silâh ve cephane ele geçirildi.

Bu başarıdan yararlanarak köy meydanında bir tören düzenleyen Osman Bey, toplanan köylülere Kuva-yı Milliye hareketinin amaçlarını anlattı ve Fransızlarla, ayrılıkçı Ermenilerin elindeki öbür şehir ve köylerin de kurtarılacağına ilişkin söz verdi. 10 Mart 1920’de, Feke Kasabası’nı da işgalcilerden temizleyen Osman Bey Kozan’ın ve Haçin’in (Saimbeyli) alınışında önemli bir rol oynadı.

Kayseri Rumları

Milli Mücadelede Anadolu’da yaşayan Rum azınlıkların, Ege ve bazı Karadeniz kasabalarında yaşayanlardan farklı bir tutum takındıkları görülür. Bu bölgelerde yaşayan Rumlar, Türklere düşmanca davranmışlardır.Kayseri Rumları da, bölgede ağırlık meydana getirmelerine rağmen, Türklerle barış içinde bir arada yaşama yolunu seçtiler.Bu tutumun belirgin bir örneği de, Kayseri’de, Zincidere Manastırında toplanan Anadolu Türk Ortodoksları Kilisesi Kongresi’dir (Temmuz 1922).

Kayseri Kilise Kongresi’nin aldığı en önemli karar, Anadolu Ortodokslarının Milli Mücadele’yi bütün gücüyle desteklediği Ankara’daki Büyük Millet Meclisi’nden başka bir siyasi gücü tanımadığı idi.

Mill, Mücadele yıllarında Kayseri’de yaşanan önemli olaylardan biri de, Yunan ordusunun Haymana’ya gelmesi üzerine, pek çok resmî dairenin Kayseri’ye, taşınmasıdır. Buna rağmen T.B.M.M. çalışmalarını Ankara’da sürdürmüştür.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir