Kurtuluş Savaşında Ordu İli

Kurtuluş Savaşında Ordu İli 30 Ekim Mondros Mütarekesi günlerinde Trabzon Vilayeti Merkez Sancağı’na bağlı, büyükçe bir kaza idi. Nüfusu 150.000 civarında idi ve bunun 20000 kadarını Rumlar teşkil ediyordu. Bugün Ordu ili’ne bağlı ilçelerden Ünye ve Fatsa o dönemde bağımsız Canik Sancağı’nın, Mesudiye ise Sivas Vilayeti’ne bağlı Karahisar-ı ,Şarkî Sancağı’na (Şebinkarahisar) kazası idiler.

Ordu, o yıllarda XIX. yy. sonlarında kazandığı hızla canlı bir ticaret kasabası olma özelliğini sürdürüyordu. Ticarete ve ihracata konu olan başlıca ürünler fındık, kereste ve şaraptı.

Pontus Devleti Hayali

Doğu Karadeniz’de bağımsız bir Pontus Devleti kurmayı amaçlayan bölücü Rum faaliyetleri, daha yüzyılın başında, 1904’lerde başlamıştı.

Papadopulos adlı bir öğretmenin Merzifon Amerikan Koleji’nde kurduğu Pontus Cemiyeti, Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü güçsüz durumdan yararlanarak önemli bir gelişme göstermiş, Osmanlı topraklarını ele geçirmeye çalışan İtilâf devletlerinin de desteğini kazanmıştı. Kısa sürede birçok kasabada teşkilâtlanan cemiyetin şubelerinden biri de Ordu’daydı.

Aynı doğrultuda çalışma yürüten ve merkezi Samsun’da bulunan Müdafaa-i Meşruta Cemiyeti adlı Rum teşkilâtının da Ünye ve Fatsa’da şubeleri vardı.

Çarlık Rusyası,I.Dünya Savaşı yıllarında Samsun bölgesine büyük çapta silâh göndermiş, özellikle Müdafaa-i Meşruta üyesi bölücü Rum gençlerini silâhlandırmıştı. Bunu Mondros Mütarekesi sonrasında İtilâf devletlerinin yardımları takip etti. Nitekim, Ingilizler yalnızca Samsun bölgesindeki bölücü Rumlara 10.000’i aşkın silâh dağıttılar.

İtilâf devletlerinin açık desteğini alan ayrılıkçı Rumlar, Doğu Karadeniz’de yoğun bir baskı kampanyası başlatınca böl genin Müslüman halkı da buna karşı tedbir almakta gecikmedi.

Nitekim, Anadolu’daki ilk direniş teşkilâtlarından biri olan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti de, 12 Şubat 1919’da bu amaçla kuruldu.

İlk kongresini 13 Şubatta yapan teşkilât, aralarında Ordu delegesi İsmail Bey’in de bulunduğu beş kişiyi, İtilâf devletleriyle görüşmelerde bulunmak ve Rum Pontus çatışmalarını önlemek amacıyla diplomatik bir direniş başlatmak için İstanbul’a gönderdi. Teşkilâtın Ordu şubesinin kurulmasına da yine İsmail Bey öncülük etti.

Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti, 23 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal’in başkanlığında toplanan Erzurum Kongresi’nde de faal bir rol oynadı. Bu kongrede Trabzon’un Ordu kazasını Avukat Hasan Efendi temsil ediyordu.

Ancak, kongrede bir bütün olarak davranan Trabzon ve çevresi delegeleriyle Mustafa Kemal’in çevresindeki delegeler arasında çeşitli konularda anlaşmazlıklar çıktı. Bu konulardan bir de, kongreye kimin başkanlık edeceği konusu idi.

Trabzon delegelermin büyük bir bölümü Mustafa Kemal’in kongre divânına başkanlık yapmasını, şimşeklerin zamansız olarak Erzurum’un üstüne çekileceği düşüncesiyle sakıncalı buluyorlardı.

Böylece başlayan fikir ayrılıkları, başka konularda da şiddetlenerek sürdü. Bu gerginlik, I.Büyük Millet Meclisi’nde birinci ve ikinci gruplar arasında görülen çekişmenin önemli noktalarından biri oldu.

Nitekim, Trabzonlular birkaç ay sonra, 4-11 Eylül 1919’da toplanan ve Milli Mücadele’nin programını belirleyen Sivas Kongresi’ne Erzurum’da doğan gerginlik sebebiyle katılmadılar.

Pontus çetelerinin Doğu Karadeniz’deki baskıları 1920’de daha da arttı. Öldürme ve kundaklama eylemleri birbirini takip etti.

Yunan donanmasının 9 Haziran 1921’de İnebolu’yu bombalaması üzerine, Ankara Hükümeti, 26 Haziran 1921’de aldığı bir kararla Karadeniz’deki Rum nüfusun başka bölgelere yerleştirilmesini kararlaştırdı.

Merkez Ordusu da bu emre uymayan bölücü Rumları takip etmekle görevlendirildi. Sonuçta bölgedeki bölücü Pontus çalışmaları kısa sürede etkisiz bırakıldı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir